YOZGAT'ın görünen yüzünün yanında bir de görünmeyen tarafı var. Bahse konu Yozgat, il merkezi ile sınırlı değil. İlçesi, beldesi, köyü mezrasını da kapsayan Yozgat'ın öteki yüzü, dünden bugüne öylesine değişti ki; zengin, gelişmiş bölgeler durgunluk dönemine girdi. Geri kalmış olanlar, daha düne kadar bağlı oldukları ilçe merkezlerini solladı. Geri kalmış bölgelerin gelişip, atılım yapması iyi ama gelişmiş, ekonomik yönden ilerde olanların yerinde saymaları hiç de iyi bir durum değil...
Yozgat il merkezi, yeterince ilçelerini, beldelerini, köylerini, mezralarını kucaklayamamış olsa bile en azından bugün olduğundan daha iyi durumdaydı. Çekerek'ten, Akdağmadeni'nden, Çayıralan, Boğazlıyan'dan da insanlar bir şekilde il merkezine geliyor, ihtiyaçlarını karşılayabiliyordu. İl merkezine her gelişinde, bir sorunu da gündeme taşıyordu. Seçim dönemlerinden Cumhuriyet Alanı'na kurulan seçim kürsülerinden gündeme taşınan sorunlar dile getiriliyordu...
Yozgat'ın genel bir fotoğrafını ortaya koymak, dün ile bugün arasındaki çelişkileri gündeme taşıyarak, bir yol haritasının çizilmesine katkıda bulunmaktır niyetim. Ama bu niyeti, birgün de noktalamak mümkün değil. İl merkezi ile birlikte 14 ilçeyi irdelemek, dününü bugününü dillendirip, fotoğrafını çekip, geleceklerini planlamalarına katkı sağlamak, takdir edersiniz ki; kolay olmasa gerek. Zor da olsa zaman içerisinde her ilçeyi tek tek ele almak, mahalli yönetimde görevde bulunanlara ve göreve talip olacak olanlara ışık tutmaya çalışacağım. Bunu yaparken, sadece kendi gözlemlerim üzerinden gideceğim. Yazı dizisi kıvamında ama ardı ardına sıralamadan. Ortaya bir fotoğraf koyacağım...
Yakın tarihe gideyim. Yozgatspor diye bir olgu vardı, her 15 günde bir ilçelerden, beldelerden, köylerden futbol sevdası olanlar Yozgat'a gelip, maç izler, heyecana ortak olurdu. Şimdi, amatör takımı ile ilçeleriyle rekabet eder oldu. Öğretmen Okulu, yüksek okul, fakülte vardı. Şimdi her ilçede bir yüksek okul var, hizmet vatandaşın ayağına götürüldü. Eğitim kalitesinin düşmüş olması kimin umurunda. Elimizde bir çamlık vardı. Hafta sonunda ilçelerden, çevre illerden insanlar piknik yapmaya gelirdi. 'Ticari' meta haline getirildi. Kimsecikler gelmez oldu. Tarihi Çapanoğlu Camiinde Cuma Namazını kılıp, hemen karşı tarafında bulunan fırınlardan parmak çörek alıp, yanıbaşındaki çökelek satan köylüden, üç kuruş verip aldığı çökeleği ekmeğin arasına koyup, yiyebilme hayaliyle yollara düşenler vardı. Şimdi onları da kaybettik. Yerlerine yenilerini koyma ihtiyacı bile duymadık. Halen de duymuyoruz...
Demem o ki; Yozgat il merkezi merkez olmaktan çıktı/çıkartıldı. 'Vatandaşa yerinde hizmet' anlayışı ile yapılanlar, göstermelik olmaktan öteye gitmedi. Arada bir de olsa il merkezine gelen insanlar artık hiç gelmez oldu. Her ilçe en yakın komşu ilin pazarından ihtiyaçlarını karşılar duruma geldi/getirildi...