YOZGAT Belediyesi Sahaf Kafe ismini öylesine söyledim. Başka bir isim de olabilir. Ama önce buna inanmak gerekir. Yozgat'ta her yaşta insanın okuyup, sohbet edebileceği, imza günlerinin düzenlenebileceği bir mekanın gerekliliğine...
Gerekliliğine inandığımdan, tartışmaya açmak istedim. Kim bilebilir, belki de Yozgat Belediyesini yönetenler de böyle bir çalışmayı düşünüyor 'aceba!' sorularına yanıt bulmaya çalışıyorlardır. Belki 'bir kıvılcım, ateşlemiş olurum' diye düşündüm. 'Nereden çıktı şimdi bu?' derseniz. Hergün birden fazla önünden geçmekte olduğum Askerlik Şubesi'nin eski tarihi binasının soğuk yüzünü 'nasıl ısıtabiliriz!' düşüncesi ile Ertuğrul Kapusuzoğlu'nun özel kitaplarını koyabilecek yer arayışının çakışması vesile oldu. Bir de buna, 'dünden bugüne, tarihiyle, kültürüyle, sanatıyla Yozgat'ı konuşmak isteyenlerin' yer arama derdi eklendi. Fikir olgunlaştı...
Tarihi yapı merkezi bir yerde. Yani herkesin; yaşlı, genç ulaşabileceği bir yerde. Giriş kısmı sohbet salonu, üst kısmı okuma salonları, insanların kütüphanelerindeki eserleri bağışlayabileceği bir mekan. Yazarların kitaplarını imzalayabileceği, imza günlerinin düzenlenebileceği bir salon. Yozgat'ın 'canlı tarihi' dediğimiz insanların burada yapacakları, küçük sahbetlere dahil olabilecek genç nesiller. Herkesin, kültür adına, sanat adına rendevu verebileceği bir makan olarbilir mi?...
Eğer olursa güzel olur. Adını da 'Yozgat Belediyesi Sahaf Kafe' koyabiliriz. Başka bir isim de olabilir, fark etmez. İşte o zaman Tarihi Bina'nın soğumaya başlayan, insanı ürperten görüntüsü, içimizi ısırtır. Cumhuriyet Mektebi binası da uygun bir mekan. Ama dediğim gibi, önce bunun gerekliliğine birilerinin inanması gerekir...