Roman, genç ve hırslı bilim insanı Victor Frankenstein'ın yaşamın sırlarını çözme arzusuyla giriştiği deneyleri konu alıyor. Victor, farklı kadavralardan topladığı parçaları bir araya getirerek yapay bir insan yaratmayı başarıyor. Ancak ortaya çıkan varlığın görünümünden dehşete kapılan bilim insanı, onu kaderine terk ediyor.
Yalnızlık ve dışlanmışlık içinde yaşam mücadelesi veren yaratık, insanların sürekli korku ve nefretle yaklaşması üzerine zamanla öfkeye kapılıyor. Sevgi ve kabul görmeyen varlık, yaşadığı acıların sorumlusu olarak gördüğü yaratıcısı Victor Frankenstein'dan intikam almaya karar veriyor.

Romanın başlıca karakterleri
Eserin merkezinde yer alan Victor Frankenstein, bilimin sınırlarını zorlayan ve yarattığı varlığın sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalan bir bilim insanı olarak öne çıkıyor.
Romanın en dikkat çeken karakterlerinden biri ise çoğu zaman yanlış şekilde "Frankenstein" olarak anılan isimsiz yaratıktır. Toplum tarafından dışlanan ve yalnız bırakılan bu karakter, yaşadığı travmalar nedeniyle giderek şiddete yöneliyor.
Hikâyeyi okura aktaran isim ise Kuzey Kutbu'na keşif yolculuğuna çıkan denizci Kaptan Robert Walton oluyor. Walton'ın kız kardeşine yazdığı mektuplar aracılığıyla Victor Frankenstein'ın hikâyesi okuyucuya aktarılıyor.
Frankenstein hangi temaları işliyor?
Mary Shelley'nin eseri, yalnızca bir korku romanı olmanın ötesinde birçok felsefi ve toplumsal konuyu ele alıyor. Romanın merkezinde bilimsel hırsın sınırları, insanın doğaya müdahalesinin sonuçları ve yaratıcının sorumluluğu yer alıyor.
Aynı zamanda dış görünüş nedeniyle ötekileştirilme, yalnızlık, toplumsal dışlanma ve sevginin eksikliğinin birey üzerindeki etkileri de romanın temel temaları arasında bulunuyor. Bu yönüyle eser, günümüzde yapay zekâ ve biyoteknoloji alanındaki etik tartışmalarla da ilişkilendiriliyor.

Neden "Modern Prometheus" olarak anılıyor?
Romanın alt başlığı olan "Modern Prometheus", Yunan mitolojisindeki Prometheus efsanesine gönderme yapıyor. Tanrılardan ateşi çalarak insanlığa veren Prometheus gibi Victor Frankenstein da yaşam yaratmaya çalışarak doğanın ve bilimin sınırlarını zorluyor. Eser, bu benzerlik üzerinden bilginin gücü, sorumluluk ve insanın sınırlarını sorgulayan güçlü bir anlatı sunuyor.
İlk yayımlandığı 1818 yılından bu yana sayısız filme, tiyatro oyununa ve diziye uyarlanan Frankenstein, gotik edebiyatın ve bilimkurgu türünün temel taşlarından biri olarak kabul edilmeye devam ediyor.




