Şiir: lügat itibarıyla bir şeyi zekâ ve fetanetle iyice anlamak manasındadır. Ve ilimden esastır. Istılahta: Kasd ve irade ile bil iltizam söylenen vezinli, kafiyeli sözdür. Şiirin kast ve ifade ile söylenmesi, meşru olduğundan; mevzun ve mukaffa varid olan ayetlere ve hadislere şiir denmez.
Peygamberimiz Hz Muhammed’ (s.a.v.) in: “Şiirden bir kısmı şüphesiz hikmettir” buyurduğu rivayet edilmektedir. “ “Şeytanların kime indiğini sana haber vereyim mi? Onlar, her günahkâr sahtekârlara inerler. Onlar (şeytanlara) kulak verirler, çoğu zaten yalancıdır.”
“Şairler ki, bunların ardınca sapkınlar, azgınlar giderler. Görmez misin onlar (söz sahasının) her vadisinde dolaşırlar (hissin; lezzet, nefret ve cihetlerini gıcıklarlar) ve yapmayacakları şeyleri (yaparız diye)söylerler. Ancak iman eden (şair) ler, hayır işleyenler, Allah’ı çok zikredenler ve kendilerine (müşrikler tarafından) zulüm edildikten sonra kendilerini savunanlar başka. O zulmedenler hangi bir inkılâp vakasında yuvarlanacaklarını pek yakında göreceklerdir.” (Şuara Suresi 221–227. ayetler)
“Ona şiir öğretmedik. Ona yakışmaz da, bu yalnız bir hatırlatma ve apaçık bir Kuran’dır.” (Yasin suresi69. Ayet) “Çünkü onlar kendilerine:
—Allah’tan başka ilah yoktur, denildiği zaman büyüklenirlerdi.”
“Bir mecnun şair için, ilahlarımızı terk mi edeceğiz? Derlerdi.” “Hayır, o gerçeği getirdi ve peygamberleri doğruladı.” (Saffat suresi 35/37. ayetler)
“ Şairlere gelince onlara sapıklar uyar” (Şuara suresi 224. ayet) ayeti nazil olunca, İslam şairlerinden: Abdullah b. Revaha, Ka’b bin Malik ve Hassan bin Sabit Rasûlüllah’a gelmişler ve ağlayarak;
— “Ya Rasûlullah! Allah Tela bu ayeti gönderdi. Allah bilir ki biz şairiz” diye şikâyet etmişlerdi. “Resulü Ekrem de:
—“Ayetin alt tarafını “Ancak iman edenler ve Salih amel işleyenler…” Okuyunuz.” Buyurmuştur.”
Şiirin hayra; fazilete, iyiliğe, hak ve adalate teşvik ve tergib eden faydalıları olduğu gibi; fuhşa, fezahata hizmet eden zararlıları da vardır. Birinciler, medhedilmiş; ikinciler de zemmedilmiştir.
Rasuli Ekrem kendileri de şiir kasdıyla değil, rastgele şiir söylemişlerdir. İmam Buhari’nin bu konuyla ilgili babında; Cündeb (r.a.) rivayetine göre: (ve bir rivayete göre Uhud Harbinde) Peygamberimizin ayağının parmağı cerihader (yaralandığında) olup da, ızdırap verdiğinde: “Parmağım, ne sızlarsın, sen yalnız kanayan bir parmak değil misin?
Bu kazaya da boş değil, Allah yolunda uğradın.” buyurmuştur.” (Buhari Sahih cilt8/ sayfa 310) Peygamberimiz bir hadisi şerifinde buyurdu ki: “Sizden birinizin karnının içi, şiir dolmaktansa irin dolması daha hayırlıdır.” Bu çok ağır olan zemmin; ahlaksızlığa, dalkavukluğa dair olan şiirin fena kısmına olduğu aşikârdır.
Übeydullah bin Muaz “Rasulüllah (S.A.V)’den şöyle rivayet etti: “Hassan bin Sabit’e “Onları hicvet yahut Cibril beraberinde olduğun halde onlara muhacaat eyle.” buyururken işittim.” Mubah şiiri, mescidde okumak caizdir. İslamı ve Müslümanları medh eden şiiri okumak müstehaptır. Yine kâfirleri hiciv ve tahkir eden şiiri okumak da müstehaptır. Bu türden şiirler okuyanlara dua etmek müstehaptır. (Devamı Var)