Kıymetli hemşerilerim, 2014 yılına girdiğimiz günlerde sizlere yeni yılda yapılması gerekenler konusunda bilgiler aktarmaya çalışmıştık. İş Sağlığı ve Güvenliği bu sene Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını ve dolayısıyla tüm çalışma hayatını oldukça meşgul edeceğe benziyor. Bakanlığın ikinci olarak bu sıralar ve hatta hemen her dönemde önünde bir problem olarak durmakta olan bir konusu daha bulunmakta: Kıdem Tazminatı. Kıdem tazminatı, işçiler için bir güvence, işverenler için ek bir yük konumuyla çalışma yaşamını en uzun süredir meşgul eden konuların başında gelmektedir.
Ancak kanunun koyduğu sınırlar çerçevesinde ne tam olarak uygulanabilmekte, ne de vazgeçilebilmektedir. Bu sebeple özellikle Bakanlık ve tüm çalışanların ve işverenlerin, özellikle de sivil toplum kuruluşlarının gündeminden hiç düşmemektedir. İşçi ve işveren sendikaları, kıdem tazminatına kendi pencerelerinden bakarak, çeşitli gerekçelerle bu fonun kendi görüşleri doğrultusunda çıkmasını ya da hükümetin şu anki öne sürdüğü teklifi ile çıkmamasını istemektedir. Bunda temsil ettiği kitlelerin çıkarlarının maksimizasyonu ile birlikte, kendi varlıklarını devam ettirme yönündeki katkılarının da elbette ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bugün sizlere geçtiğimiz haftalarda bu konu hakkında okuyucularımızdan gelen, ancak programlı yazılarımız nedeniyle hemen cevaplayamadığımız soruların cevapları ile konuyu tartışmaya başlıyoruz.
Soru 1: İşyerinde 01.01.2012 tarihinden beri hemşire olarak çalışıyorum. KPSS ile Yozgat Devlet Hastanesine atanmaya hak kazandım. İşyerinden en geç 01.03.2014 tarihine kadar ayrılmam gerekiyor. Durumu 01.01.2014 tarihinde işverenime yazılı olarak bildirdim. İşyerimden kıdem tazminatı alma hakkım var mıdır?
 Cevap 1: Okuyucumuzun işyerinden en geç 01.03.2014 tarihinde ayrılacağını varsayarsak, çalışmasının son günü olan 28.02.2014 günü iş sözleşmesi fiili olarak sona erecektir. Bu durumda işçinin işyerindeki kıdemi (01.01.2012 – 28.02.2014) 2 yıl 2 ay olarak kabul edilir. İşçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için iki hususun aynı anda gerçekleşmesi gerekmektedir. Birincisi işyerinde an az bir tam yıl çalışma koşuludur ki işçinin bu koşulu yerine getirdiği görülmektedir. İşçinin çalışma süresi açısından bu noktada bir sorun yoktur. İkinci olarak işçinin iş sözleşmesinin Kanunun aradığı şekilde son bulmasıdır. 1475 sayılı İş Kanununun yürürlükten kaldırılmayan tek maddesi olan 14. Maddesinde işçinin hangi hallerde iş sözleşmesi sona ererse kıdem tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Bunlar;
1. İşveren tarafından bu 4857 sayılı Kanunun 25 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında,
2. İşçi tarafından 4857 sayılı Kanunun 24 ncü maddesi uyarınca,
3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla,
4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;
5. (Ek: 25/8/1999 - 4447/45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması halleridir.
Yukarıda sayıldığı üzere işçinin kamuda bir kadroya atanmak için dahi olsa kendi isteği ile işyerinden ayrılmış olması halinde kıdem tazminatına hak kazanması mümkün değildir. İşçi kendi isteği ile ayrılmak, bir başka deyişle istifa etmek ile o işyerine ait haklarından kendisi vazgeçmiş olmaktadır. Bu sebeple işçiye bir kıdem tazminatı ödenmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.
