24 Temmuz 1908'de sansürün kaldırılması nedeniyle ülkemizde ''Basın Bayramı'' olarak kutlanmaya başlayan günün dün yıldönümüydü. Özellikle siyasilerden gelen tebrik mesajlarıyla birlikte iktidara mensup milletvekillerimiz, parti teşkilatları ile birlikte iftar yemeği verip, yerelde görev yapan basın kuruluşlarının temsilcileri ile basın mensuplarının gününü kutladı.
Hani derler ya, ''Kuru kuruya gadanı alayım!'' diye...
Bu da o hesap...
Dostlar ''Alışverişte görsün!'', yaklaşan yerel yönetim seçimler öncesinde ''Onlarında gönülleri hoş olsun!'' anlayışıyla verilen iftar yemeğine katılmadığım ama basının sorunları ve taleplerinin hiç gündeme gelmediğini, gelse bile konu geçiştirilip, üzeri kapatıldığından adım gibi emin olduğumu söyleyebilirim.
Son dönemlerde iktidara gelen partilerin basın mensuplarına ve kuruluşlarına iyi gözle baktıklarını söyleyemeyiz. Basını ve sektörü kendilerine bağımlı hale getirme gayreti içerisinde bir dizi yasal düzenlemelere imza atan siyasiler, seçimler öncesinde ve muhalefete düştüklerinde basını bağırlarına basıyorlar, hiç bir şey olmamış gibi.
Daha önce uygulanan, AK Parti hükümeti döneminde iptal edilen basın mensuplarının yıpranma payları ile ilgili olarak bir süre önce yasal  düzenlemeler yapıldı. Yasa çıkacağı zaman devreye milletvekilleri sokuldu. Milletvekillerinin fiili hizmet süresi zammı prim farkı tutarları TBMM'den bütçesinden ödenilip, iş ve işlemlerin de resen yapılması uygun bulunurken, bu yasadan yararlanmak isteyen basın mensuplarının farkı kendilerinin ödemeleri kararlaştırılırken, uygulama da başvuruya bağlandı, iş yokuşa sürüldü.
Anadolu Basını ve çalışanlarının ayakta durabilmesi, özgür, bağımsız faaliyetlerde bulunabilmesi için gerekli olan destekler birer, ikişer ortadan kaldırıldı. Anadolu Basını'na tanınan çeşitli imtiyazlar önce ellerinden alındı, sonrasında ise hayatta kalmaları için gerekli olan resmi ilan gelirleri tırpanlanmaya başlandı.
Daha önce mahalli idareler tarafından yapılan ihalelerle ilgili verilen ilanlar, üstelik ihaleyi alan yüklenici firma tarafından bedeli ödenmesine karşın, il yönetimi tarafından ilanların verilmesi engellenip, pano ve internet ortamında yayımlanması kararlaştırıldı, uygulanmaya konuldu.
 Şimdi bu ve buna benzer daha bir çok sorun, yaptırım ortada dururken, çıkıp ''Basın bayramınız kutlu olsun!'' denilmesine varın sizler bir anlam yükleyin!...
Bir tas çorba...
Bir kap yemek...
Bir şişe su...
Yanında hurma, zeytin, salata...
Kurulan iftar sofrası...
Yedik iştik Elhamdurillah...
Kutladılar, bayramımızı...
Pardon...
Basından sansürün kaldırışını, özgürlük alanlarının daha da daraltılmasını kutladılar...
Ne diyek? Sağolsunlar!...