Hafta sonunda Celal Doğru'nun oğlunun düğün töreni vardı. Bu tip törenler, göremediğiniz, ender bir araya geldiğiniz dostlarınızla, tanıdıklarınızla da karşılaşıp, hasret gidermekle kalmıyor, uzun sohbet ortamlarının oluşumuna da vesile oluyor. Celal Doğru'nun oğlunun düğün töreninde de öyle oldu. Bazı dostlarla oturup, sohbet ettik, Yozgat'ı konuştuk. Son gelişmeleri ele aldık.
Dostlardan biri farklı bir konuyla bağlantılı olarak bir fıkra anlattı. Kıssadan hisse çıkartılacak cinsten bu fıkranın tam da Yozgat'a uygun oluğunu düşünerek, paylaşmayı uygun gördüm. Okuyun, bakın siz de hak vereceksiniz...
Adamın birisi yeni doğacak bebeği için Beşikçi Hasan ustaya 5 lira para verip, ''Benim doğacak çocuk için bir tane beşik yapıver'' demiş. Çocuk olmuş, büyümüş, evlenmiş, çocuğu olacakmış. Adam, oğlunu yanına çağırıp, ''Bak oğul'' diyerek başladığı lafını, ''Git Beşikçi Hasan Usta'ya senin için bir beşik siparişi vermiştim, parasını da ödedim yaptıysa o beşiği al da torunumu sallayalım'' tamamlamış. Yeni baba olacak genç, Beşikçi Hasan Usta'nın yanına varıp, ''Ben filancanın oğluyum, babam sana zamanında benim için bir beşik sipariş etmiş, şimdi benim çocuk olacak tamamsa onu almaya geldim'' deyince, Hasan Usta önce genci tepeden tırnağa gözlüklerinin altından süzdükten sonra ayağa kalkıp, telekte duran bir kutuyu açarak, ucundan tuttuğu beş liranın üzerindeki tozu, sallayarak silktikten sonra, ''Al bu parayı babana ver, bu işler öyle kısa sürede olacak işler değil. Ben böyle acele işlere gelemem, selam söyle'' deyivermiş.
Tıpkı Yozgat gibi...
Veya Yozgat insanı gibi...
Bizim beşikçi ustanında acelesi yok. Daha bebek doğmadan verilen beşik için bu kadar aceleye gerek olmadığı gibi, Yozgat'ta da gelecek hizmet ve yatırımlar için aceleye gerek duyulmuyor. Duyulmadığı için de yatırım ve hizmetler demode olduktan veya ihtiyaç kalmadıktan sonra bize getiriliyor, getirilmek isteniyor.
***
Liseler mi, Liseliler mi?
Yukarıdaki konuyla ilgisi yok ama konuyu sıcağı sıcağına gündeme getirmekte yarar görüyorum.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen bir yarışma ile ilgili olarak yapılan açıklamalarda ''Liseler arası şiir yarışması'' deniliyor. Sonrasında bakıyorsunuz, liseler arasında değil, liseli öğrenciler arasında gerçekleştirilen bir yarışma çıkıyor.
Liseler arası yarışmada, okul tarafından belirlenen öğrenci grupları arasında gerçekleştirilen yarışma olduğunu düşünüyorum. Tıpkı, ''Yozgat Lisesi futbol takımı'' veya ''İstiklal Lisesi Edebiyat kolu'' gibi. Ama Yozgat Lisesi 8'inci sınıf öğrencisinin katıldığı bir yarışmanın adı da ''Lise öğrencileri arası'' olması gerektiği kanaatini taşıyorum...
Yanlış mı düşünüyorum?...
Karar sizlerin...