Yozgat’ı düşünüyorum gönlüm açık!
Her ikisi de Yozgat’ı düşünme modeli.
Yozgat’ı düşünüyorum cebim açık kısmı da var elbette!
Ama ben bardağın boş kısmını değil de dolu -dolması gereken- kısmını konuşmak istiyorum.
Cuma günü Yozgat Platformu “75x100=7500 Modern Hayvancılık Projesi” konulu bir panel düzenledi.
Yozgatlılar Platformu’nun Başkanı Yozgat Kültür ve Dayanışma Derneği’nin de başkanlığını yapan Kazım Ekinci.
Yozgat’ın gelişimi adına bir mantık vardır, düzdür ama kesin hedefe götürür.
O mantık der ki; “Yozgat’a Yozgatlılar sahip çıksa yeter!”
Türkiye genelinde hatırı sayılır nüfusa sahip Yozgatlı potansiyeli var.
Bunların içinde işadamı, sanatçı, bürokrat gibi önemli makam ve mevkilere sahip olanları şimdi saysak unuttuklarımızı hesap edemeyiz.
Biz bu gücü Yozgat’a yansıttığımız takdirde dışarıdan bir yatırımcıya, projeye, sermayeye ihtiyaç duymayız!
Bu gün aslında verilen/verilmesi geren mücadele bu olmalı.
Yozgatlı’nın Yozgat’a sahip çıktığı noktada zaten kendiliğinden gelir yabancı yatırımcı.
Yozgatlı’yı Yozgat’a taşıma mantığından hareketle Yozgat Platformu’nun Cuma günkü toplantısının önemsenmesi gerekiyordu.
Zira kentin Valisi, Belediye Başkanı, TSO Başkanı, Ziraat Odası Başkanı, iktidar partisi il başkanından oluşan ilgili kesim toplantıdaydı.
Katılım beklenen oranda yoğun değildi ama ilgili kurumların orada bulunması da aslına bakarsanız icraat noktasında yeter.
Çok olmaktansa ilk etapta iş yapar kesimle bir arada olmak önemli.
Yozgat Platformu Başkanı Kazım Ekinci de konuşmasında aynen bunu dile getirdi:
“Bir kişi de olsa önemli değil. Büyük davalara az kişilerle başlanır. Bizi yalnız bırakmayanlara teşekkür ediyorum. İnşallah bu hayali, bu rüyayı hep beraber göreceğiz.”
Projenin amacı; “Yozgat ekonomisine katkı sağlamak, modern hayvancılığı kente getirmek”
Bozok Üniversitesi’nin de Doç. Dr. Mustafa Böyükata gibi kalifiye bir isimle panelde yer alması işin ciddiye alındığının da bir göstergesi.
İktidar partisinin il başkanının panelde bulunması işin hükümet tarafında da sahiplenilmesi adına önemli bir adım.
İlgi duyulması dahi ince bir ayrıntı.
Eğer proje bir şekilde hayata geçerse tek başına hayvancılık değil, Yozgatlı’nın birlik, beraberlik ve ortak iş yapma adına duyduğu özlem giderilmiş,
Bu gün değeri anlaşılmasa da çok önemli bir iş yapılmış olacak!
Yozgat Platformu’nun böyle bir işe ön ayak olması fevkalade önemli bir durum.
Nihayet Yozgatlı Yozgat’ı görmeye, gelmeye, il duymaya başladı demektir!
Nihayet kısmına kimseler alınmasın lütfen.
Başta ne dedim, bardağın dolu tarafına bakmalıyız.
Bu güne kadar bardak hep boş olunca bir nihayeti de çok görmemek gerekir.
Eğer bu iş tutarsa Cuma günkü panele katılanlar tarihe geçmiş olacaklar.
Abartı olsun diye değil, Yozgat’ın ihtiyacını, beklentilerini, açıkları bildiğimden konuşuyorum.
Bu şehirde tarımdan hayvancılığa, sanayiden üretime bir şeyler olmak zorunda.
Türkiye’nin tahıl ambarı konumundaki Yozgat bu gün hiç de öyle bir görüntü vermiyor.
Zira hayvancılığımız da iç açıcı boyutlarda değil.
Böyle bir durumda 75x100=7500 Modern Hayvancılık Projesi çok büyük bir kazanç Yozgat için.
Bu güne kadar en çok şikayet ettiğim konudur kısırlaşan, tekelleşen Yozgat!
Birilerinin köşe başlarını tuttuğu kentte diğerlerine yaşama hakkı olmadı.
Ya insanlar kaderine razı oldu (Kaderine küstü), ya da göçtü!
Bu tür projeler kentin üzerine tutulan ışık…
İster güneş ışığı olsun, ister el feneri çok da önemli değil.
Bir ışık olsun yeter!
Yozgat’ın tarım ve hayvancılıkta potansiyelinin artması ve bu işin modern kriterlerde hayat bulması fabrikadan daha önemli.
Biz hayvancılığı bu kentte hayata geçirdiğimiz takdirde, yani yaygınlaşması halinde bir kere köyden kente göç duracak.
Benim köylüm, besicim toprağında doymanın hazzını yeniden yakalayacak.
Köyde doyan köylü demek gelişmekte olan Yozgat demek!
O Yozgat’ı kurmak için bir olmak yeter bir değer!
Yozgat’ın geleceğini yakından ilgilendiren bu projenin kenarından, kıyısında bir yerlerinde her kimse varsa zor ama kutsal bir işe çıktıklar.
Umarım Yozgat adına yapılan bu girişim de boş çıkmaz.
Umarım dışarıdaki Yozgatlıların bu girişimi, diğer tüm Yozgatlılar adına bir vesile olur.
Ve umarım kazanan Yozgat olur!
YOZGAT RÜZGARI
AÇLIK BÖYLE BİR ŞEY!
Allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin!AÇLIK BÖYLE BİR ŞEY!
Dünya bir tarafta zevk-i sefa içerisinde, israfa boğulmuş halde yaşarken diğer taraftan insanlar açlıktan kırılıyor.
Vicdanı olanın kabul edemeyeceği bir durum.
Dün internet haberlerini gezerken Doğu Afrika’yı etkisi altına alan kuraklığın Kenya, Somali, Etiyopya, Cibuti ve Uganda’da baş gösteren açlık ve insanların sefaletini yazan habere dikkat kesildim.
Açlık özellikle kadın ve çocukları vuruyor!
Türkiye’de kıtlıklar görmüş.
İmkanların kısıtlı olduğu yıllarda insanlar ağaç kabukları dahi yemişler.
Bir Afrika ülkesinde yaşanabilecek kıtlığı düşünebiliyor musunuz?
Dini, milliyeti, şekli, şemali nasıl olursa olsun bir insanın, bir çocuğun açlıktan ölmesi karşısında bizim yaşanan bu drama seyirci kalmanın ötesinde bir şeyler yapmamız gerekiyor.
Hiçbir şey yapamayanlar, elinden bir şey gelmeyenler dua edebilir.
Bir çocuğun, bir annenin açlıktan ölmesini düşünmek dahi insanı insanlığından çıkarıyor.
Rahmet ve mağfiret ayı Ramazan ayının arifesinde böyle bir durumun dünya üzerinde yaşanıyor olmasından büyük üzüntü duydum.
Allah yardımcıları olsun!
Yüce Yaratıcı hiçbir kulunu ‘Açlıkla terbiye etmesin.’