Bu manada derneğimize gelen öğrenciler çok oldu. Arkadaşlarımız bizzat önlerine düşüp onlarla birlikte köylere gittiler. Bu araştırmaları yerinde incelediler. Arkadaşlarımıza verdiğimiz talimat da öyle oldu. “Tanıdığımız köylere gidelim, muhtarlarla görüşelim ve bu çocuklara yardımcı olalım!”
Yönetim kurulundaki arkadaşlarımız geçen yıl “Yudan, Esenli, Gelingüllü, Yerköy Hacıuşağı, Kırım” köylerine gittiler buralarda öğrencilerle birlikte yapılan çalışmalara katıldılar. Yerköy Hacıuşağı köyündeki, “Çiğdem Pilavı” törenimiz, Kırım Köyündeki “Saya Gezimi” geleneği, internet kayıtlarında mevcuttur. Yozgat Çiğdem Pilavı Şenlikleri de bizim programımızdan sonra başlatılmıştır. Tabii ki seviniyor, mutlu oluyoruz.
Geçen yıl üniversitemiz araştırma görevlisi Tuğçe Hoca hanım, “türkülerimiz, ağıtlar, ninniler, maniler, masallar, atasözleri, halk inanışları ve halk hekimliği ” konularında ödevler vermişti. Bu ödevler doğrultusunda araştırmalar yapıldı. Derneğimizden bir çok arkadaşımız bu çalışmalara katılıp yardımcı oldular.
Bu yıl ki çalışmaları araştırma görevlisi Fatih Hoca yönlendiriyor. Araştırma Konuları: düğünler, ölüm, doğum gelenekleri, gelenek ve görenekler, adetler…
Bu amaca yönelik olarak yine birkaç köy araştırmasına katıldık, katılmaya da devam ediyoruz.
Somut olmayan kültürel mirasın (yani örf, adet, gelenek ve göreneklerin) yaşatılması, kayda alınması ve yazılı kaynaklara aktarımı konusunda üzerimize düşeni yapmak istiyoruz. Bu çocukların araştırma ödevi ama bizler de onlara yardımcı olmalıyız diyoruz.
Köylerdeki insanlarımız, yaşlılarımız, köy muhtarları bu çocuklara sıcakkanlılıkla yaklaşmalı ve yardımcı olmalıdırlar. Hatta ev hatta belediye, valilik ve Kültür – Turizm Müdürlüğü olarak da yardımcı olmalıyız. Araç temininde, araştırmaların yönlendirilmesinde, kayıt altına alınmasında, emeğimizi esirgememeliyiz. Videoları, kamera kayıtlarını, CD’leri ve fotoğrafları çekip bunları İl Kültür – Turizm Müdürlüğü arşivlerinde saklamalıyız diye düşünüyorum.
Yozgat Şairler ve Yazarlar Derneği, halk kültürü araştırmasında, incelemesi konusunda üzerine düşeni fazlasıyla yerine getiriyor. Yozgat’ın tanıtımı konusunda aktif çalışıyor. Derneği kurduğumuz günden bu güne tanıtım konusunda üzerimize düşeni fazlasıyla yerine getirdik. Görevimiz bitti mi? Elbette hayır! Ama imkan?
İmkanlarımız kısıtlı, ekonomik sıkıntılarımız söz konusu, yeterli aracımız yok. Bu kısıtlı imkanlarla yapılanlar göz doldurmuyor. Tenkit edenlere derim ki “Yozgat’ın tanıtımı adına sen ne yapıyorsun!.. Bugüne kadar ne yaptın?”
Üzüldüğüm bir konuyu da ifade edeyim: Yozgat dışından gelen, hatta gereksiz ve lüzumsuz harcamalara nakit ayıran sayın yetkili ve etkililerimiz, derneğimize katkı-destek dediğimizde niye susuyorlar acaba? Yoksa bunları hak etmiyor muyuz?
Yoksa Şairler ve Yazarlar Derneği, Türkiye’nin her yerinde tanınıyor, takdir ediliyor ve övgüyle söz ediliyor. Ne garip ki, Yozgat’ta bizi tanımayan, çalışmalarımızı önemsemeyen zevatlar var. Niyetlerini de anlamış değilim. Bir grup fedakar arkadaşımla akla-hayale gelmeyecek çalışmaların altına imza attık. Sadece tenkit ediliyoruz. “Sen çalış, balık bilmezse Haluk bilir!” derseniz tamam da, nimete de, külfete de, iltifata da adayız zaten!. “Gök kubbede hoş bir seda” bırakacaksak birlikte bırakmalıyız. Hem de makamlar, mevkiler kimsenin keyfince kullanılamaz. Oralarda Yozgatlının, Yozgat halkının, bizlerin de hakkı var. Birilerine kapılar ardına kadar aralanırken, birilerine kapılar kapanıyorsa bunun arkasındaki niyeti anlamak isteriz. Ne mi diyorum? Anlamak isteyen anladı zaten… Daha ne diyelim ki?