Ortaköy'deki saldırı sonrası harekete geçen FETÖ ve diğer terör grupları kaos planlarını devreye soktu. Sosyal medyada aktif edilen provokasyon hesapları, Diyanet'i hedef alan paylaşımlar, Alevi, Sünni ve laiklik kavramlarının öne çıkarılması ve şike kumpasındaki montaj tapelerin yeniden servis edilmesi kirli oyunu deşifre etti.
2017 yılına girildiği ilk saatlerde İstanbul Ortaköy'deki Reina gece kulübüne yönelik terör saldırısı ile Türkiye'ye karşı topyekün saldırının da düğmesine basıldı.
Saldırının gerçekleştiği dakikalarda Fetullahçı Terör Örgütü de Fenerbahçe'ye şike kumpasındaki montajlı kurgu kasetlerini internete servis etti. Kurgu tapelerin saldırı ile eş zamanlı olarak paylaşılması dikkat çekti. 
Bu olay terör örgütlerinin aynı merkezden yönetildiği gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. Futbol taraftarlarını birbirine düşürme ve provoke etme amaçlı saldırının, kanlı terör eylemiyle aynı anda gelmesi, Türkiye'ye yönelik çok büyük bir kaos planının devreye sokulduğunu gösterdi.
Yine sosyal medyada uzun süredir pasif olan Gezici hesaplar yeniden aktif hale getirildi. Son dönemde yaşanan ve ince ayrıntısına kadar planlanan saldırılardan sonra harekete geçen sosyal medya hesapları toplumun ayrı ayrı tüm kesimlerini birbirlerine karşı kışkırtma planını devreye soktu. Saldırı yapılan mekanın sahibinin Alevi olması üzerinden provokasyona başlayan bazı hesaplar ve siteler, Diyanet'in hutbesini de paylaşarak hedef göstermeye çalıştı.
Fırat Kalkanı ile Suriye'deki hesapları bozulan güçler tüm unsurlarıyla saldırıya geçti. El Bab'ı TSK destekli ÖSO'nun kontrol altına alacağı, terör örgütü PKK/PYD ve DEAŞ'in bölgeden temizleneceği bir süreçte, bu örgütlerin ipini elinde ülkeler, Türkiye'yi ele geçirecek yeni bir kaos planını devreye soktular.
Sabah'ta yer alan Habere göre, kan ve terörle ülkede iç savaş çıkarmayı hedefleyen bu kesimler, toplumun sinir uçlarını tahrik etmeye çalışıyor. Şike kumpasındaki montaj tapelerin yeniden servis edilmesinin amacı futbol taraftarlarını kışkırtmak ve o kesimde bir çatışma yaratmak. Otobüslerde, metroda, tramvayda, kahvelerde, insanların olduğu her yerde görev alacak provokatörlerle de toplumu tahrik edecek her türlü saldırıyı gerçekleştirmeyi hedefliyorlar.
Kaos ve iç savaş hedefleyenlerin planları ise çok net:- Laiklik provokasyonuyla dindar ve laikler arasında bir çatışma yaratmak - Alevi-Sünni provokasyonu ile mezhep çatışması oluşturmak - Provokasyonu başarabildikleri anda sokaklara dökülüp ülkede iç savaş ve kaosu alevlendirmek -Bu süreçte de suikastler yapıp Türkiye'yi yönetilemez hale getirmek - En sonunda ülkeyi askeri darbeye kadar götürüp, Türkiye'yi dış güçlere teslim etmek
Türkiye'nin yapması gereken ise bu provokasyonlara karşı uyanık olmak, oyuna gelmemek. Türkiye, 15 Temmuz'un ardından bir kez daha top yekun üzerimize gelen bu güçlere gerçek anlamda  bir Kurtuluş Savaşını sürdürmek zorundayız.
Oyunu bozmak zorundayız. Bir- beraber ve kardeşçe dik durmak zorundayız. Sağcısı- solcusuyla, Alevi ve Sünni’siyle hep beraber dik durmak oyunlara karşı uyanık olmak zorundayız. Oyun Türkiye üzerine oynanmak isteniyor. Oyun belli: İç savaş ve iç kargaşa çıkarıp ülkeyi kaosa sürüklemek ardından da darbelerle Türkiye’yi Suriye gibi karıştırmak. Mazlum dünyanın umudunu söndürmek ve İslam Dünyası ile olan irtibatını kesmek istiyorlar. Oyun büyük, tehlike sanılandan daha fazla !. Üstü kapalı bir İstiklal Harbi veriyoruz. Sırt sırta vermek, kardeş olmak ve ülkemize sahip çıkmak zorundayız.