Tandır Kepab deyince akla Yozgat, Ustası deyince akla Mehmet BOZKURT gelir. Ateşin saca etkisinden, etin türlü baharatlarla terbiye süresi ve ikram özelliklerine kadar doğal yetiyle hesaplayıp, sıcak ve samimi duygularla ağırlama, uğurlama inceliklerini kibarca uygulayan çok güzel yürekli bir hemşehrimiz Mehmet BOZKURT.
Bir memleket aşığı ve hemşehri sevdalısı olan Çelikler Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı İşadamımız Sayın Ayhan ÇELİK, geçtiğimiz günlerde bir öğle yemeği yiyelim dedi. Lokantaların bol ve lüks yarışı içerinde olduğu Balgat Semtinde Bolu Mangal, Sivas Köfte, Adana Kebap, Bursa İskender gibi bölgesel lezzet seçenekleri içerisinde bocalarken, birde baktıkki, Yozgat Tandırının duayeni hemşehrimiz Mehmet BOZKURT'un Vip Mangal Evinin önündeyiz. Adıyla, tadıyla insanı cezbeden Yozgat Tandırı diye yazmışki hadi onu görde başka bir mekana git. Daha önce Yozgatlılar Platformu Üyeleriyle orda bir yemek yemiştik ve tadı damağımızda kalmıştı. Otantik dokusu, şeffaf servisi ve yöresel lezzeti ile alanında oldukça üne sahip olmuş bu hemşehrimizin sunduğu lezzete kilometrelerce uzaklardan gelen farklı il ve coğrafyalardan tiryaki olmuş onlarca müşterisi var.
Ayhan Beyle bir masada oturduk. Güler yüzü ve ince misafirperverliği ile Mehmet Beyde masamıza geldi. Tandır kebap yiyelim dedik. Et blok olarak tandırda pişiyor, yine kendilerine has tekniklerle tasarlanmış sıcak ekmekle birlikte servis yapılıyor. Ne yazıkki Ayhan Bey beni aramadan biz başka misafirlerimizle tabiri caizse ağır bir kuşluk kahvaltısı yapmıştık. Mehmet beyin yetiştirdiği ustalar tarafından tandır kebabının bizlere servisindeki o maharet ve görsellik, lezzet kokusunuda üzerine alıp burnumuzu sızlatınca emin olun anında açıkma fortmatına girdim. Tandır başına geçerek yiyeceğimiz etleri kendimiz seçerek soframıza naklettirdik. Bol köpüklü ayran ve Vip tasarım salatayla beraber harika bir Yozgat yemeği yedik.
Testi kebabı, köfte çeşitleri ve sulu yemeklerin maharetli ustalar tarafından yapılışındaki şeffalık ve kepçe cömertliği buranın çok tercih edilen bir mekan olduğunu gösteriyordu. Servis elemanlarındaki kibarlık ve lokanta dekoru sıcak bir ortam zenginliğindeydi.
Buraya kadar olan tarafı alanındaki uzmanlığı, mesleki zenginlik ve ustaca döşenmiş teşrifat ve diğer artılarıyla kurumsal bir işletme özelliği. Fakat ben asıl Mehmet Beyin aklındaki bir güzellikten bahsetmek istiyorum. Ayhan Beyin Yozgatta ve değişik illerde ticari faaliyet gösterdiği alanlarda en çok istihdama önem verdiğini, ne kadar çok insan çalışırsa o kadar çok dua beklentisi içinde olduğunu söylemesi üzerine Mehmet Beyde bu dayanılmaz lezzetin kendilerinden kopya edilerek değişik iller ve uyanık ustalar tarafından farklı adlar altında sunulduğunu, aslında orijinalin Yozgat'a ve Yozgatlıya ait olduğunu, önümüzün açılması durumda, devletten, hemşehrilerimizden ve bağlı olunan meslek odaları ve kurumlardan destek gördüğü takdirde bir Recep Usta, bir Nihat Usta, Cemil Usta, Güllüoğlu gibi şubeleşebileceğini, bununda onlarca, yüzlerce usta, kalfa, çırak, komi ve değişik çalışan sayısıyla kapsamlı bir istihdam yaratabileceği tartışmalarını keyif ve gururla izledim.
Buralarda yaşayan binlerce hemşehrimizin Yozgatlı kimliğiyle ilk sırada tercih edilebileceği inancımla aklıma şu soru geldi. Neden olmasın. Kimler bu alanda yayılmayı sağlayabiliyorlarsa neden duruyor. Mehmet BOZKURT, Ayhan ÇELİK ödenek istemiyor ki, teşvik edici imkanların sağlanması durumunda istihdam garantisi ve hizmet yarışında memleketimizi ön plana çıkarmak istiyorlar. Yozgat adını taşıyan bu yemeğin, ustalık ve mehareti test edilerek adına tescillenmesi, yurt içi ve yurt dışı müşterilerin bu lezzetten haberdar edilerek finansal yönde bir atılım yapılması, lezzet dünyasında istihdam edilmek üzere bu alanda bir yarış ve genişleme sağlanması, yetiştirilecek çırak, kalfa, usta ve duayenler ile zengin tesisler, farklı müşteri profilleri oluşturulması bu kadar zormu. Üstelik nüfusunun beşte biri Yozgatlı olan Ankara'da Mehmet BOZKURT'a bu kadar kolay yapılacak bir teşvikin esirgenmesi bir ihmal mi yoksa art niyetmi.
Şimdi kamu kurumları ve görevlileri girişim ve yatırım faaliyetlerinde objektif kriterlere dayanan proje talebinde bulunuyorlar ama, bu kadar aleni sergilenen güzel niyet ve faaliyetleri neden görüp yatırımcı insanlara enerji yüklemiyorlar. Yozgat sevdasını ve üstün nitelikli hemşehri sevgisini cömert yüreklerinde taşıyan bu gibi onlarca değerimizi tespit edip, neden teşvik etmiyorlar. Bunların sorgulanması ve detaylandırılması lazım diye düşünüyorum.
Yöresel kültürün, yöresel lezzetin ve yöresel kimliğin herkes tarafından arandığı, korunduğu ve destek gördüğü günümüz Türkiyesinde, mevcut nüfusunun katlarca üstü miktarının Büyükşehirlerde ve yaban ellerde olduğu Yozgatımıza seçilmişlerinden, atanmışlarına verebilecekleri en güzel hizmet mevcut imkanların geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması olacağı düşüncesindeyim.
Hayranlıkla izlenen kalabalık organizasyonlarımızda bu eksikliğin hemşehri dernekleri tarafından işlenmesi, eğitim ve yönlendirmeyle bilinçlendirilmesi taraftarıyım.
Saygılarımla.