KÜÇÜK  boy, pille çalan radyodan yükselen Yozgat Sürmelisi'nin 'Yozgat'ı sel almış, Sorgun'u duman' diye seslendirilmesi, havayı bozdu. 'Yanlış söylüyorlar, yanlış biliyorlar, bu memleketin türküleri bile sahipsiz!'  serzenişiyle, kapattı radyoyu, yan tarafındaki düğmesinden.. Ayağa kalktı, 'kalk!' dedi, 'Seyfim kalk gezelim!' diyerek, doğrulduk, çantalarımızı alıp, kapıya yöneldik.

***

Rahmetli üstadımız Abbas Sayar, Ayvalık ilçesine gitmeden önce, Türkiye'nin ilk milli parkı çamlıkta bulunan, altı gazino, üzeri Özel İdare'nin misafirhanesi olan tesiste kalıyor, şiir ve kitabını yazıyordu. O günlerde başlamıştı resim çalışmalarına. Önce karakalem daha sonra da renkli boyalarla eline geçirdiği kağıt parçalarına, düz duvara, kartona ya resim yapar ya da dörtlükler karalardı. Arkasından bir toplayan olmazsa, yaptığı veya yazdığı orada kalır, kim eline geçirirse, o saklardı...
Merdivenlerden indik, çamlığın üst bölgesine doğru giden yoldan sol tarafa dönüp, çamların arasında kaybolduk. Abbas abi, bir süre yürüdükten sonra durdu, eliyle yarı çukur, içerisi kozalak ve yapraklarla dolmuş bir bölgeyi göstererek, 'Herkes yanlış bilir, karlık ile buzluğu, bir de soğukluğu. Burası karlık. Burada kış aylarında yağan karın üzeri ilk bahar döneminde kapatılır. Buralara güneş ağaçlardan dolayı düşmez. Bu kuyulardan buralardan bir iki tane daha olması lazım' derken, göz göze geldik. Sormama fırsat bırakmadan, 'Bu karları yazın sıcağında götürüp, dondurma yapımında kullanırlar, pekmezle de çok güzel olur' dedi.
Sonra patika yoldan devam edip, Çamlık otelinin bulunduğu bölgeden yola indik, tekrar çeşmelere doğru yürümeye başladık. Yozgat şehir merkezinden çıkarken, virajda bulunan çeşmelerin bulunduğu bölgeye geldiğimizde yine durduk, derenin bulunduğu yere doğru yöneldik. 'İşte burası' dedi, 'Burası soğluk.. Yani şimdiki buzdolabının bulunmadığı dönemlerde, zenginler tarafından buzdolabı gibi kullanılan yer burasıdır' diyerek, başladığı konuşmasını devam ettirdi. 'Yukarıdan aşağıya doğru su akar, nemlidir o yüzden toprak. Ağustos sıcaklarında bile burası serindir. O yüzden adına soğluk denmiş, türküde geçen yer burası. Ama zamanla soğuk oluk, şimdi de Sorgun olarak söylenmeye başlanmış' diye anlattı.

***

Rahmetli Belediye Başkanı Cevdet Dündar da, anlatmıştı, aynısı ama yerlerini göstermeden. Radar olarak bilinen çamlığın zirvesinde kış aylarında Doğu Grubu kayak müsabakaları yapılırdı. Yürüyerek, karlara bata bata yol alırken, Abbas abinin 'karlık' olarak gösterdiği bölgeden geçerken, kendimi boğazıma kadar kar içerisinde bulmuştum. O zaman Cevdet abi, 'Buralarda kar kuyuları var, dikkatli ol bir daha düşme' diye nasihat etmişti, kuyudan beni çıkardıktan sonra. Tepeye kadar da çamlığın özelliklerinden bahsetmişti...