Türkiye yıllardır terör ile mücadele veriyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yürütülen terörle mücadelede girilen silahlı çatışmada Şehitlik mertebesine erişen Mehmetçiklerimizle ilgili haberler yüreğimizi dağlarken, ''Yozgatlı var mı?'' sorusunu da kendimize sormadan edemiyoruz. Zira, her çatışmada şehit olan Mehmetçiklerimizden birisinin Yozgatlı olduğunu öğreniyoruz.
Veriler ne kadar doğru bilemiyorum. Çünkü bu konuda sağlam bilgiler mevcut değil. Ulaşıbildiğimiz kadarıyla terörle mücadelede son 10 yıllık süreç içerisinde bin 163 şehit veren ülkemiz, terör örgütüyle mücadelesini sürdürüyor, hergün yeni şehit haberleri gelmeye devam ediyor. Yozgat Şehit Aileleri Derneği Başkanı Zübeyir Altınok'un verdiği bilgiye göre, Yozgat 276'ıncı Şehidini geçtiğimiz Cuma günü Boğazlıyan ilçesinde toprağa verdik.
Yozgat, Türkiye'de en fazla Şehit veren iller arasında ilk sıralarda bulunuyor. Bunun birden fazla nedeni, nedenleri var. Kurtuluş Savaşı'nda ve Türkiye'nin girdiği diğer savaşlarda da nüfus itibariyle en fazla şehit veren illerden birisidir Yozgat.
Yozgat insanı ''Vatanına, milletine yürekten sahip çıkan'' bir yapıya sahiptir. İşte o nedenle hafta sonunda bir kez daha saygı ile andığımız Atatürk, Yozgat insanı için ''Bozok Yaylasının Yiğit Evlatları'' diyerek, konuşmasına başlamıştır.
Vatanına, milletine bu denli bağlı olan Yozgat insanı aynı zamanda ekonomik yönden de zayıf kalmış, güçsüz bırakılmıştır. Bugün Türkiye'nin en fazla göç veren illeri arasında bulunmasının temelinde yatan da budur. ''İş ve aş'' umudu ile yollara düşen Yozgat insanı, doyduğu yeri kendisine ''Yurt'' edinmiş, ''Vatan'' saymıştır.
Yozgat insanının vatan sevgisi ile fakirliği bir araya geldiğinde, silah altına alınan gençler, ''Ailesine yük olmadan vatan savunmasını yapmayı, en önde yer almayı'' tercih etmiştir, bugüne kadar, bundan sonra da böyle olacaktır, olmaktadır.
Bugün güvenlik birimlerinin herhangi bir biriminde görev alabilmek için başvuruda bulunanlar içerisinde en fazla Yozgat insanının yer alması da bundandır.
Yani Yozgatlı gençlerin büyük çoğunluğu, içlerindeki vatan sevgisine paralel, askeri okullara, polis okullarına girebilmek için çaba sarfetmektedir.  Vatan borcunu ''Namus Borcu'' olarak kabul eden Yozgat insanı, bu borcu bir şekilde öderken, bazıları da Şehitlik mertebesine erişirken, analarına ''Ağlama ana, Vatan için şehit olan oğlu, ağlama ki düşman sevinmesin'' diyerek, mektuplar yazmaktadır.
O nedenle de analar ağıt yakarken, göz yaşı dökmemeye özen geterir, içine, yüreğine akıtır, damla damla göz yaşını, ''Vatan sağolsun, bu vatan için bir evlat vermişim çok mu?'' diye haykırır.
Bu haykırışlardır, daha fazla insanın terör örgütü ile mücadelede ön saflarında yer alabilmek için birbirleriyle yarışması. İşte bu nedenledir ki; her şehit haberinde yüreğimiz yanarken, ''Yozgatlı var mı?'' diye sormamız, sorgulamamız. O nedenledir, ''Allah vatana, millete zeval vermesin'' diye başlar, dualarımız...