İl merkezine yaklaşık 77 kilometre mesafede yer alan kaplıca bölgesi, doğal termal kaynakları ve tarihi kalıntılarıyla her yıl çok sayıda yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlamaktadır.

Termal Su Özellikleri Dikkat Çekiyor

Sarıkaya Kaplıcaları’ndan çıkan termal suyun florür içeren oligometalik sular grubunda yer aldığı belirtilmektedir. Kaynağından 48 °C sıcaklıkta çıkan suyun debisinin yaklaşık 28 litre/saniye olduğu ifade edilmektedir.

Kullanım amacıyla dinlendirme yöntemi uygulanan termal suyun, 38–40 °C aralığına düşürülerek kaplıca tedavilerinde kullanıldığı bildirilmektedir. Bu özellikleriyle bölgedeki termal kaynakların sağlık turizmi açısından önemli bir potansiyel taşıdığı vurgulanmaktadır.

"Örümcek-Adam: Eve Dönüş Yok" yeniden beyaz perdede
"Örümcek-Adam: Eve Dönüş Yok" yeniden beyaz perdede
İçeriği Görüntüle

Doğal Şifa Noktası (4)

Destekleyici Tedavi Alanlarında Kullanılıyor

Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan analizler doğrultusunda Sarıkaya kaplıca suyunun; bazı kas ve eklem rahatsızlıkları, siyatik ağrılar, kadın hastalıklarına bağlı bazı şikayetler, spastik kolitler, böbrek taşı düşürmeye yardımcı durumlar, karaciğer ve safra kesesi rahatsızlıkları ile bazı cilt hastalıklarında hekim kontrolü altında destekleyici ve tamamlayıcı tedavi unsuru olarak kullanılabileceği belirtilmektedir.

Yetkililer, kaplıca tedavisinin tıbbi tedavinin yerine geçmediğini, yalnızca uzman kontrolünde destekleyici nitelikte değerlendirildiğini vurgulamaktadır.

Konaklama İmkânları Mevcut

Sarıkaya Kaplıcaları bünyesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı işletme belgeli 3 yıldızlı bir termal otel ile belediye belgeli bir konaklama tesisi bulunduğu bildirilmektedir. Bu tesisler, bölgeye gelen ziyaretçilere yıl boyunca konaklama ve termal sağlık hizmeti sunmaktadır.

Doğal Şifa Noktası (9)

Roma Dönemine Uzanan Tarihi Miras

Sarıkaya Kaplıcaları yalnızca doğal termal kaynaklarıyla değil, aynı zamanda tarihi geçmişiyle de dikkat çekmektedir. Bölgede Roma Dönemi’ne ait olduğu değerlendirilen kalıntılar yer almakta olup, antik kentin adının “Basilica Therma (Aqua Sarvenae)” olduğu yönünde bulgular bulunmaktadır.

Yapılan arkeolojik çalışmalar, bölgenin antik çağlarda da önemli bir termal merkez olarak kullanıldığını ortaya koymaktadır. Bu yönüyle Sarıkaya Kaplıcaları, hem sağlık hem de kültür turizmini bir arada barındıran nadir merkezlerden biri olarak öne çıkmaktadır.

Doğal Şifa Noktası (7)

“Kral Kızı Hamamı” Efsanesiyle Biliniyor

Bölge halkı arasında Sarıkaya Kaplıcaları’nın oluşumuna dair en bilinen anlatım ise “Kral Kızı Hamamı” efsanesidir. Rivayete göre, Roma döneminde Kayseri’de yaşayan bir kralın kızı ağır bir hastalığa yakalanır ve çeşitli hekimlerin tedavileri sonuç vermez.

Hastalığı ilerleyen genç kızın hareket kabiliyetini kaybettiği, yürüyemez hale geldiği anlatılır. Son çare olarak sıcak su kaynaklarının bulunduğu Sarıkaya bölgesine gönderilen prensesin, burada bulunan çamurlu ve sıcak suyun etkisiyle zamanla iyileşmeye başladığı rivayet edilir.

Efsaneye göre, kızın sağlığına kavuşmasının ardından bölgeye mermer havuzlar yaptırılmış ve zamanla çevresinde bir yerleşim oluşmuştur. Bu antik yerleşimin adının “Öper” veya “Hoperi” olduğu, ancak yaşanan bir deprem sonrası şehrin büyük ölçüde yok olduğu anlatılmaktadır.

Sağlık Ve Turizm Açısından Önemli Merkez

Hem doğal termal kaynakları hem de tarihi dokusuyla Sarıkaya Kaplıcaları, Yozgat’ın en önemli turizm değerlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Bölge, özellikle sağlık turizmi alanında geliştirilmesi hedeflenen önemli merkezler arasında yer almaktadır.

Muhabir: Yasin Nazım Kayhan