Türkiye'nin coğrafi yapısı bakımından da önemli bir kesişme noktasında bulunan Yozgat'ın var olan kaynaklarının değerlendirilmesine yönelik adımların atılamaması sonucunda, üreten ve tüketen bir toplum yaratılmıştır.
Nüfusunun önemli bölümü tarımsal üretimle geçimini temin ettiği Yozgat'ta, tarımsal üretimden vazgeçilmesinin temelinde ''Bilgilendirme, bilinçlendirme, yönlendirme'' gibi eğitim çalışmalarının eksikliği ile birlikte yapısal dağınıklık da etkin olmuştur.
Bu yapısal bozukluk, tarladan sofraya uzanan yolda üreticinin zarar etmesine neden olmuş, bu da üreticinin topraktan değil, diğer sektörlerden geçimini temin etme ihtiyacını gündeme getirmiştir, getirmektedir.
Tohumu tarlaya pahalı atıp, bakımını da aynı şekilde pahalıya malederek, hasadını yaptığı ürünü için biçmesi gereken fiyat, piyasanın çok üzerinde olmasına neden olduğundan ''İflas'' noktasında zarar etmesine neden olmaktadır. Sadece tarımsal üretimde değil, teşviklere rağmen hayvancılık sektöründe de aynı sıkıntılar yaşanmaktadır.
Tüm bunlar, Türkiye'nin önemli tarım ve hayvancılık bölgesi olarak bilinen Yozgat'ta çiftçiliğin yok olmasına neden teşkil ederken, tarımsal sanayinin de bulunmaması, yaşanılmakta olan sorunların kalıcı olmasını sağlamkatdır.
Bu durum, tarım ve hayvancık sektörünü yöneten kurumsal yapıların işine gelmektedir. Bu yapılar yönetimini zahmetsiz kazanca dayadığından, iş ve işlemler için kasasına ''aidat, onay'' gibi çeşitli isimler, kalemler altında giren paranın varlığı ile başarısını değerlendirmektedir. Bu durum sektörel toplantılarda yapılan konuşmaların ilk cümlelerini oluşturmakta, ''Göreve geldiğimizde zarar eden kurumumuz bugün itibariyle kasasında, banka hesabında nakit parası bulunan bir duruma gelmiştir!'' ifadeleri sıkça kullanılmaktadır. Sanki, kasada veya banka hesabında paranın bulunması marifetmiş gibi aktarılmaya çalışıldığı gibi bu durum sorgulanmaksızın prim de yapar.
Ayrı bir konu olmasına karşın, yeri gelmişken ''Teğet geçme'' lüksümüzün olmadığını düşünerek, bu bilgileri de aktardıktan sonra konumuza dönmekte yarar var.
Ne diyorduk, Yozgat'ın üretimini, özellikle de tarım ve hayvancılık sektöründe önemli bir gelişme yakalayabilmesi için bu sektörleri yöneten ve yönlendiren kurumsal yapı yeniden düzenlemeye tabi tutulması gerekirken, sektörel üretimde elde edilen ürünlerin ham haliyle değil, işlendikten sonra pazara sunulması yönünde projelendirmeler yapılması gerekmektedir.
Jeotermal kaynakların tarımsal üretime yönelik kurulan seralarda değerlendirilmesi, ileriki adımlar atılmadığı süreçte getirisi olmayan, ölü yatırımlar olarak kalırlar. Tarıma yönelik sera tesisini kuracak olan yatırımcının ''Tek parçadan oluşan'' projesi yerine, uzun vadede ürettiğini işleyebilecek yatırımı da kurmasının cazibesi anlatılarak, ikna edilerek, yatırım yapması sağlanmalıdır.
Aksi takdirde hammaddeyi işlemeden satmanın getirisi olmaz, olmayacaktır da...