Bozkırın içinde özlediğim tek renktir Yozgat. Sahip olduğu tabiat güzellikleriyle bir gelinin başına benzetirim onu. Çamlık Milli Parkı, Akdağ Ormanları, Bebek pınarı Mesire alanı, Kazankaya Vadisi ve Gelingüllü Barajı insanın özünde ne dert koyar ne de maraz. Bir çınarın koyu gölgesidir Yozgat. Serininde kaldığım, üşüdüğüm biraz. Nefes aldırandır Anadolu’nun yanık topraklarına. Bu coğrafyada kulak kesilirsen doğaya Sürmeli Beyinin yanık sesini bulursun Bir kaval sesinin büyülü sesinde kaybolur, tezene değdiğinde saza mest olursun. Büyülü bir aşk hikâyesine şehadet edersin. Bilinen güzelliklerinin yanı sıra birbirinden güzel birçok saklı değerlere de ev sahipliği yapan ve tüm dünyanın dikkatini çeken Yozgat Medeniyetlerin buluşma noktası sıfatını ezelden hak etmiştir. Büyüknefes’te Çeşka’da Alişar ve Kerkenes’te arzın tozunu üflemeye görün. Kim dedi Yozgat sana, sırra tutun ve kutlu bir gize bürün. Ben bu coğrafyada tarihi buram buram genzime çekmeyi bir yaşam biçimi bilmişim. Dile gelse duvarlar çok şeyler söyleyecek. Deli demeyeceklerini bilsem kulaklarımı dayamak istiyorum bu efsunlu duvarlara. Masalsı bir şehir sanki. Zaman törpüsünden geçen hanlar, hamamlar, köprüler, kümbetler ve minareler. Binalar hep üzerime üzerime gelmiştir. O yüzden sevmem uzayıp giden betondan hâsıl caddeleri ve neon yüklü sokakları. Yozgat’ta yiğidin en güzelini bulmuşum ben. Sokakların ve caddelerin en güzelini. Kültür yitiğim olmuş, ve ben Yozgat’ın bu yüzüne aşığım. Gerçekten kolay değil bir sevdayı dile getirmek, bir tarihi yazmak, bir sayfaya bir cihanı sığdırmak. Gönül ister bu şehrin başına konfeti gibi destanları yağdırmak. Yozgat sözün kifayetsiz kaldığı, karşısında piirin mecalsiz kaldığı kent. Tarihi bir mirasın, soylu bir kültürün bir olup gönül kapımızı çaldığı kent. Yozgat deryadır. Yozgat ummandır. O duyduğumdur. O doyduğumdur. O yoluna başım koyduğumdur. O sevdadır, sevdanın emrine uyduğumdur.
Anamın dertli dizlerine senden medet ummuğum Yozgat. Karabıyık köprüsünden geçerken Yavuzun ayak seslerini duymuğum. Dedim ya yüzü güneş yanığı sevdam, ben kapında divan durmuğum. Çapanoðlu Camisinde alnımı aşk ile arzıma vurmuşum. Ne varsa sende, sevda diye bağrıma bastığım. Bir türküsün bende bozlak tadında. Dudaklarımın arasına kıstırmışım. Yozgat bende aşktır. Yozgat benim kitabımda yâr: Dersini almış da ediyor ezber/ Sürmeli gözlerin sürmeyi neyler/ Bu dert beni iflah etmez del eyler / Benim dert çekmeye dermanım mı var …
İbrahim ŞAŞMA / KARAMAN