Türkiye'nin deprem haritasının güncellenip, il ve ilçeler bazında yeniden bir değerlendirilmeye tabi tutularak, ilan edildiği ajanslara ve internet sitelerine düştü.
Yozgat'ın deprem kuşağında olmadığını, daha doğrusu deprem riskini en az taşıyan illerden birisi olduğunu biliyoruz. Yerköy ve Doğankent, Saraykent kesimi Yozgat merkez ve diğer ilçelerine oranla biraz riskli. Ama diğer illerle mukayese edildiğinde Yozgat'ın il genelinin fazla bir risk taşımadığını söylememiz mümkün.
Bu Yozgat için ciddi bir avantaj olmasına karşın, bugüne kadar yeterli düzeyde kullanılamadı. Sıradan bir durummuş gibi algılandı. Halbuki yatırımcı için önemli faktörlerden birisi. Teşvik yasalarında, teşviğin getirdiği, sağladığı avantajlar ön plana çıkartılmak yerine diğer illerden Yozgat'ı ayırt eden özelliklerinin ön plana çıkartılması gerekirken, bundan kaçınıldı veya fazla üzerinde durulmadı.
Yatırımcı açısından bir avantaj olarak görülmesi gerekirken, ne yazık ki; bu özellik özellikle il merkezinde inşaat sektörü tarafından ''Avantaj'' olarak nitelendirilip, daha ucuz maliyetli konutların inşa edilmesine neden olundu.
Uzmanlar daha önce de açıklamışlardı; ''Yozgat'ın zemini kaya parçasıdır'' diye.
Zeminin kaya parçası olması, sektör için önemli bir avantaj olarak algılanmasına karşılık, aynı uzmanlar, ''Deprem riski az da olsa, hiç bir zaman deprem olmayacak anlamına gelmediğine'' işaret ederek, ''İnsanları depremler değil, sağlam olmayan, sağlıksız yapılar öldürmektedir!'' uyarısını da yapmaktadırlar.
Bazen deprem olmasına bile gerek yok. Geçmiş yıllarda Eskipazar Mahallesi'nde kiralık olarak ikamet ettiğim 3 katlı bir binanın yakınından yüksek tonajlı bir araç geçtiğinde sallandığını hissederdik. Başka bir binada, üstelik yeni yapılmış olmasına karşın, alttaki ve üsteki komşuların sesleriyle birlikte birinci katta oturanların sesleri bile 4'üncü kata kadar gelebilmekteydi. Başka bir binada karşılaştığım manzara ise gerçekten anlamsız geldi bana. Yozgat'ın lüks sayılabilecek binalardan birisi. Ancak yeni yapı bu binanın dış kapısı çelik, iç kapıları ise en pahalısından. Gelin görün ki, kapı kolları sıradan, alimunyum. Elektrik kabloları neredeyse 40 parçadan. Kapının zili tarihten kalma. Bu evde birgün oturuyoruz, tavanda asılı duran avize şeklindeki elektrik aksamı aşağıya doğru inmeye başladı. Hemen elektriği kapattık. Tavanla birlikte lambayı tutan aksamın düştüğüne gözlerimizle şahit olduk.
Bunları niye anlatıyorum ki?...
Çürük, kullanışsız yapıların yapılması ilk etapta avantajlı, maliyeti ucuzlatıyor gibi görünmesini sağlıyor ama gerçekte ucuz maliyetli yapılar, mülk sahibine çok pahalıya patlıyor. İnşaatı yapan kişi ve kuruluşlara olan güveni sarsıyor. Hepsinden önemlisi, insan sağlığı, can ve mal güvenliği açısından da büyük oranda bu tip yapılar tehlike yaratmaktadır.
Demem odur ki; Yozgat deprem riski taşımayan bir il ama bu  ''Çürük bina yapılır'' anlamına gelmemelidir.