İnsanları mutlu edecek tek vasıta onları birbirlerine yaklaştırarak onlara birbirlerini sevdirerek karşılıklı maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılamaya yarayan hareket ve enerjidir.Aynı zamanda bireyler daima yüksek asil ve kutsal hedeflere yürümelidirler bu hareket şeklidir ki insan olanın vicdanını beynini ve bütün insanlık anlayışını tatmin eder bu şekilde yürüyenler ne kadar büyük fedakarlık yaparlarsa o kadar yükselirler ve hareket şekli mutlaka açık olur olayın dini istikameti de böyle değimlidir ? böyle hayat akışında yürüyen bireyler vuslata koşmazlar mı ?  İslam kurallarıyla paralel yürüyen insanlık onları cennet hedeflerine götürmez mi ? yoksa o güzel hedeflere ulaşmak bir saltanat işimi.
Geçen hafta perşembeyi cumaya bağlayan gece ilimizin iki asil sülalelerinden öğretmen Mustafa kılınçkan ve mukabilinde aynı saatlerde Ömer Gürsoy kardeşlerimizi kaybettik.Acımız yürekten ve çok derin daima yüksek hedeflerde varlığını kabul ettiren bu iki sevecen insanı kaleme dökmemek hiç olur mu ? Tüm Yozgat’ı yasa boğan bu meftaların biraz hayat hikayelerinden bahsetmek istiyorum.
Ömer gürsoy çok eskilerin anımsayacağı benimde dedem olan kürkçüler eşraflarından kürkçü Ahmet gürsoy ve kuyumcu İbrahim amcanın torunudur. Merhum Yozgat esnaflarından Osman gürsoy’un oğludur kısa bir tahsil hayatından sonra çekirdek bir ailenin içinde ticaretle hayatına devam etti .Baba ve amcasıyla temeli atılan büyüyüp gelişen Yozgat’a damgasını vuran kürkçüler (Gürsoylar) ticaretinin işlevinde aktif rol aldı meydan yerinde çok etkin zengin bir ticaretle hayatını devam ettirdi.varlığın zenginliğin bol olduğu bir doruk noktaya ulaştı. Bu güzellikleri bankalar caddesinde sonrada meydana yakın iş merkezlerinde devam ettirdi. Annesinin vefatı ile boşlukta kalan gürsoy babasının tekrar evlilik yapmasıyla ve ikinci bir baba kaybıyla çok büyük düşüşler yaşadı .Varlık içinde gülümseyen hayat ona ters döndü sonrada kader ona bir türlü gülmedi onu sergiciliğe mahkum etti.borçları ailesi ve iki güzel evladı için rızık aramaya koyuldu.O tarihle birlikte gelen bu varlığını yaşatmasa bile kendi asaletini ve tertemiz kalpliliğini yaşatmaya çalıştı önemlisi de o değimliydi  O merhum ömer gürsoy karakter ve yapı olarak tam bir insan sıfatları ile iç içedir.Akrabalarıyla komşularıyla dostlarıyla candan ve içtendir esprili şakalarıyla her zaman dostlarını güldürmüş yardım elini uzatmış bir dirhem ekmeğini elle katık etmiştir ağlayan yüzler onunla gülmüş hayat hikayesi topluma ve sevenlerine örnek olmuştur.
Aynanın bir diğer karşısında olan eğitmen meslektaşım yol kader arkadaşım. Can kardeşim Mustafa Kılınçkan’da bu niteliklerden farklı olmayıp eş değerlere sahip bir kişiliktedir. Kılınçkan  Yozgat’da asil sülalelerden olan kahveci Mehmet amcanın oğludur büyük camii karşısında yine eskilerinde anımsayacağı gibi cenaninin kahve denilen iş yerinde baba ve amcasıyla birlikte çalışır çay ve kahve servislerinde yer alırdı. Hem okul hayatına hem de iş hayatına birlikte devam eden kılınçkan tahsil hayatını Eğitim enstitüsün de noktaladı hayata öğretmen olarak atandı. Yurdun muhtelif yerlerinde görev yaptı Amasya Taşova ilk görevini ifa eden kardeşimle Dambasan köyünde buluştuk güzel anılar bizi küçüklük arkadaşlığından daha da çok yakınlaştırdı burada meslektaşı Fatma Kılınçkan’la evlilik hayatına adım attı Tekirdağ –Hayrabolu Şalgamlı köyü derbent çıra deresi beldelerinde kutsal görevini ifa etti sonra da merkez ziya Gökalp ilköğretim okulu meslek hayatının son noktası oldu .kısa bir ticaret hayatıyla kendisine yön buldu ama sonraki yaşamındaki hayat onu amansız bir hastalık olan pankreas kanserine mahkum etti aile efradı eşi dostu ve en sevdiği arkadaşları (murat-arslan-sabit bal-Osman Kayıhan-Selahattin koştan) ve diğerleri onu hiç yalnız bırakmadı onun bir gülümsemesi arkadaşlarına şevk ve mutluluk verdi onun ızdırabı üzdü vefatı ise onlara zindan oldu çünkü merhum Mustafa Kılınçkan vefalı bir dosttu yüreğinde hep sevgi kardeşlik ve merhamet ve yiğitlik yatardı menfaat ve çıkar ilişkisi ona tersti sanırım o güzel insan islamın en önemli gereği olan kul hakkına bile bile yönelmemiştir onun hayatı ailesi çocukları torunu küçük Mustafa ve yaşamının son anlarında sevemediği koklayıp öpemediği ağlayarak bağrına bastığı yeni doğan torunu Fatma ebrar içindir. Ne diyelim o inançlı insanın yaşam öyküsü buraya kadarmış o ailesiyle gururlu arkadaşlarıyla onurlu akraba ve dostlarıyla haysiyetli öğrencileriyle önder canımız kardeşimiz Mustafa Kılınçkan ve Ömer Gürsoy sizlere hakkımız helal olsun ruhunuz şad olsun makamınız cennet olsun inşallah tanrı sizle birliktedir sizleri hiç mi hiç ama hiç unutmayacağız.