“Türkiye PKK ile uğraşıyor. Daha doğrusu uğraştırılıyor. Neden biliyor musunuz? Türkiye’nin NATO’ya, yani NATO’nun yardımına mahkum hale getirilmesi için. Nitekim içinde bulunduğumuz sistemde söz konusu adresi gösterenler oldu. Aslında NATO’nun arkasında da ABD var, bölücü terörist örgüt PKK’nın ardında da ABD var.
Oyunun içinde oyun, tuzağın içinde tuzak, fark ettiniz mi?
Belki şu an devletin başında bulunanlar da bu gerçeğin farkındalar. Ama ülkemizde, Türkiye’ye sahip çıkmağa izin vermeyen, ABD’nin güdümünde ve uzaktan kumandasıyla işleyen bir sistem var. Bu sistem, önce Çin gezisine karşı, Türkiye’yi Suriye ile savaş bataklığına çekeriz, diye aba altından sopa göstermişti. Şimdi bu oyuna ek olarak, Türkiye’yi PKK’nın üzerine salarak, ülkemizi NATO’nun kucağına çekme oyununa başlamıştır.
*************
1950’li yıllarda Türkiye NATO’ya girdiğinde, ABD’nin Menderes hükümetlerine İslam ülkelerini bir federasyon halinde birleştirme, daha doğrusu İslam dünyasını parçalama, yani lime lime etme konusunda dayattığı biliniyor:
1951’de Tarihçi Cemal Kutay’ın Millet Mecmuasında şöyle bir yazı yayınlanmıştır: “NATO’ya alınmamızın asıl amacı Ortadoğu Cephesi’nin kurulması.(...) Ortadoğu’nun Pakistan, Afganistan, İran ve Türkiye ile birlikte bütün bir Türk ve İslam camiasının federasyon biçiminde birleştirilmesidir. Batı’da nasıl ilgililerden oluşan bir NATO kurulmuşsa, Ortadoğu’da da Ortadoğu Federasyonudur...” 
Yani ABD yıllar sonra, 2001’de İslam’a ve İslam dünyasına karşı başlattığı uzun süreli Haçlı savaşıyla hedeflediklerini, daha o zaman planlamıştı ve bu hedefi Türkiye’ye yaptırmağa çalışmıştı. Bu amaç için NATO diye bir ittifak kurulmuş ve Türkiye bu ittifaka ilk kurulduğu anda bunun için üye yapılmıştı. ABD daha sonraki Türkiye iktidarlarında da yöneticilere aynı hedefi dayatmaya çalışmıştı. Yalnız bu dayatmalarda önce Türkiye’nin parçalanması sonra İslam dünyasının parçalanması dile getirilmişti. 
*****************
 “Düşman içimizdedir…Son olaylar ise Türkiye’nin kendi ayakları ile tuzağa düşmesi için, kendine ve İslam dünyasına kastedecek düşmanlarının kucağına düşmesi/düşürülmesi için oyun içinde oyundur. Bir kez daha tekrarlayalım: NATO’nun ardında da ABD vardır, Türkiye’nin bugün uğraştığı, daha doğrusu uğraşmak zorunda kaldığı PKK’nın ardında da ABD vardır. Ve PKK’ya karşı Türkiye yöneticilerine adres olarak NATO’yu gösterenler de ABD’nin bizden gözüken kollarıdır, uzantılarıdır.
SONUÇ .Sanıyorum, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu bu tehlikeleri Cumhurbaşkanı ve yakın ekibi de biliyor olmalıdır, farkında olmalıdır. Ama Türkiye’de en azından bir asırdan beri kökleşen bir sistem vardır. Bu sistem aşılmadıkça Türkiye’ye sahip olmanın yolunu bulamazlar.
Bilindiği gibi, Kur’an-ı Kerim’de “Müslümanlara yardım etmek bize haktır.”] Buyurulur ve görünmeyen meleklerden ordularla yardım edileceği müjdelenir. Önemli olan Müslümanların bu ilahi yardımlara ve müjdelere layık olmasıdır. Öyleyse layık olabilmek için Müslümanlar, bugüne kadar yaptıkları yanlışlardan nasıl kurtulabileceklerinin hesabını yapmalıdırlar.  Önce Allah katında kazanmalıdırlar .Unutulmamalıdır ki, Müslümanlar bugüne kadar yaptıkları yanlışların bedellerini ödemektedirler.Düşman büyük ve güçlü değildir, Müslüman’ın imanı ve ihlası küçüktür. Sorun Müslüman’ın kendisindedir. “Sevgiler, saygılar---
 (Hasan Erden / AnaHaberGazete)