Onlar bütünleri, aslında bir bütün olması gereken bir birinin tamamlayıcı unsurlarını ayrıştırmada,
Bölmede, bölüştürmede,
Ayrılıklar, beraberinde nifaklar oluştrmakta bir hayli maharetlidirler.
Yozgat ve Sorgun arasındaki ayrılığın temelinde de aslında bu ayrıştırıcı ama bir türlü yüzünü göstermeyen, gizleyen, gizlenen unsurlar var.
30 kilometrelik mesafeyi 3 binlere çıkaranlar var…
En azından ben var olduğuna inanıyorum.
Bulduğum her fırsatta bu durumu gündeme getirmeye gayret ettim.
Yozgat’ın geçmişten bu güne süre gelen mevcut durumuna bakınca Ankara’nın tam da burnunun ucunda,
Nefes alsa buharı hissedilecek yakınlıkta,
El uzatsa dokunabilecek mesafede bir Yozgat’ın neden geri kaldığını, unutulduğunu ya da unutturulduğunu,
Çorum, Sivas, Kayseri, Kırıkkale üç geninde neden hoyrat ve geri kaldığını tespitte size en önemlilerinden olan “Yozgat-Sorgun arası ayrılıkçı zihniyeti” gösterebilirim.
Bu güne kadar Sorgun ve Yozgat birleşmesin.
Hatta aynı fikirde dahi buluşmasın diye gizli eller gayret etmiş.
Kimi zaman çıkarlar çatışmış, kimi zaman ya çatışırsa diye düşünülmüş,
Hatta ve hatta aynı partiye mensup insanlar dahi bu ayrılıkçı zihniyeti bu günlere kadar yaşatmış.
Yozgat-Sorgun arası ayrılıkçı zihniyete dair birkaç örnek ister misiniz?
Birincisi aynı parti içinde dahi var olan fikir ayrılığı, kutuplaşma….
Bunun dışında Sorgun’da bulunan ama adı yıllarca Yozgat olarak geçen fabrika…
Üniversite kampus alanının Kayseri istikametine kurulması.
Organize Sanayi Bölgesi’nin Yerköy bölgesinde olması.
Yapılaşmanın Sorgun istikameti dışındaki bölgelere kayması.
Ve buna benzer daha pek çok şey.
Peki, Yozgat-Sorgun arasına ayrılık tohumları atılması ne olurdu?
Ne olmazdı ki…
Bir kere nüfusumuz düşmezdi, Merkezi Bütçe’den aldığımız pay artardı.
Ekonomi hantal kalmaz, ciddi ekonomik işbirlikleri kurulurdu.
Ankara siyasetinde bölünmezdik, sesimiz daha gür çıkardı.
Yozgat, Sorgun’un rüzgarını her zaman yanında hisseder, Sorgun’da Yozgat’ın varlığı ile özgüveni sağlam yatırımların merkezi olurdu.
Yozgat daha çok büyür, göç denilen şey yarı yarıya dururdu.
Yerel hizmetlerin yelpazesi büyür, büyüyen yelpaze alt yapısı, sosyal donatıları, yeşil alanları, tesisleri tamamlanmış bir Yozgat inşa ederdik.
Yozgat ve Sorgun büyüse Orta Anadolu’nun ticaret merkezi olurduk.
Sanayi, üniversite denkleminde ortaya çıkan güç Tarım ve Hayvancılığı şaha kaldırırdı.
Saymaya devam etsek daha’larımız çok.
Ama bir şey var ki o da; Yozgat-Sorgun arası birleşse kaderimiz değişir, Yozgat iki dere arasına sıkışmaktan kurtulur, Sorgun ticaretin merkezi olurdu.
Yozgat ve Sorgun iki yarım.
O iki yarım birleşmediği müddetçe Yozgat da Sorgun da hep bir yerden eksik.
Bu gün gazetemizde de okuyacağınız haberde, Sorgun’a yapılması planlanan 300 yataklı Akıllı Hastane ile ilgili yer sorununun ortadan kalktığını yazdık.
Bir süredir hastanenin yeri Sorgun’un Yozgat tarafından girişi mi olsun yoksa Sorgun çıkışı mı tartışılıyordu.
