SON dönemlerde meydana gelen olaylarla ilgili olarak mahkemeden 'yayın yasağı' kararları basın kuruluşlarının merkezlerine iletiliyor. Verilen karara itirazım yok, doğru da olabilir ama eksik yanlarının olduğunu düşünüyorum...
Kanun koyucu, kanunu hazırlarken, uygulayıcı da uygularken 'kişi hak ve özgürlüklerini' koruma altına almak düşüncesindedir. Verilen yasak kararı, herhangi bir açıklama yapılmadan uygulanmasına yönelik olması nedeniyle, konu hakkında doğru bilgiye sahip olmayanların konuyu 'fısıltı gazetesi' yöntemi ile farklı boyutlara taşımaktadır.  
Bunun önüne geçilebilecek şekilde kararların verilmesi gerekir. Aksi takdirde, verilen karar amacına ulaşmadığı gibi, farklı yorumların yapılmasına, kişi hak ve özgürlüklerinin fısıtlı yoluyla ihlal edilip, tarafların töhmet altında bırakılmasına da neden olmaktadır...
Yaşanılan bir olay... Akabinde, olayla ilgili fotoğraf ve görüntü yayını yasağı getirildi... Görüntülerin yayınlanması sakınca doğrabilecek nitelikteydi... Ancak, sonrasında gece geç saatlerde, daha doğrusu ilk haberler yapıldıktan sonra tebliğ edilen 'yayın yasağı' açıklayıcı bilgiye sahip olmadığından, 'fısıltı gazetesi' yöntemini kullananlara pirim vermektedir...
Fısıltı ile yayılan bilgilerin hiç birisi gerçeği yansıtmamaktadır. Ancak, buna rağmen konuşulup, yorumlanmaktadır. O nedenle, 'yayın yasağı' getirilirken, net ve doğru bilgiler, tarafların kişi hakkını ihlal etmeden verilerek, 'fısıltı gazetesi' yöntemini kullananların prim yapmaları da önlenmiş olur, düşüncesindeyim...  
Demem o ki; kanun koyucu uygulamada yaşanılan sıkıntıları da dikkate alarak, getirilen yayın yasağına istisnalar da koymak durumundadır...