Hafta sonu YOFSAD Derneği düzenlediği bir programla Yozgat Folkloru konulu bir panel gerçekleştirdi.
Panelde Yozgat’ın folklor özellikleri ve kültürel değerleri masaya yatırıldı.
Konuşmacı olarak ise Yozgatlı bu konuda uzman Bayram Durbilmez ve Bozok Üniversitesi öğretim görevlileri yer aldı.
Panelde Bayram hoca özellikle Yozgat’ın şehir kimliğini oluşturan bölge ve yer isimlerine değinerek bunların bir şehrin kimliği olduğunu ve değiştirilmesinin sakıncalı olduğunu ifade etti. Ayrıca bunların değişmesi durumunda şehrin tarihi geçmişi ve geçmişten gelen edebi eserlerine de olumsuz etki bırakacağını belirtti.
Yozgat’ta bu konular son zamanlarda özellikle Nohutlu Tepe ile gündeme gelmişti ancak Yozgat Belediyesi zaten yaptığı çalışmayla bu konudaki tutumunu da ortaya koymuş oldu. Yaş itibariyle biz hatırlamasak ta Yozgat’ta daha önce kullanılan cadde ve sokak isimlerinin yeniden o yerlerde hayat bulması şehir kimliği ve geçmişimiz açısından önem arz etse gerek.
Büyüklerimizin taksicilerin nereye gideceksin sorusuna verdiği Camızlık Pınarı yanıtı yerine bugün Güven Sokak yanıtı veriliyor çeşmenin akıbeti ise bilinmiyor. Her büyüğün ağzından duyduğumuz meşhur Şeker Pınarı’nın ben ne yerini biliyorum ne de suyunu içmek nasip oldu. Belki bu gün kü gelinen aşamada oradan su içemeyiz ancak o bölgede bu ismin yaşaması şehrin geçmişle geleceği arasında köprü vazifesi görecektir.
Özellikle üniversite öğrencisi arkadaşların Nohutlu yerine Şahin Tepesi ismini kullandıklarını duydum. Bazı arkadaşlarımızla buraya yaptığımız ziyarette dışarıdan gelen bu öğrenci arkadaşların oradaki Nohutlu Türbesi’ni bilmediklerini öğrendim.
Demem o ki Bayram hocanın bu tespitleri çok doğru İlimizde birçok cadde ve sokak isimleri orijinalliğini korumakta, bazılarına ise aziz şehitlerimizin isimleri verilip hatıraları yaşatılmakta. Değişen ve yeni aldığı isimlerle çokta bir şey ifade etmeyen bölgeler, cadde ve sokaklarımız da mevcut ise bu konuda bir çalışma yapılabilir.
Onun dışında isim tartışmaları üzerinden boş ve yersiz söylemlere girmekte memlekete hiçbir şey kazandırmayacaktır. Benim bu isteğim ve talebim ise bir öze dönüş, öz kültüre sahip çıkma ve özellikle son zamanlarda yapılan kültürel ve tarihi eserler üzerindeki restorasyon çalışmalarına ek, maliyetsiz ve önemli bir şehir hafızası ve nostaljisi oluşturma gayretidir.