Şerefli, 5 Temmuz 1993'te Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde PKK'lı teröristler tarafından gerçekleştirilen katliamın üzerinden 33 yıl geçmesine rağmen acısının ilk günkü gibi tazeliğini koruduğunu belirtti.
Katliamda 33 vatandaşın yaşlı, kadın ve çocuk ayrımı gözetilmeksizin yakılarak ve kurşuna dizilerek öldürüldüğünü hatırlatan Şerefli, terör örgütünün saldırıyı, Madımak Oteli olaylarının intikamı olarak göstermeye çalışmasının, toplumda iç savaş ve kardeş kavgası çıkarmaya yönelik karanlık bir provokasyon olduğunu kaydetti.
"Amaç Milletimizin Bütünlüğünü Parçalamaktı"
Başbağlar Katliamı'nın failleri ve arkasındaki yapıların milletin arasına kin ve intikam tohumları ekmeyi hedeflediğini vurgulayan Şerefli, şunları ifade etti: "Başbağlar da Madımak da ülke ve millet varlığımızı hedef alan kanlı planların, milletimizin kardeşliğine vurduğu aynı zincirin iki halkasıdır. Acıları yarıştırarak nefret üreten anlayışlar, yıllardır milletimize zarar vermektedir."

Şerefli, gizli ve karanlık odakların ideolojik, etnik ve mezhepsel ayrışmaları körükleyerek toplumsal huzuru bozmayı amaçladığını belirterek, bu tür oyunların ancak milli birlik, kardeşlik ve ortak medeniyet değerlerine sahip çıkılarak bozulabileceğini dile getirdi.
"Terörsüz Türkiye Süreci Önemli Bir Fırsattır"
Türkiye'nin "Terörsüz Türkiye" sürecini önemli bir fırsat olarak değerlendirdiklerini ifade eden Şerefli, terör örgütlerinin ve onları destekleyen yapıların istismar alanlarının ortadan kaldırılmasının ülkenin her alanda güçlenmesine katkı sağlayacağını söyledi.
Terörün her türlüsünü ve destekçilerini lanetlediklerini vurgulayan Şerefli, "Başbağlar'da şehit edilen vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyor, benzer acıların bir daha yaşanmamasını temenni ediyoruz." ifadelerini kullandı.




