Devletin tek bayrağı, tek dili ve tek vatanı insanlar için anlaşabileceği milli ve manevi değerleridir.Bu değerler üzerine pazarlık yapılıyorsa o ülkede huzur kalmaz ve kardeşlik duyguları zarar görür.
Açıkça şunu ifade etmeliyiz  kimse ateşle oynamasın, ihanete çanak tutmasın, bunun vebal ve sorumluluğundan kurtulamaz...Dökülen kan ve gözyaşı asla pazarlık konusu yapılamaz. Buna ateşle oynamak denir.. Türkiye de yaşayan herkesin uyanık olması ve ülkesine sahip çıkması gibi bir görevi vardır.
Türkiye Cumhuriyeti güçlü bir devlettir. Şemsiyesi altında bulunan tüm insanlara huzur ve güven sunabilecek konumdadır. Milli birlikteliği savunan herkese barış ve kardeşlik düşüncesiyle yoğuracak güçlü bir köke sahiptir. İnsanların ayrı cins ve ayrı ırktan geliyor olması bu güzel birlikteliğe zarar vermemelidir. Güçlü bir milletin birlikteliğini parçalamak isteyen hainler bölücü ve fitneci gruplarla birlikte çalışmaktadırlar.
Devlette çift başlılık olmaz! Her kafadan bir ses çıkarsa o devletin bağımsızlığı, bütünlüğü tartışılır hale gelir. Tepkimiz işte bunadır. İhanet derecesine varan bu tür tartışmalara meydan verilmemelidir. Sol ve Marksist düşünceye bağlı fikirlerle bölücülüğü gündeme getirenler ve devletin bölünmesinden parçalanmasından yana olan üç-beş çapulcu ile devlet pazarlık yapamaz, yapmamalıdır…
Biri çıkıp dini tartışmaya açıyor, diğeri dilimizi tartışıyor, bir başkası bütünlüğümüzü tartışmak istiyor. Milli ve manevi değerlerimizi hiçe sayanlar var bu ülkede. Nedir bu ihanetin amacı? Çektiğiniz kürek sizi bataklığın girdabına taşıyor arkadaş! Bu milletin dini ve dili ile oynayanların sonu hep hüsranla olmuştur. Çünkü ihanetin akibeti felakettir. Doğru olan vatanın bölünmez bütünlüğünden yana olmaktır.
Türkiye Cumhuriyetinin resmi dili Türkçedir. Anadolu'da Türklerin Anayurdudur. Bundan gocunanlar tarihe ihanet eden insanlardır. Uyuyan devi uyandırmak isteyenler acaba bu milletin sabrını mı denemek istiyorlar?
Dili de, dini de, soyu da bir ve beraber olan kardeş bir aileyiz. Bizden çok bu tartışmalara Kürt kardeşlerimiz karşı çıkmalıdır. Bölücülüğü ve ihaneti içine alan bu tartışmalara tepkimizi  koymalıyız. Allah göstermesin ileride yaşanacak hadiseler sizi de bizi de rahatsız eder. Bölücülere çanak tutanlara biz niye destek olalım ki?
İki dili tartışmaya açanlara da, iki başlı din anlayışını ortaya atanlara da, memleketini seven, vatanını seven aydınların karşı çıkması milli bir görevdir. Bugün bunları tartışmaya açanlar yarın, farklı bayrağımız olmalı farklı devletimiz olmalı düşüncesini ortaya atıp, birliğimizi tartışmaya başlayacaklardır. Böyle bir ihanete nasıl seyirci kalabiliriz? 
Köklü, tarihin derinliklerine dayanan soylu, asil bir milletin torunlarıyız. Şerefi haysiyeti asaleti ile çağlara hükmetmiş olan Türk Milletinin bir neferi olmaktan  da şeref duyarız. Türklüğümüzün yanına bir de "Elhamdüllah Müslümanız"  ibaresini yazarak Türk-İslam medeniyetini çağlar boyu sürdürmüşüz. Karanlık ortaçağı aydınlatmışız.  Bu şerefli tarihimizden utanç duyanlar soyunu, sülalesini, asaletini bir araştırsınlar.
Hz. Muhammed(S.A.V.)'ın tebliği ile başlayan İslam dini bize kimlik kazandırmış insan olmamızın, kardeşçe yaşamamızın huzurunu getirmiştir. Bu denli medeni çağdaş ve insancıl bir dinin tartışılacak neresi varmış? Tarihdeki bazı siyasi hilafet kavgalarını bahane edip dini tartışmak kime fayda sağlayacaktır?