YOZGAT  Valiliği tarafından uygulamaya konulan 'Sinema İzlemeyen Çocuk Kalmasın' projesinin ardından, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan benzer proje devam ediyor. İlk bakışta sadece çocukların 'sinema filmi ile buluşması' şeklinde algılanabilir ama bunun ötesi de var. Çocukların sinema ve sinema filmi ile buluşmasını önemsiyorum. Zira, sinema ve sinema filmi dizi filmlerden oldukça farklı bir sanat olayıdır. Sinema atmosferinde sinema filmi ile buluşmak, sanata olan, sanatçıya olan saygınlığı artırırken, gelecek kuşakların sanatla büyümesine katkı sağlar...

***

Sınavlar, daha önceki yıllarda bir merkezde yapılırdı. Yozgat il merkezinde yapılan sınavlar, bir çok iş ve işlemler nedeniyle, köylerde, beldelerde, ilçelerde yaşayanlar il merkezine, ilçe merkezine gelmek durumunda kalıyordu. 'Yerinde hizmet!' düşüncesiyle merkezlerdeki hizmet alanları mahalline taşındı. Hizmetin vatandaşın ayağına götürülmesi ilkesi doğru olduğu kadar, beraberinde de bana göre yanlışları getirdi. Daha önce, sınava girebilmek için köyden ilçe merkezine, oradan da il merkezine gelmek durumunda olan çocuklar, köylerinden, beldelerinden ilçelerinden çıkamaz oldu. Bugün Yozgat il merkezine, bir çok köy çocuğu ilçe merkezine gelmeden yaşamaya başladı. Yozgatlı olmasına karşın, Yozgat il merkezine bilmeyen, Yozgat dışında yaşayan çok sayıda insan var, bu durum giderek de artıyor...

***

İşte bu nedenden ötürü, uygulamaya konulan 'sinema izlemeyen çocuk kalmasın!' projesini önemsiyorum. Hayatında belki de bir gün bile Yozgat'a gelebilme imkanı bulamayacak olan çocuklar, proje doğrultusunda hem sinemayı, sinema filmini görecek, hem de Yozgat'ı gezip, görme ve tanıma imkanını bulacaktır, buluyor...
İlçelerde, özellikle yılsonuna doğru okullarda gezi programları düzenleniyor. Geçmiş yıllarda düzenlenen bu tip gezileri eleştirirken, 'Neden Nevşehir'e, Amasya'ya, Kastamonu'ya gidiyorsunuz?' dememiştim ama bu böyle algılandı, dönemin kaymakamlarından birisi de tepki vermişti. Yine tekrar ediyorum, ilçelerde düzenlenen gezi programlarıyla yurdumuzun her bölgesinin tanıtılması, çocuklara gösterilmesi önemli bir durum. Ancak, kendi yaşadığı şehri, ili, ilçeyi, beldeyi, çevreyi tanımayan çocuk, Türkiye'nin hatta Avrupa'nın tüm şehirlerini bilmiş olsa ne yazar!.. 

***

Demem odur ki; bizler geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza yaşadıkları yeri tanıtamazsak, gelecekte 'kör-topal' nesillerin yetişmiş olmasına vesile oluruz. Öncelikle çocuk nerede, nasıl yaşadığını bilmeli, görmeli ki; eline imkan geçtiğinde sorunları çözebilsin...