Geçen hafta, seçime bir ay kala tespitlerimi paylaşmıştım. Propagandaların daha yoğunlaştığı bir zaman aralığında,  7. Haziranda neler görünüyor paylaşmaya devam edelim. 
- Seçim tartışmaları ağırlıklı olarak ekonomik alanda yapılıyor. Vaatler baş döndürüyor. Vatandaşın oyu “cebi” üzerinden alınmaya çalışılıyor.  İdeolojik çatışmalar yerine  günlük hayat sorunları üzerinden gündemin oluşması gerginliği azaltıyor. 
- HDP’nin Yozgat’ı ilgilendirmeyen seçim sonucu,  ülkenin kaderini etkileyecek gibi görünüyor. Ne acıdır ki etnik ayrımcılık üzerine siyaset yapan bir partinin oyu geleceğimizi belirleyecek. 
- HDP’nin bir elinde silah,  diğer elinde karanfil var. Hangisi işine gelirse onu kullanıyor. Bir yandan barış ve özgürlük söyleminde bulunuyor diğer yandan terörist eylem tehditlerini eksik etmiyor. Samimiyetten uzak bir siyaset anlayışı sergilese de kendi tabanını iyi temsil ettiğini itiraf etmek zorundayız. 
- CHP’nin içerisinde halen  çok parçalı  bir  yapı  bulunuyor. Bir yanda ulusalcılar, bir yanda sosyalistler, bir yanda  mezhepçilik yapanlar, bir yanda ise merkez oyların temsilcileri. Tüm bu unsurları bir arada tutmak gerçekten zor.   Kılıçdaroğlu’nun ortak söylem belirlemesi gerekiyor. Bu söylemin iki ana temele dayandırıldığı görülüyor: Yolsuzluk eleştirisi ve Refah vaadi. Bu söylemin başarı düzeyini 7. Haziran akşamında göreceğiz. 
- Anketlere göre de halkla yaptığımız sohbetlere göre de muhalefet partilerinin tamamında oy artışı var. CHP’nin de MHP’nin de HDP’ nin de oyunu artıracağı kesin. Artan her muhalefet oyu,  iktidar partisinden eksiliyor. Bunların şimdiden 6-7 puanı bulduğunu kabul etmek lazım. AKP’nin bu kaybı artacak olursa Türk  siyasi hayatında bir deprem bekleyebiliriz. Bu bağlamda halkın tepkisinin kestirilemeyeceğini söylemekle yetineyim. Yakın siyasi geçmişimiz bile bunun örnekleri ile dolu. Ecevit’in DSP ‘sinin bir seçim iktidar, ertesi seçim “yok” olduğunu hatırlayınız. Yada 1980 ihtilali sonrasında Turgut Sunalp’in partisi adres gösterilince ANAP’ın oy patlaması yapmasını. Başka bir örnek,  MHP oylarındaki iniş ve çıkışlardır. Halkımızın seçimlerdeki denge oyunlarını yabana atmamak gerekir. 
- AKP’nin önceki seçimlerdeki coşkusunu yakalayamadığını da söyleyebilirim. Partinin uzun süre iktidarda kalmanın zorluklarını yaşadığı kesin. Önceki seçimin afişlerinin ve söylemlerinin kullanılması bile vizyon konusunda sıkıntı yaşandığını gösteriyor. 
- Her seçim yazısının sonunda yazardan bir seçim tahmini yapması beklenir. Hem Yozgat hem de Türkiye için bir tahminde ben yapayım. Bir siyasi büyüğe atfedilen söz vardır:” Bana Yozgat’ın seçim sonuçlarını getirin Türkiye’yi anlarım” diye. Bu seçimde böyle olmayacağını söyleyebilirim. Yozgat’ın seçim eğilimleri ile Türkiye’nin  seçim eğilimleri farklılaştı. 
- Yozgat’ta seçim sonucunun 3-1 olacağı görünüyor. AKP’nin 3, MHP’nin 1 milletvekili kazanacağı algısı,  hakim algı. Ancak son günlerde Türkiye’de yaşanacak gelişmeler ve Yozgat özelinde MHP’nin gayreti, 2-2’ lik bir sonuç çıkarırsa ,  kağıt üzerinde bu ihtimal her zaman mümkün . Bunun dışında bir sonuç,  ihtimaller dışında. 
- Türkiye’de ise AKP’nin , yüzde 40’lar civarında bir oy alacağını tahmin ediyorum. AKP’den giden oyların paylaşımı  ise meclis dağılımını  belirleyecek. Kilit durumda olan HDP’nin ise baraj sınırında kalacağını söylemek mümkün.
- Dileğim;  seçim  sonucu ne olursa olsun,  vatandaşımız, gelecek nesillerimiz ve ülkemiz için hayırlı olsun.