Geçen haftaki yazımızda siyasetçilere yönelik Türkiye hedefleri konusuna yer vermiştik. Siyasetle ilgilenen kişilerin hem  insanlık, hem ülke ve  hemde yaşadıkları çevre ile ilgili söyleyecek bir şeylerinin olması gerektiğini belirtmiştik. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 550 Milletvekilinin ülke için söyleyecekleri ve yapacakları politikalar olmakla birlikte bunun yanı sıra seçildikleri il için ve bu ilde yaşayanlar için hem temsilcilik hem de siyaset yapma görevleri bulunmaktadır. Özele indirgersek,  Yozgat Milletvekilleri’ nin de il- ilçe- köy bağlamında hedefler oluşturması ve bunları hayata geçirme çabası göstermeleri Yozgat halkına olan borçlarıdır. Yozgat’ın sorunlarını ve çözüm önerilerini ortaya koymak açısından hedeflerin ne olması gerektiğini bugünkü yazımızda özetlemeye çalışacağız. 

YOZGAT İÇİN HEDEFLER

Konya’ dan sonra ülkenin ikinci tahıl deposu olarak görülen memleketimiz için her şeyden önce potansiyel tarım imkanlarının hayata geçirilmesi gerekmektedir. Yıllardan beri köylerimiz boşalmakta ve iş gücü kent merkezlerine kaymaktadır. Köyde yaşantı cazip olmaktan çıkmış görünmektedir. Tarım arazileri boş kalmakta, üretmek yerine sosyal yardım almak,  geçim vasıtası olarak görülmektedir. Bu durum sürdürebilir değildir. Klasik tarım yöntemleri yerine modern, verimli ve büyük ölçülü tarım işletmelerinin kurulup desteklenmesi ihtiyacı vardır. Köy merkezlerinin gereğinde toplulaştırılıp küçük kentler biçiminde her türlü teknolojik ve modern imkânlarla yaşanılabilir hale getirilmesi,  tersine göçü sağlayabilecektir. Burada yerleşik insanların toprağı işlemesi ve üretmesi hem ülkenin hem de Yozgat’ın temel ihtiyacıdır. Yozgat gibi tarım potansiyeli yüksek bir il için Ziraat liseleri ve Ziraat Fakülteleri yoluyla yetişmiş insan ihtiyacının karşılanması ve bu insanların modern tarıma öncülük etmeleri sağlanmalıdır. Arpa, buğday gibi üretimlerin yanı sıra alternatif ürünlerin yaygınlaştırılması bakımından teşvik edici politikalar oluşturulmalıdır. 

76 milyon nüfuslu ülkemizde 25 milyon civarında canlı hayvan bulunduğu belirtilmektedir. Sanayileşmiş ülkeler için dahi bu miktar oldukça azdır. Bir kilo etin 50,00- TL ye dayandığı ilimizin hayvancılık potansiyelinin kullanılması zorunludur. Hem arazi, hem iş gücü, hem de diğer unsurlar  yönünden koşullar tam anlamıyla müsaittir. Oldukça kazançlı hale gelebilecek hayvancılık işletmelerinin kurulması ve geliştirilmesi Yozgat Siyasetçisinin hedefleri arasında bulunmalıdır.

Termal zenginliğimiz ilgi ve proje beklemektedir. Afyonkarahisar’daki termal tesis patlaması ve ülkeyi aşan boyutta dünyanın ilgi çeken termal merkezlerinden biris olması örnek alınmalıdır. Termal su her ülkeye veya her yöreye nasip olan bir zenginlik değildir. ‘’Su akar Türk bakar.’’ deyimini tersine çeviren bir anlayışla termal kaynaklarımızdan, elektrik üretimi, şehir ısıtması, turizm tesisleri ve son olarak seracılık faaliyeti ile ekonomik canlılık sağlanması hiçte zor değildir. Hem yerli hem de yabancı turistler için çekim merkezi haline gelecek bölgeler oluşturarak özellikle fizik tedavi ve geriatri yönünden sağlık turizmi potansiyeli oluşturulmalıdır. Kayak, dağcılık, tarih temalı turistik tesislerin de karşılık göreceğine inanıyorum. 

Başta üniversite sınavları olmak üzere tüm göstergeler Yozgat eğitiminin dibe vurduğunu göstermektedir. Eğitim gönüllüsü ordusu kurularak okul eğitimlerinin üzerine oluşturulacak programlar ile mevcut durumumuzdan hızlı bir çıkış yapmak zorunluluğumuz vardır. Milli eğitim teşkilatımızın Yozgat’lı idealist kadrolarının özveri göstererek planlı bir biçimde bir mucizeyi gerçekleştirmesine de siyasetçilerimiz kıvılcım olmalıdır.
Üniversitemiz şehrin sosyal ve kültürel yaşantısına renk katmakla birlikte üniversite öğrencilerimizin halkla, sivil toplum örgütleriyle ve toplumun bütün katmanlarıyla ilişkilerinin geliştirilerek konser, sergi, seminer ve diğer organizasyonlarla sosyo- kültürel hayatın canlandırılması hedeflenmelidir. 

Yozgat’ın en büyük sorunu işsizliktir. Sanayileşme durma noktasına gelmiştir. Yibitaş ve Yimpaş başta olmak üzere özel sektör girişimleri ile ortaya çıkan sanayi tesislerinin üzerine büyük çaplı ve  yeni bir sanayi kuruluşu eklenememiştir. Sanayileşme olmadan işsizliğe çare bulunması mümkün değildir. Sosyal yardımlarla yaşayan ve başka hiçbir para girdisi olmayan bir Yozgat’ı kabullenmemiz olanaksızdır. Kağıt üstündeki teşvikler Yozgat için çare değildir. Yozgatlı olan yada olmayan sanayicileri  tarım, hayvancılık, toprak ile entegre sanayi tesislerini kurmaları için şehrimize getirmek bir yana,  mevcut sanayicilerimizi bile küstürmemizin nedenlerini Yozgat siyasetçisi ve bürokratı sorgulamalı ve öz eleştirisini yapmalıdır. 

Yozgat her yıl küçülmekte ve erimektedir. Ülkenin en çok göç veren illeri arasında olmamız üzüntü vericidir. Bahsini ettiğimiz potansiyellerin harekete geçirilmesi ve tersine göçün sağlanıp Yozgat’ın yeniden büyüme trendine sokulması ilk amacımız olmalıdır. 
Ayrıntılı bir çok projenin oluşturulması işini Yozgat siyasetçimize bırakarak gelir düzeyi yüksek, gelişmiş, sorunlarını aşmış bir memleket idealinin  temenniden öteye geçip hayata geçirilmesini diliyorum.