Bozok Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yozgat’ta hemşerilerimiz için bir alternatif sağlık kuruluşu olarak var olmaya ve bizi mutlu etmeye devam ediyor. Bu hastane ile ilgili birkaç defa teşekkür yazısı yazmış, doktorlarına ve çalışanlarına da teşekkür etmiştik.
Ne yazık ki; hem devlet hastanemiz de hem de üniversite hastanesinde Nefroloji doktoru ve nefroloji bölümü yok. Böbrek rahatsızlığımız nedeniyle Ankara ya gitmek zorunda kalıyoruz. İnşallah en kısa zamanda bu bölümler içinde doktor ataması olur. Siyasilerimize de bu bir teklif olur.
Nefroloji olmayınca kontroller için üroloji doktoruna gidiyoruz. Geçen gün de Bozok Üniversitesi Hastanesi Üroloji doktoruna gittik. Sıramızı aldık, medenice ve diğer insanlara saygı duyarak doktoru bekliyoruz. Saati gelince muayene başladı. Ama öyle bir garip uygulama ki; yol geçen hanı gibi giren çıkan belli değil. (O)- Öncelikli sıraymış, bir de randevulu hastalar varmış, (N)- de normal sıraymış… Al sana sıra karmaşası!
Sıramız 15 ama O- dan 38. Kişi muayene oluyor. Arada sırada ahbap çavuş ilişkileri devreye giriyor. Sizin erkenden gidip sıra almanızın, işinizi gücünüzü ertelemenizin bir anlamı kalmıyor. Muayene olayım derken bir de sinir ve stres sahibi oluyorsunuz asabınız bozuluyor.
Sıkıntıyı dile getireceğim: Hastane yöneticilerini arıyorum kimseyi yerinde bulamıyorum. Kardeşim bunun bir normal sırası olmaz mı diyorum? Hastane böyle ayarladı diyorlar. Geçerli mazeret ne olabilir? Hasta acil olabilir, yatalak olabilir, ayakta duramaz olabilir ona can kurban.
Ama bir normal sıra, bir öncelikli sıra, bir randevulu sıra bir de dost ahbap sırası olursa bu adaletsizlik olur, insanların hakkına tecavüz etmiş, hastalara  boşu boşuna eziyet etmiş olursunuz. Bunu kim ayarlıyorsa ayarlasın yanlıştır, hatalıdır ve kişi haklarını al aşağı eden bir uygulamadır.
Doktor beye durumu izah ediyorum, Saatlerdir bekliyorum diyorum; haklı olarak yönetimin uygulama kararını dillendiriyor. Doğru olan ne? Sıralamayı tek elden yaparsınız kimseyi mağdur etmezsiniz. Sonuç da buraya gelen insanların hepsi yaralı, üzgün, kırgın ve mağdur insanlar. Hasta olmasa orada ne işi olsun insanların?. Sırayı çileye dönüştürmenin bir mantığını göremedim doğrusu…
Bozok Üniversitesine gelince: Üniversite bizim göz bebeğimiz, umut kapımız. Değer verdiğimiz sahip çıktığımız, bizim için vazgeçilmez olan önemli bir kurum. Çalışanları, doktorları elbette teşekkürü hak ediyorlar. Sonuçta insana  hizmet ediyorlar ve insan sağlığını önemsiyorlar. Onları biz de önemsiyoruz, emeklerine saygı duyuyoruz ve şükranlarımızı sunuyoruz.
Şu mantık yanlış: Baskı yaparsanız, şikayet ederseniz Yozgat’a kimse gelmez!. El insaf yahu burası terör yatağı değil, mahrumiyet bölgesi de değil, Yozgat’ta baş tacı ediliyorsunuz daha ne beklersiniz bizden? En sakin en huzurlu ilde görev yapıyorsunuz. İnsana insanca hizmet etmek varken niye bu işi eziyete dönüştürelim ki? Herkes sırsına uysun sırasını beklesin medenice saygılı olmayı öğrensin.
Sözün özü şu: Biz Üniversitemizi seviyoruz, biz  hastanelerde çalışanlara saygı duyuyoruz, insana hizmet ettikleri için teşekkür ediyoruz. Yöneticilerinin şu sıra keşmekeşliğine bir çözüm bulmalarını istiyoruz. Oraya gelen herkes yaralı, kırgın, herkes hasta; adam gibi sırasını beklesin ve birbirine saygılı olmayı öğrensin. Bu bir insani hak değil mi? Kul hakkı olarak görüyorum ben bunu.
Sayın Rektörümüzden, Sayın Hastane yöneticilerinden bunu beklediğimizi iafade ediyoruz. Ki insanlar mağdur edilmesin, insanlar hastaneden muayene olmuş hatta tatmin olmuş olarak huzurla yuvalarına dönsünler. Bizim görevimiz de bu değil mi?