Soru 2: Bir inşaat firmasında kepçe operatörü olarak çalışmaktayım. Yozgat’ta bir şantiyemiz var ve yol yapım işiyle uğraşıyoruz. Buradaki işimiz 01.03.2012 tarihinde başladı, 31.03.2014 tarihinde sona erecek. Daha önce de aynı firmanın Çorum ve Tokat şantiyelerinde 3 yıl 7 ay çalışmışlığım var. İşveren 31.03.2014 tarihinden sonra yeni bir işi olmadığını ve başımızın çaresine bakmamızı söyledi. Son aylık net 1.200 TL. aylık alıyordum. Ben bu işyerinden kıdem tazminatımı alabilecek miyim?
Cevap 2: Okuyucumuz işyerinde halen çalışmaya devam ettiğini ve muhtemelen 31.03.2014 tarihinde iş sözleşmesinin sona ereceğini bildirmiştir. İşçinin öncelikle çalıştığı işyerini ve yaptığı işi değerlendirmek gerekir. Yol yapımı, baraj işleri gibi müteahhitlik işleri, daha önceki yazılarımızda değerlendirdiğimiz gibi belirli süreli işlerdendir. Ancak işin kendinin belirli süreli olması yetmez. Ayrıca işçi ile yapılan iş sözleşmesinin de niteliğine bakmak gerekir. Okuyucumuz sorusunda kendisi ile yapılmış olan sözleşme türünü belirtmemiş. Bu durumda her iki hali de değerlendirecek olursak; eğer kendisi ile belirli süreli iş sözleşmesi imzalanmış ve sözleşme belirli sürenin 31.03.2014 tarihinde bitimi ile kendiliğinden sona eriyor ise, Kanunda sayılan haller arasında yer almadığı için kendisine kıdem tazminatı ödenmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak işçi eğer belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılmış, yani sözleşmede belirli bir süre bulunmuyor ise, 31.03.2014 tarihinde işveren tarafından kendisine yeni bir iş gösterilmeyip iş sözleşmesi sona erdirilince, kıdem tazminatı almaya hak kazanacaktır. İşçinin bu işyerindeki çalışma süresi 01.03.2012 – 31.03.2014 tarihleri arasında 2 yıl olmakla birlikte, sorusunda aynı firmanın iki şantiyesinde toplam 3 yıl 7 ay daha çalışmasının olduğunu bildirmiştir. 1475 sayılı İş Kanunu 14. Maddesinde “İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır” hükmü doğrultusunda, bu işçinin kıdemi aynı işverenin farklı işyerlerinde geçirdiği süreler göz önüne alınarak hesaplanmalıdır. Buna göre işçinin üç işyerindeki toplam (2 yıl + 3 yıl 7 ay) 5 yıl 7 aylık hizmeti toplamının kıdem tazminatında dikkate alınması gerekir. Bu durumda işçiye her yıl için 30 günlük ücreti tutarında ve arta kalan süreler için de aynı oranda kıdem tazminatı ödenmesi gerekmektedir. İşçinin son ücreti aylık net 1.200 TL. olmakla birlikte, kıdem tazminatı işçinin brüt ücreti üzerinden ödenmek zorundadır. Buna göre işçinin aylık brüt ücreti yaklaşık (evli, çocuklu durumu bilinmemekle birlikte)  1.675 TL. civarında olacaktır. Bu rakam üzerinden 5 yıl 7 ay hizmeti karşılığı olarak, 5 yıl için (1.675 x 5) 8.375 TL.; 7 aylık süre için (1.675 x (7/12)) 975 TL. olmak üzere toplam yaklaşık 9.350 TL. üzerinden binde 7,59 damga vergisi kesilmek kaydıyla kıdem tazminatına hak kazanacaktır.
Önümüzdeki hafta yine sorularınız üzerinden konuyu tartışmaya devam etmek üzere selamlar