Aydıncık’ta kadınlar, doğadan çıkarılan yarı değerli taşları atölyede ayrıştırarak işliyor. Ametist, akik, kalsedon, jasper, opal ve kuvars gibi taşlar; kolye, bileklik, yüzük ve küpe gibi takı ürünlerine dönüştürülüyor. Bu süreçte kadınlar hem üretim becerisi kazanıyor hem de yöresel değerleri ekonomik ürüne çeviriyor.

Kooperatif Üzerinden Satışı Gerçekleştiriyor
Kadınların ürettiği takı ve süs eşyaları, Aydıncık Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi aracılığıyla satışa sunuluyor. Halk Eğitim Merkezinde verilen eğitimlerin ardından kursiyerler üretime katılıyor ve elde ettikleri ürünleri kooperatif üzerinden pazarlayarak gelir elde ediyor.
Kooperatif çalışmaları sayesinde kadınlar, sadece üretim değil aynı zamanda ekonomik bağımsızlık da elde ediyor. Yöredeki kadın girişimciliğinin güçlenmesiyle Aydıncık’ta ve çevre bölgelerde örnek bir model ortaya çıkıyor. Üretim süreci, kadınların ev ekonomisine katkı sunmasını sağlıyor.

Taşlar Şifasıyla Değer Kazanıyor
Aydıncık Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Nimet Türker, özellikle ametist taşının “mor yakut” olarak bilindiğini ve yarı değerli taşlar arasında önemli bir yere sahip olduğunu belirtiyor. Taşların pozitif enerji verdiği, negatif etkileri azalttığı ve nazara karşı koruduğuna inanıldığı ifade ediliyor. Kadınlar bu taşları işleyerek hem kültürel hem de ekonomik bir değer oluşturuyor.

“Sabrın Ve Emeğin Taşı”
Zaman zaman zorluklarla karşılaştıklarını ifade eden Türker, “Ancak her zorluğun ardında daha güçlü bir şekilde yolumuza devam ettik. Bugün kooperatifimiz sayesinde yalnızca Aydıncık'ta değil, Yozgat genelinde ve çevre illerde de kadın girişimciliği adına güzel örnekler ortaya çıkmaya başladı. Kooperatifimizde yıllardır yöremizin önemli değerlerinden biri olan ametist taşını kadın emeğiyle işliyoruz. Toprağımızın bize sunduğu bu kıymetli değeri tasarıma, sanata ve ekonomik kazanca dönüştürerek hem kültürel mirasımızı yaşatıyor hem de kadınlarımız için yeni üretim alanları oluşturuyoruz. Ametist taşı ise sadece bir doğal taş değil, sabrın, emeğin ve dönüşümün de simgesidir. Katıldığımız fuarlarda, etkinliklerde ve organizasyonlarda sadece ürünlerimizi değil, Aydıncık’ımızın kültürünü, değerlerini ve kadın emeğinin gücünü de tanıttık. Gittiğimiz her yerde Aydıncık'ı anlattık, Yozgat'ı anlattık, kadınlarımızın emeğini anlattık. Çünkü inanıyoruz ki yerel kalkınmanın yolu yerel değerleri yaşatmaktan ve kadınları üretimin merkezine koymaktan geçiyor. Biz kadınlar bir tohum gibiyiz” dedi.




