Geçtiğimiz hafta içerisinde zirve yapan siyasi tansiyon, yavaş yavaş yerini sukunete bırakmaya başladı. Özellikle iktidar partisine yakın çevrelerin gündeme taşıdığı konular, ister istemez seçmenin de merakını cezbetti. Tartışmalar büyüdü, gelişti...
Geçtiğimiz hafta sonuna kadar devam eden tartışmaların, konuşmaların, özellikle de sosyal medyadaki söylemlerin tozuna bakınca, ''Ne oluyor?'' deme ihtiyacını sıkça hissetmekle kalmadım, ''Yozgat'a Şehr-i Emin mi arıyoruz, yoksa başka bir şey mi?'' sorularını da sordum...
Sahi biz ne arıyoruz?...
İktidar partisinden onbir isim göreve talip oldu. Ön yoklamalar yapıldı. Teşkilat yöneticilerine, partililere soruldu. Aslında hepsinin sonucu önceden belli olmasına karşın, ''Ne olur, ne olmaz!'' anlayışından yola çıkıldı. Üç ismin ön sıralarda bulunacağı ve sıralamanın devam edeceği bilinen bir gerçekti, farklı bir sonucun çıkması ise sürpriz olurdu.
Sonra ortaya başka bir iddia atıldı, adayın çok önceden belli olduğu ifade edildi. Görevin tebliğ edildiği, geçtiğimiz hafta sonunda açıklanacağı belirtildi. Olmadı. Dünden için açıklanacağı ileri sürüldü. O da olmadı. Gün öncesinde haberler uçurulup, ''Açıklanmayacak!'' denildi.
Şimdi, hafta sonunda açıklanacağı vurgulanıyor. Bazıları ise hafta sonunda da açıklanmayacağı konusunda kendisinden emin görünüyor. İddialara bakılırsa, kabinede yapılacak değişiklikler sonrasında Yozgat adayı ilan edilecekmiş. İsimleri öne çıkan, hafta sonunda da halkın bilgisine başvurulanla ilgili de söylemler mevcut. Bu isimlerin devre dışı bırakılıp, alternatif başka bir isimin aday gösterileceği yönünde de görüşler mevcut.
Geçenlerde sosyal medyada bir arkadaş, ''İktidar partisinin adayı kesin kazanacak'' dediğinde, ''O halde seçime ne gerek var. Boşyere zaman kaybı olacak, onlarca lira para harcanacak. Önemli bir tasarrufumuz olur, Yozgat'ta seçim yapılmasın, atama yolu ile Yozgat'ın Belediye Başkanı ilan edilsin'' demiştim.
Şimdi lafımı geri alıyorum...
Lafımı geri almakla kalmıyor, o arkadaştan da özür diliyorum. Yozgat'a hizmet edecek birisinin aday gösterilmesinden çok, ''Benim dediğim olsun da nasıl olursa olsun!'' anlayışı ile hareket etmeye devam eden iktidar partisine tepki vermek yerine, yapılan anketlere, sanki sonucu değiştirecekmiş, sonucu etkileyecekmiş gibi yanıtlar verilmesi karşısında ''Atama yolu'' ile belediye başkanının belirlenecekmiş gibi davranılmasını artık normal karşılıyorum.
Asıl garip olanı, koca koca adamlar oturmuşlar, kimin aday gösterileceğini konuşup, tartışıyorlar. Kim gösterilirse gösterilsin, kim aday olursa olsun. Beni hiç birisi ilgilendirmiyor. Yozgat'a kim daha iyi hizmet eder, onu dert edindim.
O yüzden soruyorum...
Biz ne arıyoruz?...
Yozgat'a hizmet edecek bir belediye başkanı mı?...
Yoksa ''Benim dediğim olsun!'' diyenlerin kırılan gönüllerini tamir edecek birisini mi?...