Bozkırın ortasında, hırçın suların kıyısında yükselen devasa bir kaya parçası düşünün. Üzerine Cenevizlerin mührü vurulmuş, içinden toprağın kalbine doğru tam 200 basamak oyulmuş... Ancak bu merdivenler ne suya ulaşmak ne de savaştan kaçmak içindir; her bir basamağı hileyle çalınmış bir aşkın ve yarım kalmış iki canın feryadıdır. Çekerek’in sessiz tanığı "Kızlar Kayası", bugün hâlâ bir babanın inadının ve iki gencin hazin sonunun ağırlığını taşıyor.

Gelin Kayası (2)

Keşişin "Zalim" Koşulu: Taşla ve Suyla İmtihan

Efsanenin kalbinde, dillere destan güzelliğiyle bir Keşiş kızı durur. Onu gönülden seven iki genç delikanlı ise imkânsız bir kumara tutuşur. Keşiş, kızını vermeye niyetli değildir; bu yüzden gençlere taşın ve suyun kaderini değiştirecek görevler yükler. Şartı şudur:

"Biri ırmağın üzerinden köprü kuracak, diğeri bu koca kayayı delip tünel açacak. Kim önce bitirirse kızım onundur!"

Şampiyonlar Derbent'te er meydanına iniyor
Şampiyonlar Derbent'te er meydanına iniyor
İçeriği Görüntüle

Gelin Kayası (3)

Bir Çekiç Sesi, Bir Taş Darbesi...

Gençlerden biri Çekerek Irmağı’nın hırçın sularına dev köprü ayakları dikerken, diğeri Kızlar Kayası’nın sert göğsüne balyoz vurur. Birbirlerinden habersiz, gece gündüz demeden aşkları için çalışırlar. Biri gökyüzünde bir yol (köprü), diğeri yerin yedi kat altında bir tünel (merdivenler) inşa eder. Ne yazık ki, insan azminden daha güçlü olan tek şey; bir babanın karanlık yalanıdır.

Gelin Kayası (4)

Yalanla Gelen Çifte İntihar

İki genç de işini bitirir. Ancak Keşiş, şeytani planını devreye sokar. Önce köprüyü bitiren gence gider ve "Kayayı oyan genç çoktan bitirdi, kızımı ona veriyorum" diyerek dünyasını başına yıkar. Güzeller güzeli sevdiğini kaybettiğini sanan genç, kendini oracıkta sonsuzluğa bırakır. Keşiş, aynı yalanı tüneli oyan gence de söyler. Taşları aşkla delip 200 basamaklı mucizeyi yaratan delikanlı, emeğinin ve sevdasının hileyle çalındığını duyunca, o yüksek kayalardan boşluğa süzülür.

Muhabir: Hasan Toygar Avcı