Sivil Toplum Kuruluşu olarak nitelendirilen derneklerin kuruluş amaçlarını incelediğimizde; oldukça yardımsever bir toplum olduğumuzu görmek, buna karşılık da sorunsuz bir kent veya il hüviyetinde bulunduğumuzdan söz etmek mümkün.
Düşünebiliyor musunuz; Yozgat il genelinde faal durumda bulunan topmlam 425 dernekten 140'ının kuruluş amacı ''Yardımlaşmaya'' yönelik. Amacı ''Hak Savunması'' olarak nitelendirilen dernek ise hiç bulunmuyor.
Yozgat insanı olarak bizler gerçekten çok mu hayırseveriz?, hiç mi sorunumuz, sıkıntımız, şikayetimiz yok veya bu sorunların, şikayetlerin dile getirilmesi konusunda aracıya gerek mi duymuyoruz?...
Bu soruların yanıtını bulmak için sosyolojik bir araştırma yapmak gerekiyor. Zira, Valilik istatistik verilerden yola çıktığımızda, yanılgı payımız büyük olacaktır. Ancak, verilerle görebildiklerimiz karşılaştırdığımız da ciddi oranla bir tezatlığın mevcut olduğu gerçeğini de gözardı edemeyiz, etmemiz mümkün değil.
Yozgat'ta faaliyetini sürdürmekte olan ''Yardım'' amaçlı dernek sayısına bakıldığında, Valilik bünyesindeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı kaynaklarını kullananların sayısında ciddi bir azalma olması gerekiyor.
Böyle bir şey söz konusu mu?
Elbettiki hayır!..
Gariptir...
Bunca ''Yardım'' amaçlı derneğin faaliyet göstermesine karşın, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı kaynaklarından yararlananların sayısı azalmadığı gibi, her geçen yıl da artmaktadır.
O zaman istatistik verilerde sözü edilen ''Yardım'' amaçlı derneklerin, sanıldığı gibi il genelinde bulunan yardıma muhtaç ailelerin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bir çalışma yapmıyor, farklı amaçlar doğrultusunda faaliyet gösteriyor, demektir. Zira, veriler içerisinde ''Dini Hizmetler'', ''Kültür Sanat'', ''THK'', ''Kızılay'' gibi yardım faaliyetinde bulunan diğer dernekler olmasa, o zaman bu söylemin, düşüncenin ''Yanlış'' olduğunu söylemek mümkündür. Ama öyle bir durum söz konusu değildir, verilere göre...
Diğer taraftan, ''Hak Savunması'' yapmak amacıyla kurulan tek bir dernek dahi il genelinde bulunmuyor. Bunu ilk bakışta ''Yozgat'ta yaşayan insanlar hiç bir şekilde haksızlığa uğramıyor'' şeklinde yorumlayabileceğimiz gibi, ''Yozgat insanı sorunlarının çözümlenmesi, kaybettiği haklarına yeniden kavuşabilmek için aracı kullanmamaktadır'' diye de yorumlamak mümkün.
Her iki tez veya yansıma da yanlış. Çünkü, Yozgat insanı daha çok ''Kaderci'' bir yapıya, özelliğe sahiptir. Allah'tan veya Devletten gelenin hesabını yapmaz, onunla ilgili tedbir alma alışkanlığı bulunmadığı gibi, sorgulamayı da bir anlamda ''Anlamsız'' bulduğu kadar, ''Saygısızlık'' veya ''İsyan'' olarak nilendirir. Yozgat insanının bu özelliği aslında, tarihte ''İsyancı'' olarak nitelendirilmesi tezini de çürütmektedir.
İşte bu nedenle de ''Hak Savunması'' amaçlı derneğin gereksizliği ortaya çıkmaktadır.