Paketle demokrasi olur mu? Bir cümle ile bu sorunun cevabını  vermek güç. Hele de böyle bir ortamda.
Başbakan Erdoğan yıllardır ülkeyi yöneten bir lider olarak, Türkiye'de her kesimi memnun edemeyeceğini öğrenmiştir diye düşünüyorum.
Ülkedeki etnik guruplara, özellikle de Kürtlere ne kadar hak tanırsanız tanıyın, bundan memnun olmayacaklar.
Bunun en büyük kanıtı geçtiğimiz hafta açıklanan “Demokratikleşme Paketi”dir.
Pakete öncelikle Kürt vatandaşlarımız açısından göz atalım...
Geçtiğimiz hafta Başbakan Erdoğan'ın açıkladığı paket, Kürtlerin ana dilde eğitim haklarından, yerleşim birimlerinin isimlerinin değiştirilmesine, okullardaki "Türküm, doğruyum" diye başlayan andın kaldırılmasına ve seçim barajının düşürülmesine kadar birçok yeni düzenleme getiriyor.
Benim de bu pakette bulunan maddelerle ilgili düşüncelerim var tabi ki. Ama bugün konuyu farklı bir açıdan değerlendirmek istedim.
Her ne kadar öyle olmadığını düşünsem de, kendini Türkiye'de yaşayan tüm Kürtlerin temsilcisi gibi gören BDP, bizzat Başbakan tarafından açıklanan bu paketi de beğenmedi.
BDP Eşbaşkanı Gülten Kışanak, "Demokratikleşme paketi, Türkiye'nin demokratikleşme ihtiyacına yanıt veren bir paket değildir. Bu paket Kürtlerin temel beklentilerini karşılamıyor" dedi.
BDP Şırnak milletvekili Hasip Kaplan daha sert bir çıkış yaptı. "Buna demokratikleşme paketi demek mümkün değil" diyen Kaplan, anadilde eğitim hakkının sadece özel okullara verilmesini işaret ederek "Parası olan gitsin okusun diyor, Kürtçe öğrenimi paralı eğitime koyuyor" diyor.
Esasında Hasip Kaplan, yapacaksan bir şeyi tam yap demeye getiriyor.
Şu günlerde her akşam ekranlarda görmeye alıştığımız Kürt aydınlar(!) da paketi tartışıyorlar.
BDP'nin yanı sıra MHP ve CHP de bu paketi eleştiriyorlar.
MHP'yi anlıyorum. "Bu paket Türk milleti düşmanlığını meşrulaştırmak isteyen bir pakettir" görüşünü savunan MHP, paketin milli birlik ve beraberlik olgusuna zarar vereceğini düşünüyor.
Ama CHP'nin tutumunu henüz anlamış değilim. Çünkü CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, iktidarın demokratikleşme paketinin CHP’nin bir süredir getirdiği önerilerin kötü bir kopyası olduğunu söylüyor ama yine de paketi eleştiriyor.
Ak Parti "Evet, bu pakette bulunan bazı önerileri daha önce CHP sunmuştu, onların önerilerini aldık ve düzenledik" dese CHP bu pakete destek verecek mi?
Sanmam…
Sonuç olarak, yıllardır bu paketle sunulan şeyleri isteyen BDP başta olmak üzere tüm muhalefet partileri bu demokrasi paketine karşı mı?
Evet, pakete karşılar...
Niye çıktı o zaman bu paket? Kim için çıktı?
BDP bile bu paketi eleştiriyorsa ne yapalım?
Esasında ne istediklerini biliyoruz.
Başbakan bu paketi açıkladıktan sonra ulusal kanalda konuşan bir aydın(!), Kürt devleti kurulmadan bu sorunun ortadan kalkmayacağını söyledi.
Yani hükümet ne yaparsa yapsın, hangi paketi açıklarsa açıklasın bu değişmeyecek.
İstekler belli ve açık.
Onlara göre, demokrasi taksitle olmaz.
Ne yapacaksanız adam akıllı yapın, bir an evvel yapın, bizi uğraştırmayın diyorlar.
Velhasıl, taksit taksit uğraştırmayın bizi diyorlar...