Bu gün efkarlıyım yine dertliyim

Kimseye geçmiyor nazımız bizim

Bilmem namert miyim yoksa mert miyim

Çoğa sayılmıyor azımız bizim

Haram katmam ekmek ile aşıma

Kırkındayken geldim yetmiş yaşıma

Ağustosta karlar yağar başıma

Kışlara dönüyor yazımız bizim

Ne yağımız erir nede buzumuz

Ne oğlumuz anlar nede kızımız

Ne tadımız kaldı nede tuzumuz

Hayatta gülmedi yüzümüz bizim

Çok çileler çektim zalim elinden

Aşk ile muhabbet eden dilimden

Osandırdı beni mızrap telinden

Dokundukça ağlar sazımız bizim

Âşık İdris dosta candan geçerim

Düzgün gider doğru yolu seçerim

Su verseler zehir diye içerim

Eksilmez yürekte sızımız bizim