İyisiyle kötüsüyle koca bir sezonu ardımızda bıraktıktan sonra yeni bir sayfa açmak ve geçen yıl yaşadıklarımızı yeniden yaşamamak amacıyla çalışmalara başlandı.
Sorgun Kaymakamı Levent Kılıç, Belediye Başkanı Ahmet Şimşek’in katıldığı ilk önemli toplantı Sorgun Büyük Termal’de gerçekleştirildi. Bu toplantıya Sorgun’un en önde gelen işadamları çağırıldı. Hepsinden neler yapabilecekleri yönünde görüşler alındı. Öncelikle yeni bir kulüp yönetimi oluşturulması yönünde çalışma başlatılmasına karar verildi.
Bu arada eğer 2011-2012 futbol sezonunda şampiyonluk hedefleniyorsa ona göre transfer yapılması yönünde de öneriler geldi. Bu bağlamda bir çok işadamı da mali yardım sözü verdi. Dilekler tutuldu. Bu temennilerle toplantı sona erdi.
Aradan geçen zaman sonrasında neler oldu diyorsanız, onu da söyleyelim. Bazı işadamlarımız gerçekten büyük desteklerde bulunurken, söz verenlerin bazıları ise bir daha ortalıkta görünmediler. Benim bildiğim kadarıyla da bu işadamlarının başında da Salih Çelik, Soner Bölükbaşı geliyordu. Veya ben sadece bu ikisinin destek olduğunu biliyordum. Eğer başka destek olan işadamları varsa, onlardan özür dileyerek isimlerinin bildirilmesi durumunda onlara da bu köşede yer vermekten büyük zevk duyarım.
Toplantıya yaklaşık 100 e yakın işadamı katıldı. Diğerlerinin taahhütleri ne oldu derseniz, hepsi boş, hepsi palavra. Yük yine belediyemiz ile birkaç gönüllü işadamımızın şahsi gayretlerine kaldı.
İşte bu düşüncelerle ilk olarak yeni bir yönetimin oluşturulması çalışmaları başladı. Aylardan Ağustos ve Ramazan. Hava sıcak mı sıcak. Bu arada Muammer Hoca ile birlikte kulüp yöneticileri harıl harıl futbolcu arıyorlar. Kulüp yöneticileri derken, kimin başkan kimin muhasebeci, kimin kulüp müdürü olduğu bile belli değil.
17 Ağustos Çarşamba günü öğleden sonra Halit ile kulübün tesislerine gittik. Bakalım durum nedir diye. Tesislerde bakım onarım çalışmaları vardı. Muammer Hoca da, daha önce anlaşmaya varılan birkaç oyuncuyla sohbet ediyordu.
Kulüp yöneticilerimiz, Muammer Hoca’nın ağzına bakıyor ve onun tavsiye ettiği tüm oyuncuları kadroya katmaya çalışıyorlardı. Bu yüzden de transfer görüşmeleri çok yoğun geçiyordu. Yöneticilerin böyle davranmaktan başka çaresi yoktu, çünkü Muammer Hoca takımı ligde tuttuğundan dolayı kendisine büyük güven duyuyorlardı. Durum böyle devam etti ve biz o yıl 12 futbolcuyla sözleşme imzaladık.
Hazırlık dönemi boyunca bizimle aynı ligde oynayacak olan Kırşehir ile 13 eylül Salı günü deplasmanda bir hazırlık maçı yaptık ve 3-1 kazandık. Bu maçın ardından yaptığımız Nevşehirspor maçını da 4-0 kazandık. Takım iyi gidiyordu da, ancak ligin havası başkaydı ve biz ligde ne yapacaktık bu bir muammaydı. İşte bu duygularla lige merhaba dedik. İlk maçımız için deplasmanda Nevşehirspor ile ve takım bu deplasmana bir gün önce gidiyor, ancak evde tadilat tamirat olduğu için ben onlarla gidemiyorum. Hatta maçın oynanacağı gün taraftar için kaldırılan otobüs ile gitmem bile söz konusu olamazdı. Çünkü her yer ayakta, bu şekilde benim maça gitme şansım hiç yoktu. Tüm bu olumsuzluklara rağmen içimdeki futbol aşkı, bu maça gitmekten beni alıkoyamadı ve kararımı fotoğraf makinesi ile kameramı yüklenip taraftarların gittiği otobüs ile Nevşehir yollarına düştüm.
Çok enteresandır ama, bir yıllık BAL macerası bile bizim takımın taraftarlarını havaya sokmuş. 40 kişilik otobüste bir türlü susmak bilmeyen bu taraftarın, yol boyunca takıma yaptıkları sevgi tezahüratları görülmeye değerdi. Bu küçücük taraftar grubunu bir kıvılcım olarak görüyor ve aklımdan, sevgilerini devam ettirilmesi, kurdukları taraftar kitlelerini artırmaları halinde çok büyük bir güç olacaklarını düşünmeden edemiyordum.
Bu düşüncelerle 3 saatlik bir yolculuğun ardından Nevşehir’e ulaştık. Bizi yöneticilerimizden Salih Çelik karşıladı. Boynumuzdaki o federasyonun tüm liglerdeki basına layık gördüğü yaftalarla stada girdik.
Stad içerisinde bizi karşılayan eski bir dost vardı. Sorgun’da bir müddet Emniyet Müdürlüğü görevini yürüten ve ardından da Yozgat İl Emniyet Müdürlüğü’nde görev yapan Hayrullah İmdat. Sevgili Müdürümüz bizleri çok iyi karşıladı. Kendisiyle uzun süre sohbet ettik. İşin özü, emniyet açısından bir sıkıntı yok. Bu arada Nevşehirspor’un bazı aklı evvel yöneticilerinden birilerin stada girmek isteyen bizim taraftarlarımızdan, onar lira para istemesini bir türlü anlayamadım. Bu ligde seyirciden ücret alınmıyordu. Ancak Nevşehirspor’da 3. ligden gelmiş olduğu için bu olayı ligin statüsünü bilmeyen bir işgüzar yöneticinin davranışı olarak yorumladım. Neyse ki, prosedür bizim yöneticilerimizden Salih Çelik tarafından kendilerine anlatıldı da olay kapandı.
Nevşehir Gazi Stadı’ndaki maç 14.30 da başladı. Hazırlık maçında 4-0 yendiğimiz Nevşehirspor’dan sahada eser yoktu. Maçın ilk yarısında onlar oynuyor biz seyrediyorduk. Galiba, o hazırlı maçındaki 4-0 lık sonucun, bu kötü futbolda büyük etkisi vardı. İlk yarı onların baskısı altında başladı ve maçın 22. dakikasında Uğur Öztürk ev sahibi takımı 1-0 öne geçirdi.
Maçın ikinci yarısında iyi olan taraf bizdik. Transfer görüşmeleri sırasında kendisini gol makinesi olarak adlandıran ve benim de çok merak ettiğim Aykut maçın 70. dakikasında meydana gelen bir penaltıdan topu filelere göndererek durumu eşitledi.
Ligin ilk maçından aynen geçen yıl olduğu gibi berabere kalmış ve 1 puanla Sorgun’a dönmek zorunda kalmıştık.
Ancak bu kez Sorgun’da hiç kimse bizi bir puan aldığımız için sevinçle karşılamadı.
(SÜRECEK)