Dün ''Teşvik ama neye?'' sorusunu yöneltip, Yozgat'ın da aralarında bulunduğu bazı illerde uygulanan ''Teşvik'' ile ilgili yasanın 31 Aralık 2012 tarihinde sonlandırılmasına yönelik görüşlerimi paylaşmıştım.
Bazı okurlar dediler ki, ''Vereceği zararlar bunlarla mı, ekonomik konularla mı sınırlı?'' deyip, birbiri ardına, yaşanılacak olumsuzlukları dile getirip, tarihi gerçeklerden de örnekler verip, hatırlatmalarda bulundular.
Yimpaş Holding'in sıkıntılı dönemler yaşamasının ardından başlayan işten çıkartmalar ve bunun sonucunda da Yimteks'in kapanması ile kentte yaşanılan olumsuzlukları kontrol etmenin mümkün olmadığı vurgulandı. İnsanların beklemedikleri bir anda işsiz kalması, esnafa olan borcunu ödeyemez duruma gelmesinin yarattığı infale bağlı olarak başta hırsızlık olmak üzere fuhuş ve cinayet gibi olaylarında aynı dönemlerde vuku bulduğunun altı çizildi.
Teşvik yasasının sağladığı imkanlar Yozgat açısından oldukça önemli, ciddi bir katmadeğer sağlarken, istihdam noktasında da önemli bir paya sahip. Bugün Yozgat'ta İş Kur tarafından açılan kurslara başvuruda bulunabilecek şahıs bulmak hergeçen gün zorlaşıyor. Son açılan kursa katılmak üzere başvuruda bulunanların tamamına yakınını evhanımları oluşturuyor.
Denilebilir ki; sigortalı olarak çalıştırılanların yarısı, işverenin yakını veya yasadan yararlanılmak üzere işe alınmış kişilerdir. O nedenle ortaya istihdamla ilgili bir sorun çıkmaz...
İşte burada ciddi bir yanılgı var. Zaten bu yanılgı içerisinde olanlar durumu Başbakana yanlış bilgiler aktararak, yasanın süresinin uzatılmasına engel oluyorlar, kanaatindeyim.
Bugün Yozgat'ta bir kişinin istihdam edilebileceği işte iki kişi sigortalı olarak görünüyor. Bazı işkollarında ise bir kişinin yerine üç kişi sigortalı durumda. Bu nedenle de devletin zarar uğradığı, uğratıldığını ileri sürenler, yarın sigorta primi girdilerinin en az yüzde 50 ve üzerinde düştüğünü gördüklerinde bunu nasıl izah edeceklerdir? Veya bu durumda kendilerine göre nasıl bir yol bulup, hem devletin hem de işverenlerin, dolaylı olarak da çalışanların sırtına yeni külfetleri yükleyeceklerdir?...
Bu iş ''Altın yumarlayan tavuk'' hikayesine benziyor. Devletin bürokratları, mevcut sigortalı sayısından hesap yapıp, devletin zarara uğradığını savunuyorlar ve yasanın devamlılığına karşı çıkıyorlar. Halbuki, yasanın süresi uzatılmaması durumunda işveren sigortasını yatırdığı insanların iş akitleri iptal edecektir, sokağa bırakacaktır.
Yozgat'ta 10 ve üzerinde işçi çalıştıran tüm işletmeler bu yasadan yararlanıyor. 10 ve üzerinde işçi çalıştıran bu işletmelerin tamamına yakını çalışanlarının yarısını işten çıkartmaya hazırlanıyor. O nedenle durumun değerlendirilmesi gerekir. Ya devlet sokağa bırakılanlara iş verecek, istihdam yaratacaktır. Ya da yaşanılacak sosyal patlamaya karşı şimdiden gereken önlemi alacaktır.