Bu konuda AK Parti dokunulmazlıkların kaldırılmasını istiyor ve ana muhalefet ile muhalefet partilerinden destek istiyor.
Amaç terör örgütüne parlamentodan destek veren HDP’lileri yargılayabilmek, yargı yolunu açmak.
Aslında Türkiye bunları geçmişte de denedi ve meclisten vekil toplayarak göz altına aldı.
Gelinen süreçte gördük ki bu da tek başına ve yeterli bir çözüm olmadı.
Esas tartışılması gerekenler belki de bu hainlere partilerini açan, TBMM’ye girebilmesi için siyaset adı altında yardım ve yataklıkta bulunanlardı.
Dün dünde kaldı ama bugünde tablo dünküyle aynı.
Şimdi bu hainlerin dokunulmazlıklarını iptal ediyorsunuz, mağdur ve mazlum rolüyle pirim yapıyorlar, mecliste tutuyorsunuz bin türlü hainlik çeviriyorlar.
Asıl korunması gereken belki de ülkenin dokunulmazlığıydı…
Yani kürtçe kurum isimlerine geçit vermemek, milli birliğin ve bütünlüğün teminatı Türkçe dışında resmi yayın ve dil kullanmamak gibi uygulamaların hayati önemini bir kez daha kavramış olduk.
Silahı bırak, siyaset yap çağrısını akıllı, mantıklı ve haklı bulan HDP’liler böylece mecliste MHP’den dahi daha fazla sandalye kapmayı başardı.
Şimdi meclisten bunları, şehirlerden bunların silahlı militanlarını nasıl temizleriz diye düşünüp duruyoruz.
Üzücü yanı tüm bunların vebalini ve sorumluluğunu üzerine alan bir tane Allah’ın kulu yok.
Bakalım sonu nereye varacak.
MHP dokunulmazlıkların kaldırılmasına destek veriyor, CHP lideri de anayasaya aykırı olsa da destekleyeceğini beyan etti.
HDP’nin şu sıra sesi çıkmadığı gibi birlik ve beraberlik temalı söylemlerde bulunuyor.
Dokunulmazlıkların kaldırılması ülkemizde vekillerin yargılanması, suçlu ise ceza alması, hatalı ise bedel ödemesinin önünü açar mı açıkçası emin değilim.
Ne yani dokunulmazlıklar kalkınca vekiller kırmızı ışık cezası ödeyebilecek mi?
Cesaret eden polis yazsın cezayı da görelim.
Neyse hayırlısı olsun.
***
Yozgatspor Pazar günü sezonun son maçını oynayacak.
Bir mucize olsun ki bizim takım şampiyon olsun.
Yani şampiyonluk umudu bu yılda hayal oldu.
Ben en başından beri tek bir şey söyledim.
Sezon başından itibaren şeffaf ve samimi bir yönetim ile teknik heyet kadrosunun görev başında olduğunu beyan ettim.
Özellikle yönetimin samimiyetine inanan taraftar takımına yoğun bir destek sundu.
Futbol adına güzellikler yaşandı, yıllardır açılmayan tribünlerimizin kapıları seyirciye açıldı.
Yönetimin şeffaflığı ve samimiyeti konusunda bir yanılgım söz konusu değil ama teknik heyet için aynı şeyleri maalesef söyleyemiyorum.
Spor otoritelerinin hepsinin buluştuğu ortak nokta teknik heyetin kritik maçlarımızdaki vebali veya ihmali…
Yozgatspor’u gazeteci olarak takip ettiğim günden bu yana hep teknik heyetlerin oyunları ya da entrikalarına şahitlik ettik.
Şimdi iddia odur ki bu teknik heyette çeşitli ayak oyunları oynadı ve şampiyon olacak takımı frenledi.
Ne diyelim öyleyse şayet buda bir tür kul hakkıdır.
Ayıptır-günahtır.
Ama halis niyetle bu sonuçlar alınmış ise o zamanda nasip ve hayırlısı diyoruz sadece.
Selametle.