Ucu bize Yozgat\'a da dokunduğu için Şeker Fabrikası\'nın özelleştirilmesi ile yakından ilgilenmek, en azından ne oluyor, ne bitiyor bakmak gerekiyor.
    Belki elimizden bir şey gelmiyor, söylediklerimiz kâr etmiyor ama bir vicdani sorumluluğu yerine getirme adına konuyu sıcak tutmak, gündemden düşürmemek gerekiyor.
    Şimdi, gelelim asıl mevzua; Özelleştirilen Sorgun\'daki \"Yozgat Şeker Fabrikası kapanır mı?\"...
    En büyük endişemiz bu değil mi?
    Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesine başından bu tarafa (doğal olarak) en tepkili STK \'Şeker İş Sendikası\' oldu.
    Şeker Fabrikası çalışanlarının üyeleriyle kurulan ve ayakta duran sendikanın fabrikaların geleceğini düşünmesinden tabii ne görevi
olabilir ki?
    Şeker Fabrikası ile ilgili son yazımda da dile getirdiğim bir sendika gerçeği var.
    Türkiye\'de sendikacılık maalesef siyasi yelpaze etrafında yapılıyor.
    Ülkemizde taraflara bölünmüş sendikalar.
    İşçinin hakkını koruma vizyonu ve tüzüğü ile kurulan ancak daha çok siyasi çıkarlarla hareket eden kimi sendikalar, sendikalara olan güvenimi kırıyor.
    Sendikacılık kısmen de olsa yerelde yapılıyor.
    Genel merkezlerde yürütülen sendikacılığa olan güvenim özellikle son özelleştirmelerle iyice kırıldı.
    Bunun en bariz örneğini Yozgat\'ta Tekel Bira Fabrikası\'nın özelleştirilmesinde görmedik mi?
    Bir anda sendikanın tutumu değişti, bir anda işçiler tarafından sahiplenilen fabrika anahtar teslim özelleştirme politikasına teslim edildi.
    Hal böyle olunca bir gazeteci olarak sendikal faaliyetlerin görüntüsüne değil içinin doluluğuna, özündeki amaca bakarım.
    Bakınca her şeyi görüyor muyuz, mümkün değil...
    Ama önemli olan görmeye çalışmak.
    O yüzden biraz Şeker-İş Sendikası\'na karşı ön yargılı tavırlarım.
    Dün Şeker-İş Yozgat Şube Başkanı Ömer Macit ile bu konuyla ilgili kısa bir telefon görüşmem oldu.
    Şeker Fabrikası\'nın özelleştirilmesiyle ilgili kaleme aldığım yazılardaki birkaç hususla ilgili açıklamalarda bulundu Macit...
    Şeker Fabrikalarının ÖZELLEŞ\'memesi için her türlü mücadeleyi verdiklerini söyledi.
    Şuan bekledikleri bir mahkeme kararından bahsetti.
    Önümüzdeki günlerde Ankara\'da geniş katılımlı bir panel düzenlenecekmiş.
    Bu panele Yozgat\'tan da muhtarından STK temsilcisine Ankara\'ya panel için davet edeceklerini söyledi Macit...
    Bunlara ilave olarak, sendikanın tutumuyla ilgili ortaya koyduğum kanaate saygı duyduğunu fakat Şeker-İş Sendikası\'nın sonuna kadar mücadelesini sürdüreceğinden, kararlılığından bahsetti.
    \"Şov değil çözüm üreten bir politika yürütüyoruz\" diyen Macit\'in açıklamalarından, özelleştirmede Yozgat\'ın kaybetmeyeceğini anladım.
    Bu durumda fabrika ya özelleşmeyecek, ya da özelleşse de kapanmayacak!
    Bizim Yozgatlılar olarak beklentimiz de bu yönde zaten.
    Evdeki hesap çarşıya uyar mı, uyması için sendikanın faaliyetini
    Yozgatlı\'nın yalnız bırakmaması gerekiyor.
    Bu gerekten hareketle öncelikle STK\'ların, siyasi partilerin (iktidarı-muhalefeti), işadamlarının, çiftçi, esnaf yapılanmalarının bir bütün, tek ses olması şart.
    Gerek demiyorum şart!
    O şartı yerine getiremediğimiz müddetçe sendika yapsın, bir şeyler olsun mantığı ile hareket etmemeli.
    Zira Şeker Fabrikası\'nın kapanmasının doğuracağı kayıpları toplumun herkesimi hissedecek.
    Bu gün fabrikanın nakliyesini yapanda, işçisinin aldığı maaşla ticaretini yürüten bir küçük bakkala kadar sahiplenme noktasında üzerine düşeni yerine getirmek zorunda.
    Biz gerekli demokratik mücadelemizi ortaya sürmediğimiz takdirde çıkacak sonuca kader demeden önce bir kere aynaya bakmalıyız.
    Bu işin zararı hepimize.
    Sana, bana, ona, herkese, tüm Yozgat\'a...
    Özelleştirme sonrası birçok fabrikanın içine düştüğü durum ortada.
    Ha, Yozgat Şeker Fabrikası\'nın akıbeti de aynı mı olur...
    Biz olmaması için gayret gösterelim de gerisi Allah büyük...
    Şeker-İş Şeker\'i kurtarır mı sorusuna gelince, eğer bu sendikanın genel merkezindeki insanlar da Ömer Macit\'in ortaya koyduğu kararlığa hakikaten sahiplerse bir şansları var!
    Şu da bir gerçek ki sendika genel merkezinin kararlılığı yerelde sendikacılık yapanların duruşu ile şekillenir.
    Şeker-İş\'in sorumluluğu, bizim vebalimiz...
    İkisini hissetmek asıl olan...
    Uzun lafa gerek yok....
    Yozgat bizim, fabrika bizim, kaybedersek de bize, kazanırsak da...