Metropol kentlerin değişik mekanlarında bir çok memleketin hemşehri dernekleri kurulmuştur. Bu derneklerin amaçları hemşehrileriyle kaynaşıp hasret gidermek, yardımlaşmak ve kültürlerini yaşatmaktır.
Bir zamanlar şiveleriyle alay edilen bazı illerimiz, o şivelerinin kültürlerine özellik kazandıran bir zenginlik kaynağı olduğunun farkına yeni varmışlardır. Şimdi ise bu değerlerini korumakta, tescil ettirmekte ve tertip ettikleri bazı özel gün ve gecelerde doya doya şiveleriyle iletişim kurarak neşelenmektedirler.
Bakın bir Diyarbakırlı annenin askerdeki  oğluna yöresel diliyle yazdığı mektup, rahmetlik Özay Gönlümün Denizli ağzı türküleri, Karadeniz edebiyatı, Adanalı üslubu, Çorumlu hitabı, Doğu şivesi, Muğlalı sohbetleri vs.vs.. hangi yöreden olursak olalım, Resmi iletişimlerimizi zorlanarak da olsa İstanbul şivesinde toplayarak yazılı ve sözlü edebiyatımızı oluşturmaktayız. Ama bilmeliyiz ki bölgesel tarzımız kesinlikle bizim zenginlik kaynaklarımızdır.
İşte Anadolumuzun en ciğerden ve en samimi üslupla süsleyip dostluk ve vefa ekleyerek ikram ettiğimiz Yozgat şivemiz de bizim güzelliğimiz ve zenginliğimizdir.
Bende naçizane yazılarımda ve şiirlerimde bölgesel dilimizi aktarmaya çalışan bir kardeşinizim. Değişik festival ve toplantılara sunucu olarak katıldığım organizasyonlarda gururla aktardığım şivemizin sempati ile dinlendiğini görerek keyifleniyorum.
Yozgattaki nostaljik anılarımızın ve şimdiki kaybolan izlerinin arayışıyla kaleme aldığım Üreluğün Koye Gettim Gomşular adlı şiirimi siz değerli hemşehrilerimle paylaşmak istiyorum.
Arz ederim…