Yaz aylarının gelmesiyle birlikte özellikle ramazan ayı öncesi ve sonrası ilimizde düğün sezonu başlamış oluyor ve bu vesileyle altın alışverişi de hareketlilik kazanıyor. Gazetemizin bugünkü sayısında yer alan haberde de yer aldığı gibi son günlerde altında bir yükselişin söz konusu olması Yozgatlı için büyük bir külfet oluşturdu.

Ceddimizden ve geçmişimizden gelen düğünlerde yardımlaşma ve yeni yuva kuran insanlara destek amaçlı sunulan hediyeler ve takılar gelinen noktada maalesef amacından saparak ortaya karşılıklı bir düğün ticareti çıkardı.
Bunun sonucunda insanımız bu güzel gelenek ve göreneği çağın ve günümüzün getirdiği koşullarla birlikte birer karşılıklı anlaşma ve ticarete dönüştürmüş durumda.

Yozgat’ta düğün sezonunun açılmasıyla birlikte bir çok vatandaşta kara kara düşünmeye başladı. Beş sene önce kendisine çeyrek altın hediye eden akrabası veya yakınının kendisine yollamış olduğu düğün davetiyesi Yozgatlı için ‘Sana taktığım altınımı geri istiyorum” şeklinde algılanıyor.
Hal böyle olunca üç ayda bir maaş alan emekli de, kredi veya borç ödeyen ve ayın onbeşini bekleyen memurda bu düğün davetiyelerini birer tebligat ve icra mektubu gibi algılıyor.

Bu işler öyle bir boyut kazandı ki bazılarının özellikle düğün davetiyesinin altına not düşerek kendisine geçmişte armağan ettiği düğün takısını geri istediğini davetiyenin altına iliştiriyor.  Birçok Yozgatlı çay bahçesinde oruç öncesi köpüklü çayını karıştırırken “Kışın doğalgaz faturasına, yazın düğünlere çalışıyoruz” sözüyle aslında olayı özetliyor.

Çeyrek altından yukarısını bilmeyen ve alım gücü olmayan Yozgatlı hem Irak’ta yaşanan gelişmeler sonucu altının yükselmesiyle hem de ilimizde düğün sezonuna girilmesiyle birlikte yine bir sıkboğaz dönemine girmiş durumda. Öyle ya düğün takıları borç olarak algılandığı için borcun iyisi ödemek, derdin iyisi ölmek.
Allah yardım etsin inşallah ilerleyen günlerde bir düşüş söz konusu olur inşallah.