Türkiye'nin en soğuk illerinden birisi olarak bilinir Yozgat ama son yıllarda değişen iklim şartları nedeniyle kışın soğuk havası çoktan unutuldu. Şu günlerde bahardan kalma günler yaşanıyor. Bir ısınıp, bir soğuyan, daha doğrusu ısınma ve soğuma anlarının fazla hissedilmemesi sonucunda gerekli önlemler alınmayınca gribal enfeksiyon olayları da giderek artıyor.
Meteoroloji verilerine göre ülke genelinde bu yıl kış aylarının fazla soğuk geçmeyeceği belirtiliyor. Buna karşılık, özellikle meyve üreticileri ve yaşlı insanlar meyvelerin rekoltesine bakarak kış aylarının önceki yıllara oranla daha soğuk ve çetin geçeceğinin bilgisini veriyor.
Hangisi doğru?...
Bunu zaman içerisinde göreceğiz, anlayacağız, yaşayacağız.
''Ayvanın fazla olması kışın habercisi'' olarak nitelendirilir, aynı şekilde ''Alıç'' için de söylenir. Yaş üzüm rekoltesinin düşük olması da kış aylarının çetin geçeceğinin işareti olarak adlandırılır. Mevsimler konusunda bilgi verebilen daha bir çok meyve ve inanış mevcut...
Yozgat'ta sobalar, kaloriferler yakılmaya, konbiler açılmaya başlanalı neredeyse bir ayı buldu. Gün boyu yakılmasa bile en azından akşam ve sabah saatlerinde ''Soğuk kırılsın'' düşüncesiyle yakılan sobalar, kaloriferler, cebizime vurduğu darbe yetmiyormuş gibi, sağlığımızı da ciddi oranda etkiliyor.
Son bir haftadır akşamları evde üşüyorum, ''Kombiyi açın!'' uyarısında bulunmak durumunda kalıyorum. ''Açtık'' denilmesine karşın, yeterince ısınamadığımı hissediyordum, sonunda da korktuğum başıma geldi, rahatsızlandım.
Allah'tan bir kaç yıl önce ailecek ''Grip aşısı'' vurunmuştuk, halen etkisini hissediyoruz, gribal enfeksiyonlar hafif seyrediyor. Rahmetli annem, ''Gribin en hafifi 7 günde geçer'' derdi, o da kendine iyi bakar, istirahat edersen. Dün itibariyle iki gündür gribal enfeksiyon nedeniyle rahatsızlığım devam ediyor. Biraz ''İşkolik'' olmanın verdiği dürtü ile fazla dinlenemiyorum. Annemin tezinden gidersek, rahatsızlığım bir haftadan fazla sürecek. Ama ben inanıyorum ki, bu gribal enfeksiyonun üstesinde daha kısa süre içerisinde geleceğim. Örneğin bugün itibariyle normala döneceğime inanıyorum. Çünkü, vücut direncimi sağlam tutmaya yönelik gerekli beslenmeyi yapıyorum.
Hekimler, ''Vücut direncinin zayıflamasının hastalıkların, daha doğrusu virüsün daha çabuk etkisini göstermesini sağladığına'' dikkat çekiyorlar. Bunu yaşayanlar görmüş, tecrübe edinmiştir. Yeterli beslenme, mevsim sebze ve meyvelerinin yeteri oranda tüketilmemesi vücut direncinin zayıflamasında önemli rol oynuyor. Bu da en ufak soğuk algınlığının kısa sürede gribal enfeksiyona dönüşmesine neden oluyor.
Rahatsızlanınca, herkesinde rahatsız olduğunu veya rahatsızlanacağını düşünüyorum. Atalarımızın dediği gibi, ''Düşenin halinden damdan düşen bilir'' sözünden hareketle, ''Damdan düşmüş'' biri konumunda, okurlarımla deneyimlerimi paylaşmak istedim. Belki faydası olur, en azından bir iki kişinin gerekli tedbirleri almasını sağlayarak, gribal enfeksiyona yakalanmasını engellerim, düşüncesinden yola çıkarak, sağlıklı günler dilerim.