Bir yüzünü dağa yaslamış, diğer yüzünü ormana… kamerayla çekince bozkır toprakların çorak görüntüsü, bodur ormanlar, bulanık sular, küçük sayfiye alanları gözüken bu güzelliği bizzat görmediğiniz, soğuk ve berrak sularını içmediğiniz, cömert gönüllü insanlarıyla sohbet etmediğiniz müddetçe Yozgat hakkında sakın konuşmayınız.
Unutmayınız ki, Türkiyenin en büyük ardıç ve karaçam ağaçları Yozgat’tadır. Türkiye’nin en büyük milli parkı, en temiz havası, en gönülden insanları ve en zengin mutfağı Yozgat’tadır. Buraya gelen insanlar aileden biriymiş gibi karşılanır, vefa dolu sözcüklerle uğurlanırlar. Tarihe ışık tutan en eski yerleşim merkezleri Pteria, Alişar, Yazılıtaş, Kerkenes, Kamber ve Tavium buradadır. Bu güçlü medeniyetlerin burada yerleşmeleri havasının, suyunuın, doğasının güzelliğindendir. Sevdalı gönüllerin, yanık türkülerin, candan arkadaşlıkların, bakir doğanın ve hile katılmamış ürünlerin diyarıdır Yozgat.
Anadolunun her ili, her ilçesi güzeldir. Ama Yozgat bakmasını bilenlerin, gelip konaklayanların ve arkasında gerçek dostlar bırakarak gidenlerin memleketidir. Her işinde her uğraşında samimidir Yozgat’ın insanları. Nüfusuna oranla en çok şehit veren, devlet kademelerinin en stratejik mekanlarına konuşlandırılan, sözüne, eline, beline, diline güvenilenlerin, sır saklayabilenlerin diyarıdır. Herkesin ağzından önce vatan kelimesi çıkan bu onurlu insanların yanında olmak isteyenler Yozgat’a gelsinler.
Bu yüzden diyorum Yozgat’ı televizyondan izlemek belki sıradan gelebilir. Mutlaka ve mutlaka bizzat gelip görünmesi gereken, havasından soluyup, suyundan içilmesi, Cavlak kaplıcalarında banyo yapıp, Kerkenes Dağına tırmanılması, Gelingüllü Barajında aynalı sazan, istakoz yakalanıp, Müsellimde bağ çubuğu ile közlenmesi, gül renkli üzümlerinden yenip, altın sa-rısı kaysılarından tadılması gereken bolluk ve bereket dolu Yozgat’a başta tüm Ankara’yı ve tüm illerimizi davet ediyorum.
Şairlerin yazarların dillerinden destanlaşmış hikayeleri, yürekleri dağlayan Ziyanın türküsü, hastane önünde icir ağacı, bir çift turna gördüm durur dağlarda, askerin türküsü, sürmeli, yeşil ayna gibi ezgilerin eşliğinde arabaşı yutmaya, bozaş, herle, çullama, kesme aşı, bulamaşı, cıbır mantı, testi kebabı, suvannama, iç pahla ve omaç yemeye davet ediyorum. Helkelerinen, guşşenelerinen sekiye konulup, meşireflerinen ikram edilen tam yağlı, bol köpüklü çalhamalardan içmeye, guvermiş çokeliklerden işli yapılıp beğenme kaşarlardan daha iyi sünen haliyle bazlamalar, nar gibi kızarmış bodu, culuh, şibi, tavıh ve keklik eti yemeye bekliyoruz. Öyle bekliyoruz ki, Allah vergisi güleçliğimizle, dost gönüllerimizle ve gurbanım nidalarıyla..
Hadi ne duruyorsunuz.. Doğru iç turizmin en gözde ili Yozgat’a.