Neymiş efendim yeni açılan hastanede muayene olamıyorlarmış.
Doktorlar bir hastayı ancak 20 dakikada muayene edebiliyormuş.
Hastaneye giden bir vatandaş muayene olmak için üç saat sıra bekliyormuş.
Eski hastanede bile daha önce muayene olunabiliyormuş.
Yeni hastanenin binası yeniymiş ama içindeki zihniyet ve hizmet kalitesi eskiden farksızmış.
Sonra hastanenin yolları yokmuş.
Her taraf çamurdan geçilmiyormuş.
Çamurlu yolları kullanan vatandaş, ayağının çamuruyla mecburen hastaneye giriyormuş.
***
Dinlersen laf çok.
Dinlersen şikayet çok.
Ancak ortada hiç kimse yok…
Gazeteci olunca seni gören başlıyor derdini sıralamaya.
Bu bazen öyle bir zamana denk geliyor ki, aslında sen ondan daha dertlisin ancak onu dinlemek durumundasın.
Şikayet bazen şehir hastanesinden gelir, bazen belediyeyle ilgilidir, bazen bilmem kimle ilgili…
***

Şikayet eden, dertlenen vatandaş ve vatandaşlara ‘buyurun konuşun, sıkıntılarınızı gündeme getirelim’ yanıtını veriyoruz.
Ancak Yozgat’ta hiç kimse bu babayiğitliği gösteremiyor nedense.
Topu direk bizim kucağımıza atıp ‘siz yazın’ yanıtını veriyorlar.
Biz yazıyoruz. Ancak yazdığımız zaman, haberde ‘kim?’ sorusu hep yanıtsız kalıyor.
Vatandaş şikayetçi dediğimiz zaman, ‘hangi vatandaş?’ yanıtını alıyoruz yetkililerden.
Hatta ‘o vatandaşları biz neden göremiyoruz?’ diye de gazetecilere yüklenenler dahi oluyor.
Sonra gazetecinin adı ya fitneye, ya muhalife ya da yalancıya çıkıyor.
Hayırlısı…

CAMİ NEREDEYMİŞ?

Dün elimde fotoğraf makinemle dolaşırken, kendimi bir anda Fatih Cami’nin dibinde buldum.
Caminin dibinde yer alan depo geçtiğimiz hafta yıkılmıştı.
Belediye ekipleri deponun tüm kalıntılarını temizlemiş.
Deponun yıkılması ve temizlenmesiyle birlikte ortaya kocaman bir tarihi yapı çıkmış.
Özellikle deponun yıllardır gölge ettiği ve kapattığı caminin arka duvarı bütün heybetiyle kendini göstermiş.
***
Sahi bu zamana kadar bu tarihi yapı neredeymiş?
Bizler onu nereye saklamışız?
Ecdadın hangi yaptığının daha iyisini yaptık da, onlara ait olanlarını saklıyor veya gölgeliyoruz.
Tarihi kilise binası Yozgat’a 1907 yıllarında inşa edilmiş sanırım.
Ve 1996 yılına kadar da kilise olarak kalmış.
Daha sonra cami yapmışız bu tarihi yapıyı.
***
Yıllardır çemberde ve kuşatma altında kalan tarihi cami bugün ortaya çıkmış.
Belediyenin yapacağı çevre düzenlemesiyle binanın asıl heybeti gün yüzüne çıkacaktır.
Bu caminin giriş kapısının olduğu bölümdeki lavabolarda bana göre oradan kaldırılmalıdır.
Caminin giriş kapısının olduğu bölümü bu çirkin beton yapı bozmaktadır.
Zaten hemen iki adım ötede lavabolar ve abdesthaneler yer almaktadır.
Caminin bu bölümü de sonradan yapılan beton yığını yerden arındırıldığında tarih gün yüzüne çıkacaktır diye düşünüyorum.
Selametle…
DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN
*Sosyal medya üzerinden futbol turnuvası düzenleyen Saraykentlileri.

*Sosyal medya kampanyasıyla ilçelerine kapalı halı saha sözü alan Saraykentli gençleri.
*Yozgatspor’da forma giymek istemeyip, kulüple yollarını ayıran Yozgatlı futbolcuyu.