Büyük Camisiyle alim yuvası
Şehitlerin geçerlidir duası
Alimler diyarı güzelim Yozgat
Çamlık neşe verir Yozgat'a karşı
Mis gibi kokuyor tertemiz çarşı
Barışla tatlıdır ekmeği aşı
Alimler diyarı güzelim Yozgat
Gençleri saygılı, yaşlısı nurlu
İnsanı çalışkan, kazançlı karlı
İbadeti sever, namuslu arlı
Alimler diyarı güzelim Yozgat
Nice şehit verdi kazası köyü
Dertlere devadır Soğluğun suyu
Düşman uğramadı temizdir soyu
Alimler diyarı güzelim Yozgat
Geceleri güzel zikir çekerler
Gönüllere sevgi saygı ekerler
İçlerinden garez, kini dökerler
Alimler diyarı güzelim Yozgat
Damağa tat verir testi kebabı
Misafiri seven çoktur ahbabı
Camiye kloşuyor genç, ihtiyarı
Alimler diyarı güzelim Yozgat
İçinde yaşamaz anarşi terör
Peygamber efendimizin izinde yürür
Kuran-ı Kerimden bilgiler verir
Alimler diyarı güzelim Yozgat
İnsanı taşımaz nefreti, kini
Kuran'dan öğrendi sağlamdır dini
Beş vakit kıbleden yanadır yönü
Alimler diyarı güzelim Yozgat
Ezanlar okunur, yer gök inliyor
Erkekli kadınlı ezan dinliyor
Rabbim için hepsi namaz kılıyor
Alimler diyarı güzelim Yozgat
Rüzgar eser Çamlık mis gibi kokar
Derelerde çaylar ses verip akar
Binbir çiçek açar, semaya bakar
Alimler diyarı güzelim Yozgat
Rabbine şükreder, kadere razı
Şehitleri çoktur, sayısız gazi
Yozgat için yazdım güzel bir yazı
Alimler diyarı güzelim Yozgat
Aşık Mehmet Yozgat ile övünür
Dinim İslam dini diye sevinir
Rabbini çok sever, O'na sığınır
Alimler diyarı güzelim Yozgat
Aşık Mehmet Gülümser
Yerköy
Sürmeli
Bey’im
Bozok yaylasında arasam seni
Bulur muyum dersin Sürmeli Bey’im?
Koyduğun izleri ya da gölgeni
Otlarda, taşlarda sürmeli Bey’im.
Kuzular öksüzdür gözleri yaşlı
Güzeller ağlıyor sürmeli kaşlı
Çare yok derdine bağrımız taşlı
Nerede gür sesin Sürmeli Bey’im?
Başkası mı yoktu mahvoldun niye?
Muhtacız inan ki böyle sevgiye
Umut çiçekleri yeşersin diye
Gönül tarlasını sürmeli Bey’im.
Seni arıyorlar dağda, bellerde
Söylediğin türkü şimdi dillerde
Kavalın ve sazın yaban ellerde
Kesildi nefesin Sürmeli Bey’im.
“Çare bende” diye Yozgat’a varıp
Gönül yarasını onarıp, sarıp
Bozok yaylasında kanun çıkarıp
O Türkmen babayı sürmeli Bey’im.
Belki de konuştun, belki söz verdin
“Anamı gönderir alırım” derdin
Vermedi vicdansız çoğaldı derdin
Kırıldı hevesin Sürmeli Bey’im.
Olmuyor inan ki aşk yata yata
İhtiyacın vardır artık sürata
Sevdanı kolundan çekerek ata
Terkine bindirip sürmeli Bey’im.
Can kuşun ötmüyor dertli kafeste
Bizleri ağlatır, yakar her beste
Lanetler gizlidir yükselen seste
Boş kaldı kafesin Sürmeli Bey’im.
Kim bilir kaç tane kurban adadın
Sen toprak altında senle muradın
Asırlar geçse de kaybolmaz adın
Sevdanız yıllarca sürmeli Bey’im.
Bozok yaylasından eksilmez duman
Sizi ayırandır mahşerde yanan
Cennette seninle sürmeli canan
En güzel yerdesin Sürmeli Bey’im.
AFET ( İNCE)
KIRAT / MERSİN
Ey sigaram aldın sen beni esir
Tepeden tırnağa eyledin tesir
Sayende doluyor taşıyor revir
Ne olursun artık bırak yakamı
Ailem rızkını benden alırsın
Beni köle kendin sultan sanırsın
İnşallah bir gün de yalnız kalırsın
Ne olursun artık bırak yakamı
Çekip üflüyoruz havaya duman
Başında keyifli sonunda hüsran
Her gün veriliyor binlerce kurban
Ne olursun artık bırak yakamı
Nefes alamıyoruz girince içeri
Leş gibi kokuyor ağızla deri
Kaybolan sağlığı vermezsin geri
Ne olursun artık bırak yakamı
Ciğerleri orta yaşta bitirir
Tiryakisi uyku dünek yitirir
Erken yaşlarda kefen giydirir
Ne olursun artık bırak yakamı
Ne temiz olacak dumansız hava
Huzur bulacak iş ile yuva
İç çayı kahveyi her derde deva
Ne olursun artık bırak yakamı
Temmuzda on dokuz önemli bir gün
Tiryaki sevinçli sigara üzgün
Hiç kimse yasadan vermesin ödün
Ne olursun artık bırak yakamı
NUH ŞAHİN