Sayın Osman Coşkun’u milletvekili seçildiği seçimler öncesinde tanıdım. Tanıdım derken, sadece milletvekili adayı olduğunu öğrendim ve bir gazeteci olarak bu seçimlerde birkaç kez toplantılarda karşılaştık. Ancak ne seçimler öncesi, ne seçimler sonrası bir araya gelip de oturup konuşmuş değiliz.
Hani derler ya “İnsanlar konuşa konuşa, hayvanlar koklaşa koklaşa anlaşırlar” diye, biz de sadece siyaset üzerinden karşı karşıya geldiğimiz için, bir türlü diğer konularda birbirimizi tanıma fırsatı bulamadık.
Ben kendisiyle ilgili, aleyhinde bir çok yazı yazarken, o tam bir siyaset adamı gibi davrandı ve bana hiçbir şekilde karşılık vermedi. O, bir siyasetçinin davranması gerektiği gibi davrandı, bu tutumuna hiçbir anlam veremezken, bir yandan da beni dikkate almadığını düşünmeye başladım.
Ben, hem gazetelerde haber şeklinde, hem de gazetedeki köşemde yazdığım köşe yazılarıyla kendisini eleştirirken, o sabırla, yazdığım yazıların muhataplarını ve beni karşısında görerek, düşüncelerimizi yüzüne söylememizi beklemiş. Bizler de bunu düşünemediğimiz için kendisiyle bir türlü yüz yüze gelip de spor, politika veya daha değişik bir konuda sohbet etme fırsatı yakalayamadık.
Ancak gördüğümüz kadarıyla Sorgun Linyit İşletmelerinde öyle bir kadro kurmuş ki, kömür ocağını bırakın, Sorgun’un üzerinden bir kuş uçsa kedilerinin haberi oluyor.
Geçtiğimiz günlerde, hem kömür ocağımızla ilgili üretim konusunda haber yapalım, hem de gelişmeleri takip edelim diye Sorgun Yeni Çeltek Kömür İşletmeleri’nin Küçükköhne işletmelerine gittik. Bizi kapıda güvenlik görevlileri karşıladı ve bize ilk söylediği, “Abi camda sarı basın yazısını görünce endişelendim. Bir olumsuzluk mu var?” dedi. Biz de “Hayır, her şey normal, bir adet faturamız var hem onu getirdik, hem de Sayın Müdürümüz yerinde ise kendisiyle kısa bir sohbet edelim” diyerek içeri girdik.
İşletme Müdürümüz Sayın Kemal bizi kapıda karşıladı ve içeri girip çay söyledikten sonra bana “Sayın Genel Müdürümüz Osman Bey size biraz kırılmış” dedi.
Ben de, “Hayırdır, ben onun aleyhinde bir yazı yazmadım deyince bana “Dağ fare doğurdu” isimli yazımı hatırlattı ve bundan dolayı kırgın olduğunu söyledi.
Herkes kendi açısından haklı idi. Biz Yeni Çeltek Kömür İşletmesi’nden beklediğimiz kadar nakdi yardım alamamış, Sayın Coşkun’da yönetim Kurulu’nun karşı çıkmasına karşın küçük de olsa bir yardım sağlamıştı.
Amatör sporlarda bırakın 5-10 bin lirayı bin liranın, hatta hatta 500 liranın bile önemi vardır. Öyle takımlar vardır ki, takımına forma alacak, deplasmana maça gidecek araba parası bulamaz. Bunun için de Yeni Çeltek Kömür İşletmesi’nin Yozgat’ta amatör sporlara yaptığı maddi yardım önemlidir. Spora gönül vermiş kişiler olarak bizler, bu yardımların daha fazlasını bekliyoruz, Sayın Coşkun’a da yaptığı yardımlardan dolayı teşekkür ediyoruz.
Bu konuyu burada noktaladıktan sonra geçelim takımın bu hafta deplasmanda oynadığı Merzifonspor maçına. Sorgun Belediyespor’un son oynadığı maçlarda aldığı istikrarsız sonuçların ardından, bu hafta deplasmanda oynanan maça gitmedim. Maç ile ilgili bilgileri telefonla ve Maçkolik’ten aldım.
Aldığım bilgilere göre maç ortada geçmiş. Hatta bizimkiler daha iyiymiş. Zara Belediyespor hariç, rakiplerimizin puan kaybettiği bir haftada deplasmanda aldığımız bu bir puan bence iyi oldu. Gerçi, bu ligde çok iyi bir takıma sahip değilseniz, her takım, her takımı yenebiliyor. Şu bir gerçek ki bizim grubun tartışmasız en istikrarlı ve en iyi takımı Zara Belediyespor. Zaten aldığı sonuçlarla da bunu kanıtlamış durumda. Ancak, şunu hala iddia ediyorum, bu ligin en iyi takımlarından biride bizim takımımız. Ne hikmetse, bir türlü istediğimiz futbolu oynayamıyor, evimizde sürekli puanlar kaybediyoruz. Deplasmanlarda ise daha iyi oynuyor, puan ya da puanlarla dönüyoruz.
Şimdi önümüzde bir Erzincan maçı var. Kendi sahamız ve seyircimiz önünde oynayacağımız bu maçtan, mutlak üç puanla ayrılmalıyız. Yoksa atı alan Üsküdar’ı çoktan geçmiş olacak.