2006 yılında kurulan Bozok Üniversitesinin yapılaşma oranına baktığımız zaman geldiği nokta sevindirici. Erdoğan Akdağ Kampüs alanı içerisinde yükselen binalanara yenileri de katılıyor.
Bunlar yetmiyormuş gibi Yerköy, Boğazlıyan, Akdağmadeni ilçelerinde Meslek Yüksek Okulları bulunuyor, Sorgun ve Sarıkaya ilçelerinde Meslek Yüksek Okulu açılması için bina inşaatları devam ediyor. Çayıralan ilçesinde yeni protokol imzalandı. Yenifakılı ilçesinde ve diğer ilçelerde de Meslek Yürksek Okulu açılması düşünülüyor.
Yeni kurulmuş bir üniversitenin Akademik kadrosunu tamamlamadan bu denli dağılmış olması, üniversitenin doğmadan ölüm fermanının yazılması anlamına gelmektedir. Bugün için her ilçeye bir yüksek okul projesini destekleyenler, yarın eğitim için başvuru yapan öğrenci bulamadıklarında ne demek istediğimi daha iyi anlayacaklardır.
Bozok Üniversitesinin gelişim sürecinde tüm okulların bir merkezde toplanıp, mevcut kadrosu ile en kaliteli eğitim vermesini sağlayacaktır. Aksi takdirde sınırlı sayıda akademisyeni farklı alanlardaki okullara göndermeye kalkıştığınızda eğitim aksayacak, sonrasında ise iyi ve kaliteli eğitim alamayan öğrenci, kendisinden sonra gelen neslin Bozok Üniversitesini tercih etmesini engelleyecektir.
Türkiye’de 2001 yılında 76 olan Üniversite sayısı 2010 yılında 94’ü devlet, 45’i Vakıf olmak üzere 139’a çıktığını görüyoruz. Bu sayı bugün itirbariyle 105’i devlet, 61 Vakıf, 6’sı Vakıf Meslek yüksek okulu olmak üzere toplam 172 üniversite bulunuyor. Birde bunlara Polis Meslek Yüksek Okulu, Askeri okullar ve diğerlerini de eklediğimizde Türkiye’nin bir hayli akademisyene ihtiyacının olduğu ortaya çıkıyor.
Bozok Üniversitesi’nin yeterli sayıda akademisyeni bulup, Yozgat’a getirme şansı çok zayıf.  Burada siyasilere büyük görevler düşmektedir. Yeni kurulan üniversitelerin akademisyen ihtiyaçlarının karşılanması için yasal bir düzenlemeye ihtiyaç olmakla birlikte, Bozok Üniversitesi gibi üniversitelerin kendi kadrolarını kendileri yetiştirmek üzere bir düzenleme yapması gerekmektedir.
İhtiyacın karşılanabilmesi için Yozgat’lı gençlerden Yüksek Lisans programını tamamlayanlar üniversite bünyesine Araştırma Görevlisi olarak alınıp, doktoraları tamamlamaları sağlanabilir. Bunu yapmaktan, yeni kurulan diğer üniversiteler gibi Bozok Üniversitesi de kaçınıyor, yapılan başvuruları büyük oranda geri çeviriyor.
Demem odur ki; kısa sürede sayısı artan üniversitelerin akademisyen ihtiyaçlarının, belirli eski üniversitelerin programa dahil ettiği gençleri yetiştirmesiyle kapatılması mümkün değil. Eğer akademisyen ihtiyaçları karşılanamazsa, geçmiş yıllarda olduğu gibi ‘‘Her beldeye bir lise, bir mühür, müdür’’ verilip, eğitimsiz, bilgisiz nesillerin yetişmesine vesile olanlar gibi, akademisyensiz üniversitelerler, gelecekte diplomalı ama bilgisiz, yetersiz insanların piyasaya çıkmasına neden olacaklardır.
O nedenle, her ilçeye bir yüksek okul açılması için uğraş verenler, bunu bir kenara bırakıp, akademisyen sayısını artırmanın yol ve yöntemleri üzerinde durmalıdır, tarihi vebal altına girmemek için...