Geçtiğimiz hafta Geredespor karşısında alınan ağır yenilgiyle birlikte, teknik kadronun istifa etmesi gerektiği yönünde, yerel basında çıkan haberlerle birlikte beklenen gelişme oldu ve teknik kadro Salı günü kulüp yönetimine istifasını sundu. Kulüp yönetimi de bu istifayı kabul etti.
Sorgun Belediyespor’un önünde şimdi bambaşka bir dönem olacak. Yeni bir teknik kadro işbaşına geldi. Yozgat’ın çocuğu Feridun Dündar, Sorgun Belediyespor’un yeni teknik direktörü, Hakkı Ekici’de yardımcısı oldu. Çarşamba günü kulüp yönetimiyle görüşen teknik heyet, ayağının tozuyla ilk idmanına çıktı. İdmanı seyretmeye gazeteci arkadaşlarımız, kulüp yönetimi, taraftar grubu başkanları ve taraftarlarda izledi.
Feridun Hoca, hiç kimsenin düşünmediği, beklemediği bir antrenman şekli ile işe başladı. Bizler, hocanın koşu ile antrenmana başlayacağını düşünürken, o tam tersi topla ve kondisyona dayalı hareketlerle başladı antrenmanlarına. Belli ki Feridun Hoca, bir an önce oyuncularını tanımak ona göre bir strateji geliştirmek istiyor. Bunda da çok haklı. Gerçi her ne kadar, antrenman topçusu ile, maç topçusu çok ayrı ayrı olsa da, antrenmanda iyi çalışan topçular, bunu maçlara da yansıtıyorlar. Çarşamba ve Perşembe günü yapılan antrenmanların ardından, aldığımız duyumlara göre takımın devre arasını hiçte iyi değerlendirmediği, oyuncuların çok güçsüz ve çok isteksiz oldukları kulağımıza geldi. Bunu Feridun Hoca’da görmüş olacak ki, buna göre önlemler almaya başlamış.
Şimdi bu hafta sonu yani Şubatın 3’ünde oynanacak Adliyespor maçı Feridun Hoca için, sadece takımı izleme ve tanıma maçı olacak. Hoca bu maçta takımın nerelerinde eksik var, nereleri takviye istiyor, buna karar verecek. Adliyespor karşısında ilk yarısında biraz mücadele eden takım ikinci yarıda adeta sahadan silindi ve maçı 4-1 kaybetti. Bu sonuçta bize gösteriyor ki, oyuncular ve teknik kadro çok harika bir devre arası tatili geçirmişler. 10 gün boyunca yiyip içip yatmışlar.
Transfer dönemi 9 Şubat’ta sona eriyor. Ancak, ben bundan sonra transfer yapılması taraftarı değilim. Hem iddiamız tamamen bitti, hem de bu saatten sonra iyi futbolcu bulmamız olanaksız. İşte Adliyespor maçını kazansaydık, o zaman belki transfer düşünülebilirdi. Bu saatten sonra yapılacak transferlerin çok yararlı olacağını hiç kimse beklemiyor. Hani bir atasözü var ya ‘’Alan aldı, satamayan başından savdı’’ diye. Aynen o şekilde. İyi topçuların hepsi kendine takım buldu. İyi olmayan futbolcuları da takımlar adeta başından savarak serbest bıraktı. Bulamayanlar da takımların başından savdıkları oyuncular ki, iyi olsalar takımları tarafından Burada Ben, naçizane olarak şu gerçeğe de parmak isterim ki, bu sene şampiyonluk yolunda iyi bir ivme yakalamıştık, bu ivme bazılarının beceriksizliği, hocanın kaprisleri, bazı oyuncuların vurdumduymazlığı ve tam olarak şampiyonluğa inanmamaları nedeniyle kayboldu.
Dünyanın her yerinden takımlar Antalya’ya kampa geliyor. Niye? İkinci yarı oynayacakları maçlara daha güçlü ve moralli çıkmak için. Bizim takımınız ise adeta tatilden dönen tatilcilerin mahmurluğu ve tembelliği ile ikinci yarının maçlarını oynuyor. Bizler bile 8-10 günlük bir tatile çıkıyoruz da, dönüşte işimize konsantre olmamız 7-8 günü buluyor. Yalnız biz tatile dinlenmek ve eğlenmek için çıkıyoruz. Peki, daha fazla güç toplamak, daha fazla çalışmak ve ikinci yarıya daha güçlü çıkmak için 10 gün Antalya’da kamp yapan oyuncularımız ve teknik kadroda mı, orada tatil yaptılar ki dönüşte, ikinci yarının ilk maçında 5, ikinci maçında 4 yediler. Doğrusu bunu anlayamıyorum.
Geçtiğimiz hafta pazartesi günü Kanal 67 de az da olsa Spor Kritik programını izledim. Zonguldak Kömürspor’dan üç futbolcu programa konuk olarak katıldılar. Bu üç futbolcunun üçünün de şampiyonluk ile hala endişe ve korkuları var. Bunun olması da çok doğal. Hele hele Zonguldak gibi futbolun çok sevildiği bir ilin takımı iseniz ve sizin ilçelerinizden biri olan Kilimli sizden bir üst ligde oynuyorsa, bu korkunun yaşanması çok doğaldır. Zonguldaklı bir çok futbolsever ‘’O da bizim takımımız’’ dese de, şuna emin olun bir çoğunun bilinçaltında, ‘’Biz il takımıyız, onlar bizim ilçemiz. Niçin biz bir üst ligde oynamıyoruz da onlar oynuyor’’ duyguları yatmaktadır. Bu söylediklerim, Zonguldak için de geçerlidir, aynı durumdaki bir başka il için de. İşte bu yüzden de Zonguldaklı futbolcular göründüğü kadarıyla stres altındalar. Haftalar ilerledikçe stresleri daha da artacaktır. Bu yükü en stressiz çeken takım, bana göre de şampiyonluk ipini göğüsleyecektir.
Şampiyonluk yolunda Zonguldak Kömürspor ve Adliyespor baş başa kaldı. Bu yarışta kim sakin olur, kim strese girmezse o ipi göğüsler. Biz ise bizi yenen ve bizle berabere kalan tüm takımlarla Sorgun’da oynayacağız. Bizim o maçlardan puanlar toplayıp ligi iyi bir yerde bitirmemiz gerekir. Yoksa, kısa bir süre sonra düşme hattında kendimizi görebiliriz.
Şimdi yeni bir hoca ve yeni bir teknik kadro ile ikinci yarıya devam edeceğiz. Yeni teknik kadro testi kırılmadan bu önlemler almalı ve gruplaşmaya asla izin vermemelidir. Yoksa kapanmış gibi gözüken yaralar, en ufak müdahalede yeniden kanar ve bu sefer tedavisi de mümkün olmaz.