Bu memleketin bahtı kadarı mıdır nedir anlamıyorum.
    Yozgat için kara baht, kör talih yakıştırması yapanları sanki şimdi çok daha iyi anlıyorum.
    Arkadaş, iş desen işten uzak, güç desen güçten uzağız.
    Biz ne kadar umut ettiysek, her daim birileri almış götürmüş, ya çalmış, ya da kandırmış.
    Adına da adamlık demiş.
    Cumhuriyet Meydanı'nda Yozgat'a deniz getirme vaadinde bulunanları da görmedik mi?
    Onlara vaat etmek bize de inanmak düşüyor haliyle.
    Bir ay önce İleri Gazetesi'nin gündeme getirdiği Senegal muhabbeti vardı.
    Adamlar Kocaeli'nden çıkmışlar yola, Yozgat'a gelmişler.
    Düzce, Sakarya, İstanbul dönüp bakmamışlar haaa…
    Yozgat, Niğde ve Tokat'ı almışlar ellerine.
        Senegal'e işçi olarak giden yok mu deyince, bizim bahtı kara, kör talihli,
    İşi gücü olmayan insanımız kulak vermiş çağrıya.
    Güya şirket Senegal Hükümeti ile anlaşmış. 49 yıllığına kiralanan 22 bin dönümlük araziyi ekip biçecek, karşılığında da Dünya Bankası'ndan gelen parayla adam başı 2 bin dolar maaş ödeyeceklermiş!
    Senegal nere Yozgat nere?
    İnsan kulağına yakıştıramıyor duyunca.
    Nitekim bende öyle oldum köydeki akrabam ilk söylediği an.
    Konunun detaylarını daha önce de konuşmuştuk, fazla uzatmayım.
    Bizim işsiz, güçsüz insanımız haliyle ortaya konulan ekmeği kazanmanın umuduyla düşmüşler Kocaeli yollarına.
    Sadece Akdağmadeni İlçesi'nden yüzlerce insan kayıt yaptırdı bu şirkete.
    Önce bankaya 150 TL yatırmak şartıyla. 150'de minibüs gideri, hadi yolda harcadıklarını da sayalım, etti mi size düz hesap 500 lira.
    Benim köyde çobanlık yaparak geçinen akrabam bu parayı gözden çıkarabilir mi?
    Ya da siz, artık mesleğiniz, geliriniz, kimliğiniz her neyse.
    Havaya 500 TL verir misiniz?
    Kimse vermez tabi, ucunda bir getirisi olmadığı müddetçe.
    İleri Gazetesi'nde bu durum gündeme gelince insanlar daha temkinli davrandı haliyle.
    Ya tutarsa türünden Nasrettin Hocalık yapanlarda oldu.
    Ama tutmadığı haberi dünkü Sabah Gazetesi'de daha da netleşti.
    Senegal'e işçi olarak götürme vaadiyle insanlardan para alan şirketin yöneticilerinden bir tanesi tutuklanarak cezaevine konulmuş, üç ortağı da gözaltına alınmış.
    Suçun nev'i “Nitelikli dolandırıcılık”
    Türk insanının başına yeni gelmiş, çok da yabancı olunan bir durum değil bu.
    Yurt dışı diye İstanbul'a götürülen, köyden ilk defa çıkmış insanlar kandırılmadı.
    Umut tacirleri yüzünden insanlar perişan, aileler paramparça olmadı mı?
    Senegal olayındaki enteresanlık Yozgat'ın, Yozgatlı'nın özellikle seçilmesi.
    Yozgatlı, umut tacirlerinin tuzağına düşmüşken kimsenin oralı olmaması hakikaten enteresan bir durum.
    “Benim köylüm, benim işsizim kimlerin peşine düşmüş” diye bilen bir yetkili çıkmadı ortaya.
    Akdağmadeni gibi Yozgat'ın en büyük ilçesinde yüzlerce insan Senegal'le yatıp Senegal'le kalkarken hiçbir yetkilinin olayı inceleme zahmetinde bulunmaması enteresan.
    Bu memleketin insanı bu kadar mı sahipsiz anlam veremiyorum.
    Yıllarca topraklarımıza gelen yatırımı birileri aldı götürdü.
    Yozgat'a tahsis edilen kadrolar başka yerlere tahsis edildi.
    Kurumlara aktarılan kaynaklar dahi Yozgat'tan kaçırıldı.
    Derken umut tacirleri çıktı ortaya. İnsanlar yılların birikimi paralarını aktardılar bir yerlere, sonra o da hokus pokus oldu.
    Bu güne kadar kandırıldık, hakkımız gasp edildi, dolandırıldık ama buna rağmen umudumuzu yitirmedik.
    Hakikaten şaşılacak bir durum.
    Her insanın çaresiz olduğu, bundan ötesi yok dediği, son nokta koyduğu an vardır ya.
    Yozgatlı'nın ki de öyle bir şey; çaresizlik.
    Her şey bitti dediniz, işsizliğe, yoksulluğa, çaresizliği kader bilip kabullendiğiniz anda birileri çıkıp 'Haydi Senegal'e diyor.
    Üstelik 2 bin dolar maaşa….
    Sanırım Senegal balonunu şişirenler bu yönümüzü iyi bildikleri için Yozgat'ı tercih ettiler.
    Bu güne kadar her türlü alavereyi, dalavereyi gördük, şimdi ise Senegal Menegal muhabbeti.
    Bizde bu sahipsizlik oldukça yarın daha neler çıkacak kim bilir!