Sanki kaybedecek bir saniyemiz varmış gibi devletin elimize verdiği hastane imkanını bir oyana bir buyana iteleyip, zaman zamansa çekiştirip duruyorduk.
Yoğun bütçe görüşmelerine rağmen konuyla yakından ilgilenen Ak Parti Yozgat Milletvekili Dr. Ertuğrul Soysal, sağolsun konuyla yakinen ilgilenmiş.
Aslında hiç olmaması gereken bir sorununun çözümü noktasında kesin kararın verildiğini söyledi Sayın Soysal.
Yozgat tarafında bulunan TOKİ konutları bölgesine yapılacak Sorgun’un yeni hastanesi.
Haberi kaleme alırken özellikle Yozgat-Sorgun birleşmesine vurgu yaptım.
Hastanenin Yozgat-Sorgun arasına yapılması bana göre yıllardır süre gelen ayrılıkçı zihniyete vurulmuş hançer olarak görüyorum.
Yıllardır süre gelen ayrılığın bir anda hastaneyle ortadan kalkacağını düşünmüyorum elbette.
Ama bu tür adımların atılması, siyasilerin, milletin vekilliğini yapan kişilerin bu işe ön ayak olması bir köhne zihniyetin bittiğini ya da bitmek üzere olduğunun ta kendisi.
İşte bu yüzden Milletvekili Sayın Ertuğrul Soysal’ın hastane yeriyle ilgili açıklamasını basite indirgemeden haberleştirmeye çalıştım.
Ayrıca Sayın Soysal’a bu konudaki hassasiyetinden ötürü de teşekkür ediyorum.
Bu topraklar üzerinde yıllardır yaşayan insanlar gizli, ama çıkarlarına ters düştüğü için ayrılıkçı emellerin peşinde gidenler yüzünden çok kaybetti.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ Yozgat-Sorgun arasına yapılacak/yapılması muhtemel ‘Havacılık Eğitim Merkezi’, ‘Havacılık Meslek Yüksek Okulu’ gibi yatırımlardan bahsetmişti.
İnşallah Çalatlı bölgesine yapılacak bu yatırımların hayat bulması ile ayrılıkçı zihniyet yıkılmış, yerine Yozgat-Sorgun birleşmesinden doğan, 13 ilçeyi, köyleri, beldeleri, mezraları ile güç bulmuş bir Yozgat doğacak.
Bazı adımlar vardır ki basit gibi gözükür ama o adımların değerini tarih sayfalarının çok ötesinde anlarsınız. Haberimize konu olan ‘Yozgat-Sorgun arasına yapılacak hastane’nin müjdesini veren Milletvekili Sayın Soysal, yatırımın hayat bulmasında emeği olan Sayın Bozdağ ve emeği geçen her kimse Sorgun’a sadece hastane kazandırmıyor, ayrılıkçı zihniyeti yıkarak yeni ama aydınlık bir yarının temelini atıyorlar.
İnşallah niyetler hasıl olur, umutlarımız bu topraklar üzerinde yaşayanların beklentileri doğrultusunda hayat bulur.
YOZGAT RÜZGARI
Memleketin havası bozuldu...
Memleketin havası bozuldu...
Aralık bitmek üzere, yeni yılın Ocağına ramak kaldı.
Kış mevsimini yaşıyoruz ama gök yüzünde güneş, hava sıcaklığı yazdan kalma.
Yozgat merkez biraz daha serin ama ilçelerin bazılarında Antalya sıcakları yaşanıyor neredeyse.
Siz bakmayın akşamlara ayaza çalan havaya, bir süredir sabahları çiğ düşmüyor.
Yozgat’ın eski kışlarını anlatan hikayeleri anımsıyorum da, bu güne dair yaşadığımız havayı beğenesim gelmiyor.
Biz Yozgatlıyız, burası Yozgat…
Bu mevsimlerde kardan geçilmemeliydi yollar…
Esentepeden başlayan fırtına Eskipazar’ı sarmalıydı…
Ayaza çalan gecelerin uğultusuyla irkilmeliydik.
Ama öyle değil…
Kış kış gibi değil.
Allah’ın işine karışmak değil niyetim ama kış ayında yaz sıcağına alışamadım.
Nerede o eski kışlar diyenler şimdi ‘Kış mı hani nerede’ diye şaşırıyor.