Sokakların rengi soldu bir anda
Nereye kayboldu o kadar insan...
Farketmeyen var mı acaba dedim...
Çıktım sokağa...
Sanki diğer günler farklıyım ya.
Sordum vatandaşa sanki bir eksiklik var değilmi Yozgat’ ta diye.
Herkes farklı cevaplar verdi.
Kimi dedi ki evet havalar soğuk, kimse sokağa çıkmıyor,
Kimi dedi; herkes işinde gücünde sana öyle geliyor...
Bazıları da, olsa ne olur olmasa ne olur!
Ne değişiyor ki sanki dedi.
Hala kimin ne işe yaramadığını bilmeyenler var,
7 Bin nüfuslu Yenifakılı bile üniversite istiyor bizimkiler hala ne işe yaradığını bilmiyor.
Belki de 10 bini geçen üniversite nüfusunun farkında değiller.
Üniversitenin neler kazandırdığını da bilmiyorlardır kesin. Tabi benim yine kafam karıştı hem öğle yemeğini aradan çıkarmak hemde kafamı toplamak için Hanımeli gözlemeye, Hanım elinden gözleme yemeye gittim.
Tabi amaç gözleme yemek değil sadece...
Bi yerde de Nuri Tinel hikayeleri var.
Aklımda kalanları gidip ona anlatayım
O da bana yorumlasın, kendine has mizahıyla
Eskilerden konuşuyoruz bazen...
Anlattığı şeyler hayrette bırakıyor beni...
Bazen de o anlatıyor ben gülüyorum...
Yine gittim yemeğim geldi
Sordum Nuri abiye, abi hayırdır bu saatte sen yanıma oturmazdın.
Özenle gözleme keserdin müşterilere diye...
Nuri abi güldü hangi müşteriye?
Diyor ki;
Bizim müşteriler genelde üniversite öğrencisi
Onun dışındakiler de lise öğrencileri ve memurlar,
Yani genellikle dışarıda olan kesim.
Yozgatlı gözlemeye fazla meraklı değil.
Büyük potansiyel misafirler.
Onlar daha seçici oluyor.
Onlar kaliteyi arttırıyor.
Gözleme içinde kullandığım kaşarın markasını bir gün farklı kullansam hayırdır abi tadı değişik olmuş diyor istemiyor.
Kaliteyi arıyor, soruyor...
Gözlemeyi kesmek kadar belki basit bir iş yoktur ama bilinçli insan yerken kolaylığı istiyor.
Bende de alışkanlık olmuş başkasına kestirmiyorum.
Bunları söylerken de gülüyor Nuri abi.
Para kazanmak kolay değil.
İş yerlerimizde bir sürü kişi çalıştırıyoruz.
Biz kaliteyi elimizde tutamazsak müşterilerimizi kaybederiz.
Çalıştırdığımız işçilerimiz de bizde işsiz kalırız.
Diyor...
Üniversite var da biz bu işi böyle yürütüyoruz,
Tatile girmelerini de hiç istemiyoruz diyip gülüyor.
Bizim Nuri abi böyle derken sokaktaki vatandaş diyorya bana
Olsa ne olur,
Olmasa ne olur...
Ne değişiyor ki sanki...
Biz bunlara umutsuz vak’a
Ya da Fransız diyoruz....
Yedi bin nüfuslu Yenifakılı bile üniversite için arsa bağışında bulunuyor.
Esnaf öğrenci gidince kan ağlıyor,
Sokaklar boşalıyor,
Sokakta ki amcam gitsinler de biraz nefes alalım diyor...
Yorum sizin...