Hükümetin 'Açılım politikası fos çıktı' deyince Ak Parti düşmanı ilan ediyor bilumum borazancı tayfası.
    Vuruyor da vuruyor yerden yere…
    Nasıl olurda sen Ak Parti'nin açılım politikasına 'fos' çıktı dersin…
    Fos demeyelim de boş diyelim o halde olmaz mı?
    Açılımdan şehit çıkacağına keşke boş çıksaydı, göz yaşı değil kardeşlik doğsaydı, ihanet şımartılmak yerine cezasını bulsaydı.
    Ama olmadı…
    Olmayacağı ta başından belliydi…
    Borazancı tayfasına duyurulur, açılımın acıttığı yüreklerin sancısını bu gün Ak Partili de hissediyor, Ak Partili olmayanı da.
    Bu bir millet meselesi iken, olayı Ak Parti'nin açılım politikası olarak lanse ederlere yazık!
    Eğer öyle olmasaydı başında “Kürt Açılımı” denilen projeye Başbakan “Milli Birlik Projesi” der miydi?
    Milli kısmı milleti temsil ederken, borazancı tayfası şehit babasını yürek yangınına tuz basabiliyor sırf bir yerlere yaranmak adına.
    Şehit babasının yürek yangınına tahammül edemeyenler gelmesinler şehit cenazesine.
    Duymak istemiyorlarsa ağıt, görmek istemiyorlarsa açılımla şımaran terörün genç yaşta soldurduğu fidanların toprağa verilişini gelmesinler, görmesinler, duymasınlar.
    Bu gün açılım politikası başarısız oldu derken, bir yerimden uydurmuyorum ya arkadaş…
    Bu gün açılım politikasını sırf Ak Parti'ye yaranmak için savunanların omuzlarına on bin kere yükleniyor şehitlerin vebali…
    Benim omzumda birse vebal, kuru söğütten düdük yapacağına inananın daha fazla.
    Kandilden gelen ihaneti sırf açılıma uysun diye kırmızı halılarla karşıladık.
    Hatta seyyar mahkemeler kurduk, bir günde salı verdik, çözdük iplerini.
    İhanet döndü dolaştı 11 askerimizi şehit etti, ipini çözdüklerimizi tutukladık!
    Açılım bu mu benim milletim?
    Terörün döktüğü kanlar mı belirleyecek benim devletimin politikasını.
        Şayet dağdaki eli kanlı katiller devletin en tepesinde alınan fikre tesir ediyorsa attığı her ihanet kurşunu ile vay benim şehit anamın gözyaşına.
    Şuna bu gün bir kere daha inandım ki, bu iş dağda köpek avlamakla olmuyor, olmayacakta.
    İnlerini kuruta biliyor musun inlerini…
    İçerden ve dışardan desteği keseceksin,
    Açılım, saçılım, kardeşlik diyerek ihaneti şımartmayacaksın,
    Milletimi Türk-Kürt diye ayırmayacak, kimliğimin altına üstüne girmeyeceksin,
    Global dünya düzenine uymak adına kırmızı çizgileri silmeyeceksin,
    Uluslar arası politikanın içinde rol almak adına şehit kanı ile diyet ödemeyeceksin.
    Şehit babasını yürek yangınına tuz basmak yerine yanında olacaksın, gözyaşını değil, yüreğindeki ihanet isyanını dindireceksin!
    Cesaretli olacaksın, alçakça saldırının nereden geldiğini bile bile askeri kaderine mahkum etmeyeceksin.
    Bir söz vardır, askerliğini yapanlar bilir: “Asker vurulunca değil, unutulunca ölür!”
    Unutmayacaksın ihanetin sıktığı kurşunu, uyutmayacaksın milletini, şımartmayacaksın terörü…
    Bir köşelik daha yerim olsa aşağıya kadar uzatırdım listeyi…
    O yüzden ben kısa kesiyorum ve ekliyorum: “Yüreğin varsa şehit açılımı yapacaksın”, “borazancı tayfasına değil, şehit cenazelerine bakacaksın”
ÖLÜM KONVOYLARI…
    Başıma gelmese sadece gördüklerimi yazacaktım, ama içinde bizzat yaşadım.
    Emniyet Müdürlüğü önünden polis evine gelinceye kadar 5 kez kaza atlatır mı insan?
    Ben atlattım. Bir düğün konvoyunun içine düşürseniz sizinde atlatmanız yüzde yüzlük bir olasılık.
    Düğün konvoylarının önüne ölümüne atlayan çocukları saymıyorum dahi.
    Ama bu anlamsız düğün konvoyları son bulmazsa yakında şehrin göbeğinde ciddi bir trafik kazası yaşanacak söyleyeyim.
        Yetkililer bu konuda eminim önlemini almıştır.
    Ama MOBESE kamerasının olduğu yolda dahi düğün konvoyundaki araçlar tüm kuralları ihlal ederek çift şeridi kapatılıyor,
    Korna sesleri arasında sağ şeritten sol şeride, sol şeritten sağ şeride geçerek normal seyreden araçları olası bir trafik kazası ile karşı karşıya bırakıyor,
    Bunu yaparken saniye saniye kayıt eden MOBE kamerasına dahi aldırış etmeyen insanlar bu cesareti nereden alıyorlar anlam veremiyorum.
    Ben düşündüm bu konvoylara “ÖLÜM KONVOYU” adını verdim.
    Eğer önlem alınmazsa düğün konvoyları yakında ölüm konvoyuna dönecek söyleyeyim…
    Birileri öldüğünde hesabını kim verecek, işte orasını düşünmek dahi istemiyorum!
    Ceza kesilecekse kesilmeli, Trafik Polisi sonuna kadar desteklenmeli…
    Desteklenmeli ki, seninde benim de canım yanmasın!
    Pisi pisine ölümler olmasın.
    Var mı daha açık ifadesi?